LAİKLİĞİ DOĞURAN NEDENLER

LAİKLİĞİ DOĞURAN NEDENLER

LAİKLİĞİ DOĞURAN NEDENLER
Siyasi bir kavram, düşünce ve anlayış olarak laiklik öncelikle Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Laiklik önce bir fikir ve anlayış olarak belirmiştir. Orta Çağ boyunca kilise, toplumsal kurumlar ve kitlelerin yaşamı üzerinde büyük bir egemenlik kurmuştu. Din adamları, din konusunda olduğu gibi sanat, bilim ve kültür alanlarında da kendilerini en etkin otorite olarak görüyorlardı. Devlet işleri tümüyle din adamlarının ve kilise otoritesinin hâkimiyeti altında yürütülüyordu.

24 Ekim 2014 Saat : 1:45
admin
devamını oku

Dinin Bireyi Esas Alması

Dinin Bireyi Esas Alması

Dinin Bireyi Esas Alması

Yüce Allah, her insana akıl ve irade vermiştir. İnsan bu özelliklerini kullanarak iyiyi, doğruyu, erdemli ve güzel olan şeyleri tanır. Kötü, zararlı ve ahlaka aykırı olan şeyleri fark eder ve onlardan uzak durulması gerektiğini kavrar.

İnsan, akıl sahibi ve inanan bir varlık olma özelliğiyle diğer varlıklardan ayrılır. Çünkü o, Yüce Allah tarafından üstün özelliklere sahip bir varlık olarak yaratılmıştır. “Biz gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık.”1 mealindeki ayet bu gerçeği işaret etmektedir.

24 Ekim 2014 Saat : 1:40
admin
devamını oku

Millî Seciye Kavramı ve Atatürk

 Millî Seciye Kavramı ve Atatürk

Millî Seciye Kavramı ve Atatürk
Sözlükte huy, karakter ve ahlak anlamlarına gelen “seciye” kavramı, millî söz-cüğüyle birlikte kullanıldığında bir milleti diğer milletlerden ayıran kendine özgü nitelikler anlamına gelmektedir. Bir toplum içinde yaşayan bireyler arasında karakter, huy ve anlayış farklılıkları bulunduğu gibi dünya milletleri arasında da sosyal ve kültürel farklılıklar vardır. Atatürk bu kavramı, Türk milletinin kendine özgü karakterini vurgulamak için kullanmıştır.

24 Ekim 2014 Saat : 1:29
admin
devamını oku

TOPLUMU BİRLEŞTİREN TEMEL DEĞERLER

TOPLUMU BİRLEŞTİREN TEMEL DEĞERLER

TOPLUMU BİRLEŞTİREN TEMEL DEĞERLER
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümüne toplum denir.7 Toplum, tesadüfen bir araya gelmiş insan topluluğu değildir. Aksine aynı kültürel değerler etrafında birleşmiş, ortak duygu ve değerleri paylaşan bir oluşumdur. Uzun tarihsel dönemler boyunca bir arada yaşayan insanlar arasında ortak değerler oluşur.

24 Ekim 2014 Saat : 1:06
admin
devamını oku

KİŞİLİK GELİŞİMİNDE DEĞERLERİN ETKİSİ

KİŞİLİK GELİŞİMİNDE DEĞERLERİN ETKİSİ

KİŞİLİK GELİŞİMİNDE DEĞERLERİN ETKİSİ
Her insan bir toplumun ferdi olarak dünyaya gelir. Dünyaya geldiği andan itiba-ren sürekli bir gelişim süreci içinde olan insan, zaman içinde dinî ve ahlaki değerleri öğrenir. Değerlerin öğrenildiği ilk ortam, toplumun en küçük birimi olan ailedir. Çocuk, aile içinde sevildiğini, sayıldığını ve kendine değer verildiğini görür.

24 Ekim 2014 Saat : 12:16
admin
devamını oku

Ahlaki Değerlerin Dinle İlişkisi

 Ahlaki Değerlerin Dinle İlişkisi

Ahlaki Değerlerin Dinle İlişkisi
Ahlak; toplum İçinde yaşayan kişilerin benimsedikleri, uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları şeklinde tanımlanmaktadır. Ahlak sözcüğü genellikle iyi, güzel, faydalı ve doğru olan davranışları nitelemek için kullanılır.
Ahlak kelimesi, Arapça hulk kökünden gelmektedir. Hulk; yaratılış, tabiat anlamında kullanılan bir kelimedir. Kur’an’da ve hadislerde bu sözcük birçok kez kulla-nılmıştır. Ahlak kavramının yaratılış anlamına gelen bu kelimeden türemiş olması oldukça anlamlıdır. Şayet insan, güzel ve erdemli huyları benimseyip bunları davranış hâline getirirse kendini üstün niteliklerle donatmış olur. Yüce Allah’ın istediği gibi erdemli bir insan olmaya özen gösterir.

24 Ekim 2014 Saat : 12:13
admin
devamını oku

Örf ve Âdetlerin Dinle İlişkisi Hakkında Bilgi

Örf ve Âdetlerin Dinle İlişkisi Hakkında Bilgi

Örf ve Âdetlerin Dinle İlişkisi

Örfler, âdetler bir toplumun kimliğini oluşturan maddi ve manevi kurallar bütünüdür. Bunlar, bir toplumun yaşadığı deneyimlerin zengin birikimini oluşturur. Örf ve âdetler tarih boyunca uygulanarak nesilden nesile aktarılır, zamanla o toplumda yaşayan insanların çoğunluğu tarafından doğru kabul edilerek sahiplenilir. Bu nedenle her milletin kendine özgü örf ve âdetleri vardır. Bunlar o milletin özelliklerini yansıtır.

24 Ekim 2014 Saat : 12:03
admin
devamını oku

Değer Nedir?

Değer Nedir?

Değer Nedir?

Bir nesnenin ve davranışın taşıdığı ya da insanlar tarafından onlara yüklenen anlama “değer” denir. Değer verilen şey, benzerlerinden ayırt edilir ve insanlar tarafından ayrı bir konumda görülür. Her toplumun, her milletin kendine özgü değerleri vardır. Maddi veya manevi değerleri olmayan bir toplum, bir millet düşünmek imkânsızdır.
Değerler bir devlet, otorite veya yasaların öngörmesiyle oluşmaz. Aksine insanların bunları beğenmesi, iyi görmesi, faydalı bulmasıyla oluşur, toplumda yaygınlaşır. Örneğin misafirperverlik, yardımlaşma, büyüklere saygı, hoşgörü gibi değerlere toplumumuzda önem verilir. Ancak hiç kimse bunları topluma zorla benimsetmez.

24 Ekim 2014 Saat : 11:59
admin
devamını oku

KÜLTÜRÜMÜZDE KUR’AN’IN YERİ VE ÖNEMİ

KÜLTÜRÜMÜZDE KUR’AN’IN YERİ VE ÖNEMİ

KÜLTÜRÜMÜZDE KUR’AN’IN YERİ VE ÖNEMİ
Atalarımız, Müslümanlığı kabul ettiği dönemden itibaren İslami değerleri içten-likle benimsemiş, onlara büyük önem vermiş ve saygı göstermiştir. Milletimizin hayatında Kur’an-ı Kerim’in ise her zaman ayrıcalıklı bir yeri olmuştur. Milletimiz, İslam dininin temel kaynağı ve Allah’ın kelamı olan Kur’an’a hep saygı göstermiş, onu daima baş tacı etmiştir.

24 Ekim 2014 Saat : 11:43
admin
devamını oku

KUR’AN-I KERİM’İN BELLİ BAŞLI KONULARI

KUR’AN-I KERİM’İN BELLİ BAŞLI KONULARI

KUR’AN-I KERİM’İN BELLİ BAŞLI KONULARI
Kur’an insanın hayatına yön veren, onu iyiye ve doğruya yöneltmeyi amaçlayan bir kutsal kitaptır. Kur’an’da birçok konuda insana en doğru bilgiler verilir. Kutsal kita-bımızda yer alan başlıca konuları üç grupta ele alabiliriz.

kuran-i-kerim-konulari

Yukarıdaki şemaya İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili örnekler yazınız.

24 Ekim 2014 Saat : 11:26
admin
devamını oku

Kur’an’ın Anlaşılması ve Yorumlanması ile İlgili Kavramlar

Kur’an’ın Anlaşılması ve Yorumlanması ile İlgili Kavramlar

Kur’an’ın Anlaşılması ve Yorumlanması ile İlgili Kavramlar
Müslümanlar Kur’an-ı Kerim’in anlaşılması, açıklanması ve yorumlanması konularına yakından ilgi göstermişler, bununla ilgili özel çalışmalar yapmışlardır.
Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’ın kelamıdır. Onun benzeri, hiçbir insan tara¬fından ortaya konulamamıştır ve konulamaz. Kur’an’ın kendine özgü, eşsiz ve etkileyici bir anlatım tarzı vardır. Dünyanın her tarafındaki Müslümanlar, ibadet ederken Kur’an’ı orijinal dili olan Arapçasından okurlar. Kur’an-ı Kerim Arapça indirilmiştir.

24 Ekim 2014 Saat : 11:18
admin
devamını oku

Kur’an’ın Okunması ile İlgili Kavramlar

Kur’an’ın Okunması ile İlgili Kavramlar

Kur’an’ın Okunması ile İlgili Kavramlar
Kur’an Arapça olarak indirilmiştir. Bu nedenle Kur’an’ı doğru ve güzel okumak için onun orjinal diliyle okunuşunu öğrenmek gerekir. Kelimeleri doğru okumak, sesçe benzeşen anlamı farklı sözcükleri birbirinden ayırmak için her harfin doğru çıkarılması ve sözcüklerin yanlışsız okunması bir gerekliliktir. Bunun yanında Kur’an ibadet ve dua amacıyla da okunduğu için güzel sesle ve kulağa hoş gelen bir tarzda okunması önemlidir. İşte bütün bunları sağlamak için Müslümanlar tecvit ilmini geliştirmişlerdir.
‘Tecvit” sözlükte iyi yapmak, güzel yapmak, güzelleştirmek anlamlarına gelmektedir.

24 Ekim 2014 Saat : 8:52
admin
devamını oku

Kur’an’ın İç Düzeni ile İlgili Kavramlar

Kur’an’ın İç Düzeni ile İlgili Kavramlar

Kur’an’ın İç Düzeni ile İlgili Kavramlar
Kur’an’da yer alan uzun veya kısa vahiy ifadelerine “ayet” denir. Ayetlerin uzunlukları birbirlerinden farklıdır. Bir kelimeden meydana gelen ayetler olduğu gibi bir sayfadan oluşan ayetler de bulunmaktadır. Ayetler birbirlerinden, özel işaretlerle ayrılmaktadır. Ayetleri birbirinden ayıran işaretlere “durak” denilmektedir. Kur’anı Kerim’de, yaklaşık olarak 6666 ayet vardır.

24 Ekim 2014 Saat : 8:42
admin
devamını oku

KUR’AN-I KERİM’İN TARİHİ HAKKINDA BİLGİ

KUR’AN-I KERİM’İN TARİHİ HAKKINDA BİLGİ

KUR’ANI KERİM’İN TARİHİ
Kur’an’ın ilk ayetleri, 610 yılının Ramazan ayında, Kadir Gecesi’nde indirilmiştir. Bu konuyla ilgili bir ayette şöyle buyrulmuştur: “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik.”3 Aynı konuyla ilgili başka bir ayette ise şöyle denilmiştir: “Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır…”4 Kur’an, bölümler hâlinde ve yaklaşık olarak yirmi üç yıllık bir süre içinde indirilmiştir. Yüce Allah, toplumda yaşanan gelişmeler ve olaylara göre Hz. Peygambere vahiy göndermiştir. Gönderilen vahiyler, ayetler bazen ortaya çıkan bir sorunu çözümlemiştir. Bazen de putperestlerin itirazlarına ve sorularına da Yüce Allah ayetlerle cevap vermiştir. Örneğin Yâsin suresinin 78. ayetinde, Yüce Allah’ın çürümüş kemikleri mutlaka dirilteceği vurgulanmıştır. Böylece yeniden dirilişi reddedenlerin bu düşüncelerinin yanlış olduğu belirtilmiştir. Bazen de herhangi bir olay ya da soru söz konusu olmaksızın Yüce Allah ayetler indirmiştir. Kur’an’ın bölümler hâlinde indirilmesi, anlaşılmasını ve ezberlenmesini kolaylaştırmıştır.

24 Ekim 2014 Saat : 8:26
admin
devamını oku

Kur’an-ı Kerim’in belli başlı özellikleri

Kur’an-ı Kerim’in belli başlı özellikleri

Kur’an-ı Kerim’in belli başlı özellikleri

Kur’an sözlükte okumak, toplamak, bir araya getirmek anlamlarına gelir. Terim olarak ise Allah tarafından vahiy yoluyla Hz. Muhammed’e indirilen, Fâtiha suresi ile başlayıp Nâs suresi ile sona eren ilahî kitabın adıdır.Kur’an belli bir millete değil, tüm insanlığa gönderilmiş olan evrensel bir kitaptır.
Kur’an indirildiği andan itibaren hem yazılarak hem ezberlenerek muhafaza edilmiştir.
Kur’an’ın evrensel ilkeleri tüm zamanlar ve mekânlar için geçerlidir. Kur’an son ilahî kitaptır.

24 Ekim 2014 Saat : 8:20
admin
devamını oku

Peygamberimizin Hayatı ve Doğumu İle İlgili Sorular

Peygamberimizin Hayatı ve Doğumu İle İlgili Sorular

Peygamberimizin Hayatı ve Doğumu İle İlgili Sorular

A. Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

1. Hz. Muhammed’in doğduğu dönemin sosyal ve ekonomik yapısı hakkın-da bilgi veriniz.
2. Hz. Muhammed’in çocukluk dönemini anlatınız.
3. Hz. Muhammed’e ilk vahyin gelişi hakkında bilgi veriniz.
4. Hz. Muhammed, Medine’de toplumsal barışı sağlamak için neler yapmıştır? Belirtiniz.
B. Aşağıdaki soruların doğru seçeneğini işaretleyiniz.

24 Ekim 2014 Saat : 7:33
admin
devamını oku

HZ. MUHAMMED’İN VEFATI

HZ. MUHAMMED’İN VEFATI

HZ. MUHAMMED’İN VEFATI
Veda Haccı’nı yerine getiren Peygamberimiz Medine’ye döndü. Kısa bir süre sonra Hz. Peygamber hastalandı. Rahatsızlığı artınca mescide gidemez oldu. Dostu Hz. Ebu Bekir’i Müslümanlara namaz kıldırması için görevlendirdi. Peygamberimiz 8 Haziran 632 tarihinde Medine’deki evinde vefat etti.

24 Ekim 2014 Saat : 7:21
admin
devamını oku

VEDA HUTBESİ’NDE EVRENSEL MESAJLAR

VEDA HUTBESİ’NDE EVRENSEL MESAJLAR

VEDA HUTBESİ’NDE EVRENSEL MESAJLAR
Mekkeli müşrikler 630 yılında Hudeybiye Antlaşması’nı bozdular. Bunun üzerine Hz. Peygamber 10 bin kişilik bir orduyla Mekke üzerine yürüdü. Ciddi bir direnişle karşılaşmadı ve 630 yılında Mekke’yi fethetti. Mekke’nin fethinden sonra İslam dini büyük bir hızla tüm Arap Yarımadası’na yayıldı.
Hz. Muhammed, 632 yılında hacca gideceğini duyurdu. Beraberindeki çok sayıda Müslümanla Medine’den Mekke’ye hareket etti. Yolda kendisine katılanlarla birlikte yüz binden fazla Müslüman, hac ibadetini yapmak için Mekke’de toplandı. Hep beraber hac ibadetini yerine getirdiler. Peygamberimiz hac esnasında Arafat’ta toplanan on binlerce Müslüman’a bir konuşma yaptı. Bu hac ziyaretine “Veda Haccı”, Peygamberimizin yaptığı konuşmaya da “Veda Hutbesi” adı verildi.

24 Ekim 2014 Saat : 6:56
admin
devamını oku

HZ. MUHAMMED’İN İSLAM’I YAYMA ÇABALARI

HZ. MUHAMMED’İN İSLAM’I YAYMA ÇABALARI

HZ. MUHAMMED’İN İSLAM’I YAYMA ÇABALARI
Medine, Mekkelilerin ticaret yolu üzerindeydi. Buranın Müslümanların eline geç-mesi müşriklerin istemediği bir durumdu. Ayrıca müşrikler İslam’ın ve Müslümanların güçlenmesinden büyük endişe duyuyorlardı. Bu nedenlerle 624 yılında Mekkeli müşrikler, bir ordu hazırlayıp Medine’ye saldırmak üzere yola çıktılar. Sayıca müş-riklerden az olan Müslümanlar onları Bedir’de karşıladı. İki ordu arasında yapılan “Bedir Savaşı”nı Müslümanlar kazandı. Bu zafer, Müslümanların gücünü kanıtladı ve onlara büyük moral verdi.

24 Ekim 2014 Saat : 6:50
admin
devamını oku

HZ. MUHAMMED’İN TOPLUMSAL BARIŞA YÖNELİK ETKİNLİKLERİ

 HZ. MUHAMMED’İN TOPLUMSAL BARIŞA YÖNELİK ETKİNLİKLERİ

HZ. MUHAMMED’İN TOPLUMSAL BARIŞA YÖNELİK ETKİNLİKLERİ
Hz. Muhammed (s.a.v.) Medine’ye gelince önce bir mescit yaptırdı. Buranın inşaatında sahabeleriyle birlikte bizzat kendisi de çalıştı. Mescid-i Nebi adı verilen bu mescidin, ilk İslam toplumunun hayatında önemli bir yeri vardır. Toplumu ilgilendiren sorunlar burada görüşülür, önemli kararlar burada alınırdı. Hz. Peygamber yabancı heyetleri Mescid-i Nebi’de kabul ederdi. Müslümanlar namaz için mescitte toplanırlar, tanışıp kaynaşırlar, sorunlarını çözmede dayanışma içine girerlerdi. Hz. Peygamber Mescid-i Nebi’de sahabelerine öğütler verir, Kur’an ayetlerini açıklardı.

24 Ekim 2014 Saat : 6:39
admin
devamını oku
 Son Yazılar FriendFeed
Ödev Ödev