Bye Bye Türkçe Kitabının Analitik İncelenmesi

Bye Bye Türkçe Kitabının Analitik İncelenmesi,Bye Bye Türkçe Kitabının Özeti,Bye Bye Türkçe Kitabının Yazarı,Bye Bye Türkçe Kitabının Konusu

Bye Bye Türkçe Kitabının Analitik İncelenmesi

KİTAP ANALİZ FORMU
1. ANALİZİ YAPILACAK KİTABIN:
a) Adı: “BYE – BYE” TÜRKÇE
b) Yazarı: OKTAY SİNANOĞLU
c) Yayınevi: Otopsi
d) Yayın Yılı: Şubat 2002

2. KAYNAK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME:

a) Yazar: Oktay Sinanoğlu , 1935 İtalya , Bari’de doğmuştur. Kitapta kendi ismini kullanmıştır. Değişik ülkelerde iki kez Nobel Ödülü’ne aday gösterilen Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu; 1953 yılında Ankara’da TED’in Yenişehir Lise’sini birincilikle bitirdi. TED tarafından Amerika’ya burslu olarak kimya mühendisliği için yollandı.1956’da ABD Kaliforniye Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirdi. 1957’de ABD’de M.I.T’den birincilikle Tüksek Kimya Mühendisi oldu: “Alfrea Sloan Ödülünü aldı. 1959’da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de Kurumsal Kimya doktorasını yaptı; iki ödül kazandı. 1962’de, Yale’de, 26 yaşında, Batının 300 yılda en genç profesörü oldu. Bilim ve siyaset çevrelerinde beğenilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, çıkardığı özel bir kanunla, Oktay Sinanoğlu’na ilk ve tek “Türkiye cumhuriyeti Profesörü Ünvanı”nı verdi. Yurt dışı bağlantıları vardır. Türkiye Cumhuriyeti özel elçisi olarak Japonya’ya gönderildi; Türk-Japon kültür, eğitim ve bilim ilişkilerinin temelini attı. Amerika Bilim ve Sanat akademisi’nin ilk ve tek Türk Üyesi oldu. Meksika’da üçüncü dünya ülkelerinin bağımsızlığı için çalışmalar yürüttü. Yıldız Teknik Üniversitesi, Kazakistan H.A. Yesevi Üniversitesi vb. gibi bir çok kuruluşta profesörlük, mütevelli heyeti üyeliği görevinde bulunan Oktay Sinanoğlu, Atatürk kültür Kurumu Asli üyesi’dir. 250 kadar uluslararası bilimsel yayını, bilimsel kurumları ve çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır.
Diğer yandan Türk Dili üzerine yaptığı faaliyetlerde dikkat çekmektedir. Türkçe’nin tarihi gelişimini gözler önüne serer. Kolayca anlaşılabilen , türeyen ve işlendikçe zenginleşen bir dil olduğunu, aslında Türkçe’nin bir bilim dili olduğunu savunur. Bunun için yurt içinde ve dışında düzenlediği konferanslarda Türkçe’nin yok edilmemesi ve dış etkilerden korunması gerektiğini dile getirir. Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim politikasını eleştirmektedir. Çünkü tarih boyu ayakta durmamızın temel şartı olan milli eğitimin yerini, tarihten bizi hızla silecek bir milli eritim almıştır. Bir devletin resmi dilini ikinci plana atıp, okullarda eğitim dilinin tamamiyle İngilizce yada yabancı dil olmasını kınamaktadır. Yaptığı konuşmalarda Türkçe’nin yavaş yavaş yok olduğunu bununla birlikte kültürümüzün de yok olacağını böylelikle bir sömürge ülkesi halinde geleceğimizi vurgular. Eğitim sistemi düzelmese birkaç nesil sonra be Türkçe , ne de Türk kalacağı görüşündedir.
c) Yayınevi: Genelde gündemde olan, sosyal konular üzerine yayınlar yapılmaktadır. Din, dil, Yeni Dünya ilkeleri ve Türkiye’nin bunlar içindeki yeri, 17 Ağustos depreminin ardından yaşanan olaylar gibi…
Merkezi İstanbul’dadır. Ortaklar cd. 1611 80290 Mecidiyeköy-İstanbul
Tel: (0212) 272 78 25
Faks: (0212) 275 70 78
a: Dil üzerine yazılmıştır.
b: 429 sayfadır, 13,5 x 19,5 cm, birinci hamur kağıdına basılmıştır. 4. Basım Şubat 2002 basılmıştır.
c: Ücret karşılığı satılmaktadır. Fiyatı 8.000.000 TL, piyasa standartlarına göre o dönemde çıkan çoğu kitaptan daha pahalıdır.

4. İÇERİK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

a) Kitabın İçerik ve Üslubunun Propaganda Teknikleri Açısından Değerlendirilmesi
1) Propaganda maksatlı yazılmıştır. Yazar Türkçe’yi çok güzel savunmakta ve kullanmaktadır. Günlük hayattaki konuşmalarında ve kitabında kesinlikle yabancı kelime kullanmamıştır. Hatta dilimize yer etmiş olan yabancı kelimelerin yerine bile, çoğu zaman kendi bulduğu, Türkçe karşılıklarını kullanmaktadır. Örneğin: Üniversite yerine Evrenkent, İnternet yerine Örütbağ gibi…
Türkçe’nin bir bilim dili olduğunu savunmaktadır. Türkçe bilen kişilerin matematiği daha iyi anladıklarını ve fen derslerinde daha başarılı olduğunu söyler. En iyi örnek olarakta kendini gösterir.Yazar matematik ve fenni Türkçe olarak öğrenmiş,bu sayede Amerika’da ki dört yıllık üniversite eğitimini iki yılda bitirmiştir.Batıda yirmi altı yaşında profesör olmuş,bu özelliği ile dünya rekorunu elinde tutmaktır.
Anlatım esnasında kullandığı üslup,örnekler araştırma verileri,bu konuda bilgi sahibi olmayan veya değişik görüşlere sahip olan insanlar etkileyecek seviyede tutulmuş ve bu konuda başarılı olmuştur.
2) Ülkesinde yüksek istiklalinin korunmasını isteyen Türk Milleti dilini yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. Dünyada sömürge ülkeleri hariç hiçbir ülkede resmi dil dışında başka bir dille eğitim yapılmaz. Türkiye bu ayıbından kurtulmalı, her haysiyetli, şerefli ve bağımsız ülkede olduğu gibi davranıp, bütün okullarda resmi dili olan Türkçe ile eğitim yapmalıdır.
b) Kitapta İncelenen Konular :
Konu (1) Türk Eğitim Sistemindeki Hatalar
Konu (2) Yabancı Dille Eğitimin Sakıncaları
c) Kitapta İşlenen Temalar
1) Türk Eğitim Sistemindeki Hatalar Konusunda İşlenen Temalar
a) Milli Eğitim Yerine, Yabancı Dille Eğitim Alınması: Türk Eğitim sisteminde milli eğitim yerine, yabancı dille yapılan eğitim milli eğitime sebep olmaktadır. Yabancı dili gerekeni öğretmek yerine, eğitim dilini İngilizce kılmak Türkçe’yi yok etmek, Türkiye’yi parçalamak, Türk Dünyası’nda dile kültür birliğinin yerinde gelişmesini önlemek., Türk adını tarihten silmek, Türk gençlerini cahil, ezberci, acenta ve kalıp kafalı ve sömürge ruhlu etmek içindir.
b) Doktora İçin Gönderme Durumu: Ülkemizde doktora için yabancı ülkelere öğrenci gönderilir. Kendi ülkemiz için kaynak bulmazken, devlet bu öğrenciler: kabul ettiği için, bu üniversitelere harç ödemektedir. Yeni Amerika ve İngiliz Evrenkentlerini ihya ediyoruz.
c) Yabancı Ülkelerden Getirtilen Kitaplar: Yabancı dilde eğitim alan bir genç kendi dilini ve kültürün: Küçük görmeye başlar. Kendi dilinde ve dininde olmayan insanları taklit etmeye, onlar gibi yaşamaya çalışacaktır. Oysa ki bir insan bilimi en iyi en rahat, en hızlı bir şekilde kendi dilinde öğrenir.
2) Yabancı Dille Eğitimin Sakıncaları Konusunda İşlenen Temalar
a) Kültürel Yozlaşma: Yabancı ülkelerin bütün oyununa gelmemiş hiçbir ülkede yabancı dil öğretiyoruz diye ülkenin dilini kaldırıp atıp da okullarda çeşitli dersleri yabancı bir dilde yapmak şeklinde bir öğretme yöntemi yoktur. Yabancı dil eğitimi yerine yabancı dille eğitim bir ülkeye, bir ulusa yapılabilecek en büyük hainlik, en büyük alçaklık ve bir insanlık suçu sayılan kültürel soykırımdır.
b) Türkiye Bilimsel Çalışmaların Yapılmaması: Türkiye’de bilimsel çalışma yapılmamaktadır. Çünkü bu çalışmaları yapacak beyinler yetiştirilmemekte, adeta gençlerin beyinleri köreltilmektedir. Bugün okullarımızda hiçbir şer öğrenmeseniz de olur sadece İngilizce bilin yeter denmektedir. (?) Bu milletin geleceği olan gençler kendi ulusunun değil, yabancı ülkelerin hamalı haline gelir.
d) Karşı Propaganda Gerektiren Temalar:
1) Türk Eğitim Sitemindeki Hatalar Konusunda Karşı Propaganda Gerektiren Temalar:
Yurt dışında bilimin ilerlemiş olması: ülkemizde her yıl binlerce genç doktora veya yüksek örgenim yapmak için yurt dışına gitmektedir. Batıdaki üniversitelerin sahip oldukları imkanlar ve yaptıkları bilimsel araştırmalar tüm dünyanın gözlerini kamaştırmıştır. Yazar buna karşı çıksa da kendiside ABD de doktora yapmış ve Nobel ödüllü bir hocada ders almıştır. Önemli olan milletini uluslar arası alanda bilimsel olarak yüceltmek isteyen bir Türk gencinin başarılı olma inancıyla ülkesine geri dönmesidir.
2) Yabancı Dille Eğitimin Sakıncaları Konusunda Karşı Propagandayı Gerektiren Temalar.
Yabancı Dil Öğrenmenin Yararları: Önemli olan yabancı dil öğretiminin yabancı öğretim haline gelmemesi, Türk dilinin yerine geçerek, onu yıkma, eritme, zayıflatma vesilesi olmamasıdır. Bilim ve teknikle uğraşacakları teknik yazıları okuyabilecek kadar bir veya birkaç yabancı dili bilmeleri çok yararlıdır
5. HEDEF TOPLUM İLE İLĞİLİ DEĞERLENDİRME
a) Genel: Türkiye ve Türk dünyasının hedef kitle olarak seçmiştir. Yaş, cinsiyet, meslek grubu farkı gözetmemiştir. Dilini seven ve yok olmasını istemeyen bir sömürge ülkesinde yaşamak istemeyen herkese hitap etmektedir. Bunu Atatürk’ün bir sözü ile açıklamaktadır; “Türk demek Türkçe demektir; Ne Mutlu Türküm diyene.”
b) İdeolojik Açıdan : Yabancı dille eğitimi Türkiye’de tümü ile silip atmak isteyen bu ülkedeki ter Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına , her gerçek Atatürkçüye, her gerçek hümaniste, her gerçek milliyetçiye, her gerçek solcuya, her gerçek bilimciye, din ve gönül ehline, her gerçek eğitimciyi, her şerefli basın yayın mensubunu …. hedef almaktır.
c) Coğrafi Açıdan: Doğu Avrupa ülkeleri, orda doğu ve Asya hatta Afrika ve güney ABD ülkeleri hedef kitle içindedir.
d) Etnik Açıdan: Gerçek bir Türk Dünya’sını hedef kitle olarak seçmiştir. Bunun için orta Asya Türk Devletleri ile aramazda ki bağları kuvvetlendirmeliyiz.
e) Politik Açıdan: Kimliğine tarihine sahip çıkmayan Anglo – Soksan milliyetçilere, sömürgeciliğe karşı olması gerekirken ilericilik adına yabancı dille eğitimi sonunda solcuları … hedef kitle olarak seçmiştir. (?)
f) Dini Açıdan: Müslüman Türk alemine seslenmektedir.
g) Ekonomik Açıdan: Ülkemizde okul açan Türk ve yabancı iş adamları, Anayasamıza uymaları gerektiğini konusunda, hedef kitle seçilmiştir.
6. ETKİ İLE İLĞİLİ BİLGİLER
a) Propagandadan etkilenen gruplar veya kitleler üzerindeki muhtemel etkisi
1) Propagandanın Genel Etki Analizi
a) Dost: Türk ulusunda bir uyanışa sebep olacaktır. Kendi diline, kültürüne, ülkesine sahip çıkan bir milleti oluşturma yolunda atılan bir adımdır. Hiçbir millet yabancı bir devletin sömürgesi altında yaşamak istemez. Bu hareketi başlatacak etkide bir kitaptır.
b) Düşman: Ülkemizde kaliteli ve yabancı dille eğitim adı altında okullar açan kişileri olumsuz etkileyecektir. Bu kişilerin amacı iyi eğitim vermek değil, kendilerine hayran, milletine yabancı nesiller yetiştirmek olduğu ortaya çıkmıştır. Kötü niyetlerini gizlemek için bu kişiler, vakıflar adı altında bir çok gence maddi destek sağlayacaktır.
c) Tarafsız: Bu kitabı okuyan ve milletini seven herkes doğru da tarafa yani Türkiye’nin yoluna yüzünü dönecektir. Çünkü hiç kimse bir sömürge ülkesinde yaşamak istemez
2) Propagandanın İdeolojik Açıdan Etki Analizi :
Dost: Hangi ideolojiye sahip olursa olsun millet vasfındaki bir takım değerleri bütün dostlarımız için de barındırır. Ulusunu seven her milliyetçiye, sömürgeciliğe karşı çıkan her solcuya, bu kitap’ın muhtemel etkisi ülkemizin bağımsızlığını temel dayanağı olan Türkçe’ye sahip çıkmasına, neden olacaktır.
Düşman : Düşmanlarımızca gizlice oynanan sömürgecilik oyununu ortaya çıkması onları taraf değiştirmiş görünmelerine neden olacaktır. Bize daha yakın davranıp, biz aslında devlet olarak ulusunuzu aramızda görmekten memnunuz şeklinde yaklaşımlarda bulunmaya başlayacaklardır.
Tarafsız : İyi veya kötü bu konuda hiçbir bilgi sahibi olmayan tüm vatandaşı dili ve milleti üzerine oynanan bu oyunları görünce olumlu veya olumsuz bir takım fikirlere sahip olacaktır.
3) Propagandanın Coğrafi Açıdan Etki Analizi
Dost : Anadolu, Orta Asya, Balkanlar ve Avrupa’da yaşayan Türk topluluklarında uyarıcı bir etkisi olacaktır. Çünkü dilini unutan bir ulus tarih sahnesinden çabuk kaybolur. Türk devletleri dil, kültürel ve ekonomik alanlarda ortaklıklar kurup birbirlerine sahip çıkmalıdır.
Düşman: Sömürgeci devletler dün ve bugün Türk devletlerinin bir araya gelmesine engel olmaktadırlar. Çünkü birleşirlerse, geçmişte olduğu gibi onları yine hakimiyetleri altına alabilirler. Bunun için Türk milletlerinin arasına her bir takım nifaklar sokulmaktadır.
4) Propagandanın Farklı Gruplar Açısından Etki Analizi
Dost: Verilen eğitimle, diline, kültürüne ve milletine yabancılaşan gençlerimize gösterecektir. Kendi ve ülkesinin geleceği üzerinde oynanan oyunların farkına varmasına sebep olacaktır.
Düşman: Amaçlarının sadece çağdaş eğitim vermek olduğunu iddia edenler bilerek veya bilmeyerek veya bilmeyerek yabancı devletlerin ülkemizi sömürgeleştirmelerini soykırıma destek olduklarının farkına varmalarına araç olacaktır.
5)Propagandanın Politik Açıdan Etki Analizi
Dost: Sahibi oldukları bir takım güçleri ülkemizin çıkarları için kullanmamaya devam ederlerse birkaç yıl sonra temsil edecekleri ne bir millet nede bir devlet kalmayacağını anlamalarını sağlayacaktır. En kısa sürede gerekli tedbirler alınıp, resmi dilimizin tekrar eğitim dili haline gelmesine yardımcı olacaktır.
Düşman: Ülkemizin üzerinde düşünülen olumsuz faaliyetlerin ortaya çıkması bu devletlerin planlarında bir takım değişikliklere sebep olacaktır. Milletimize daha yakın davranıp yanlış anlaşıldıklarını söyleyip planlarını bir müddet erteleyecek yada daha hızlı bir şekilde olumsuz faaliyetlerini sürdüreceklerdir.
6) Propagandanın Dini Açıdan Etki Analizi:
Dost: Millet iradesinin dışında dil, kültür hatta din konusunda değiştirmek isteyenler vardır. Beklenen bu işe son noktanın ne zaman konulacağıdır. O zaman Avrupa’da söz hakkımız kalmayacak Avrupa;siyasi, askeri,ticari alanda ne derse onu yapma mecburiyetinde kalacağız. Türk dünyası bitecek (?) Yazara göre; İslam dünyasının yeniden uyanıp toparlanması ancak Türklerin önderliğine bağlıdır ki buda bitecektir.
Düşman : Bu gruplar tarafından ülkemizden verilen eğitimle gençlerimizin kendi kültürüne yabancılaşmaktadır. Böylece dilinden ve dininden uzaklaşıyorlar. Bu kişiler haclı zihnini taşımakta hala ülkemize müdahale etmektedirler.
7)Propagandanın Ekonomik Açıdan Etki Analizi
Dost: Devlet kendi ülkesini kalkındıracak yatırımlar yapacağını, milli gelirdeki kaynağın önemli bir kısmını yabancı ülkelerdeki üniversitelere vermektedir. Halkımızın bu konuda bilinçlenmesi, kaynakların gerekli yerlere aktarılması konusunda kamu oyu oluşturmasına vesile olacaktır.
Düşman: Bunda en çok ABD ve İngiltere’de yayın evi şirketleri rahatsız olacaktır çünkü ülkemizde okutulmakta olan yabancı dil kitapları bu ülkelerde gelmekte ve milli gelirlerinin önemli bir payını oluşturmaktadır.
b) İcra Edilebilecek Karşı Propaganda Faaliyetleri:
1) Dost Unsurlara Karşı: Biz yabancı dil öğrenmeyelim demek hatadır. Yabancı dil öğretimi yabancı öğretim haline gelmediği sürece Türk dilinin yerine geçip onu zayıflatmadığı sürece elbetteki hepimizin yabancı dilleri öğrenmemizde faydası vardır. Yabancı dil bizler için araç olmalı, amaç değil
2)Düşman Unsurlara Karşı: Ülkemizde okul açan yabancı unsurlar buranın bir Türk ülkesi olduğunu unutmamalılar. Bizim resmi dilimiz ve eğitim dilimiz Türkçe’dir. Anayasamıza kültürümüze ve milletimize aykırı faaliyetlerinde bulunmamalıdırlar.
7)ANALİZİ YAPAN KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCESİ:
Türkçe’nin yapısal zenginliği diğer dillerde olan ilişkileri üzerinde durulmuştur. Türk eğitim sistemi ile ilgili konularda bu kaynaktan yararlanılabilir. Sistemdeki hatalar ve ortaya çıkardıkları sakıncalar bunun toplumumuza olan olumsuz yansımalarıdır. Yabancı dilde eğitimin dokundurduğu ekonomik zararlar doktora işin gönderilenler yurt dışından gelen kitaplar …gibi bu kitap incelenebilir. Aldığı eğitimin sayesinde diline kültürüne yabancılaşan gençlerin kendi dilinin değersiz olduğu fikrine kafalarında silmek onları bilgilendirmek için bu kitap tavsiye edilebilir.
Sonuç olarak yazar Türk milletini ve dilini yabancı ülkelerin boyunduruğundan kurtarmak ve resmi dilimiz olan Türkçe ile eğitim görme hakkımıza kavuşmak talebinde bulunmaktadır. Kitap Türkiye ve Türkçe ile ilgili konularda bilgi edilebilecek güvenilir bir kaynak, yaptığı açıklamaları gerçekçi buldum. Bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen insanları tatmin edecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir