Yaprak Dökümü Romanının Özeti

Yaprak Dökümü Romanının Özeti,Yaprak Dökümü Romanının Ana Fikri,Yaprak Dökümü Romanının Yazarı,Yaprak Dökümü Romanının Konusu

YAPRAK DÖKÜMÜ ROMANININ ÖZETİ

YAPRAK DÖKÜMÜ

a)Kitap Adı:Yaprak Dökümü
b)Yazar adı:Reşat Nuri Güntekin
c)Yayımlandığı Yıl:1999-26.Baskı
d)Sayfa Sayısı:135
e)Yazarın Hayatı:

(25 Kasım 1889,İstanbul-7 Aralık 1956 Londra)
İlköğretimini Çanakkale ve İzmir’de yaptı.Yükseköğretimini,1912’de İstanbul Darülfünunu’nda (İstanbul Üniversitesi) tamamladı.1913’de Bursa Sultanisi’nde Fransızca Öğretmeni oldu.1916-1919 arasında İstanbul’daki Vefa ve Erenköy Liselerinde müdürlük görevinde bulundu.1931-1939 arasında Milli eğitim müfettişi oldu.1939-1943 arasında bir dönem Çanakkale milletvekili seçildi.
1947’de Milli eğitim baş müfettişliği,1950’de Paris’te kültür ateşeliği ve öğrenci müfettişliği görevlerinde bulundu.Ateşeliği sırasında,UNESCO’da Türkiye tem-silciliği de yaptı.1945’te emekli olduktan sonra İstanbul Şehir tiyatrolarında E-debi Kurul Üyeliği’ne getirildi.
Reşat Nuri’nin edebi yaşamı 1.Dünya Savaşı sonlarında başlamıştır.İlk yazısı,uzun bir öykü olan “Eski Ahbap” 1917’de Diken dergisinde yayımlandı.Reşat Nuri,Milli Edebiyat akımıyla başlayan,halka ve onun gerçeklerine yöneliş hareketinin Anadolu’ya uzanan ilk başarılı temsilci sayılır.Ona büyük ününü ve geniş okur kitlesini kazandıran Çalıkuşu adlı yapıtı oldu.İstanbul kızı dört perdelik bir oyunundan romana dönüştürdüğü Çalıkuşu,1922’de Vakit gazetesinde tefrika edilince büyük ilgiyle karşılandı.1923-1927 arasında yazdığı Dudaktan Kalbe,Akşam Güneşi ve Bir Kadın Düşmanı,romancılığının ilk dönemi yapıtlarıdır.Reşat Nuri,romanlarında kişilerin duygusal ilişkileriyle döneminin toplumsal sorunlarını bir arada yansıtmıştır.Reşat Nuri edebiyat yaşamına öyküyle başlamasına karşın,roman ve tiyatroda verimli olmuş,öykücülüğünü etkili biçimde sürdürmemiştir.Eleştirel bir yaklaşımla yazdığı kimi kısa öykülerinde güldürü öğesi ağır basar.
Anadolu Notları adı altında topladığı gezi yazılarında Anadolu insanını ve sorunlarını,geleneksel yaşam özelliklerini,gezdiği yerlerin yapısal görünümlerini anlatmış,izlenimlerini bir öykü duyarlılığında işlemiştir.

BAŞLICA YAPITLARINI:
a)Romanları:Gizli El (1922),Yeşil Gece (1928),
Yaprak Dökümü (1930),Ateş Gecesi (1922),Çalı-
Kuşu (1922)
b)Öyküleri:Eski Ahbap (1919),Tanrı Misafiri
(1927),Leyla İle Mecnun (1928)
c)Oyunları:Hançer (1920),Eski Rüya (1922),İhti-
yar Serseri (1925)
d)Gezi-Deneme Eleştiri:Anadolu Notları,Tiyatro
ile ilgili makaleler
f)Özeti:

Ali Rıza Bey bir mülkiye memuru idi.Bir süre İstanbul’dan ayrılmış,gurbete çıkmış,Anadolu’nun türlü yerlerinde çalışmış daha sonra da İstanbul’a tekrar dönmüş.Kırk yaşlarında evlenmiş,kısa bir sürede beş çocuk babası olmuş.Elli beş yaşlarında emekliye ayrılmış.Bundan sonra Ali Rıza Bey’i zor günler bekliyordur.Bağlarbaşı’nda babadan kalma eski eve taşınır,emeklilikten aldığı parayla evi onarır.İş aramaya başlar,tesadüfen Anadolu’da bir ara tarih hocasına vekalet ettiği zamanda hocalık yaptığı öğrencilerden biri olan Muzaffer ile karşılaşır.Onun müdürlüğünü yaptığı şirkette işe başlar.Gece gündüz demeden sürekli çalışan Ali Rıza Bey şirkette sevilen ve sayılan bir memur olmuştur.Bir gün Ali Rıza Bey’i görmeye bir bayan gelir.Bayanla Anadolu’da tanışmış ona her konuda yardım edebileceğini söylemiş.O da bundan olsa gerek,kendisinden kızını işe almasını ister.Ancak çalışmaya devam ettiği sürece Ali Rıza Bey kızın hareketlerinden hiç hoşlanmaz,birkaç defa uyarır ama o yine eskisi gibi memurlarla el şakalarına devam eder.Bir haftadan fazla bir süre şirkete gelmeyen Leman’ın annesi Ali Rıza Bey’i görmeye gelir.Kızının müdürle ilişkiye girdiğini bu ilişkinin sonucu olarak da bir çocuk beklediğini anlatır.Ali Rıza Bey duruma üzülür,Leman’ı kendisi işe aldığı için bu olaydan kendini sorumlu tutar.Müdürle konuşup bu sorunu halletmeye çalışır ancak ondan beklediği ilgiyi göremez.Bunun üstüne bu olayı namus meselesi olarak görüp işten ayrılır.İşten çıktığı gün oğlu Şevket için bir gece düzenleniyordu.Girdiği sınavı kazanmış ertesi gün işe başlayacaktı.O gün herkes olanlardan habersiz gülüp,eğlenirler.Ertesi gün Ali Rıza Bey’in işten ayrıldığı öğrenilince durum değişir.Hayriye hanım eşinin bu tutumunu anlamsız bulur.Bir süre sonra da evin reisi Ali Rıza Bey bu reisliği Şevket’e verir ister istemez.Çocuklar arasında kavgalar başlar,Ali Rıza Bey’e eşi de olmak üzere herkes daha saygısız davranmaya başlar.
Evin küçük kızı Fikret bir tarafa,Leyla ile Necla bir tarafa ayrılırlar.Hayriye hanım ve küçük kızı Ayşe tarafsızdırlar.Leyla ile Necla neredeyse hiç dışarı çıkmazlar.Bu durum canlarını sıkmaya başlar,onlarında başkaları gibi gezip tozma-ya hakları vardır.Ama Ali Rıza Bey bu tür konularda gayet tutucudur.Eskiden olduğu gibi şimdide izin vermez.Bu durumdan sıkıldıklarını bildiği içinde Leyla ile Necla’nın istediklerini hep yerine getirmeye çalışırdı.Ancak bu ilgi kardeşler arasında kıskançlıklara,dargınlıklara sebep olurdu.O gün evde tuhaf bir hava vardı,Hayriye Hanım Ali Rıza Bey’e ilgi gösteriyor,ona güler yüzle yaklaşıyordu.Son günlerde hiç de eşine rastlanmayan bu ilgi Ali Rıza Bey’i şüphelendirir.Kendisinden ya önemli bir şey istenecektir,ya da  söylenecektir.Kuşkularında yanılmaz.Şevket biriyle evlenmek ister ama evleneceği kişi evlidir.Şevket’le olan ilişkisini öğrenince kocası tarafından sokağa atılmıştır.Bu yüzden bir an önce düğünlerinin yapılması gerekir.Başlarda Ali Rıza Bey bu olaya şiddetle karşı çıkar,böyle bir evlilik durumunda Şevket’i evlatlık-tan reddedeceğini dahi söyler.Çok geçmez çaresiz razı olur.Kısa bir süre sonra düğün yapılır.
Yengeleri Leyla ile Necla’nın tam istediği gibi açık yürekli bir kadındı.Onlar için bu yeni insan aileyi değiştirebilirdi.Düşündükleri gibi de oldu.Ferhunde eve gerçekten de büyük değişiklikler getirir.Sık sık evde davetler verilir.Eğlenceler düzenlenir,gereksiz bir çok harcamalar yapılır.Evde Ali Rıza Bey’in varlığı git-gide silinir.İlk başlarda odasından çıkmayan Ali Rıza Bey bir süre sonra bu davetlerde boy göstermeye başlar.Onun tek niyeti kızlarına bir kısmet bulup evlendirmektir.Evde tek başına kalan Fikret,bu rezaletten kurtulmak için evli,üç çocuklu orta yaşlı biriyle evlenmeye karar verir.Bu kararını ilk babasına açıklar.Ali Rıza Bey için yaprak dökümü başlar.Şevket içinden çıkamayacağı borcun altına girer.Evde sefalet artar ama davetler yine de devam eder.Şevket birkaç gündür eve gelmemiştir.Ertesi gün karakoldan haber gelir.Ali Rıza Bey Şevket ile konuşur.Evdeki harcamalara para yetiştirebilmek için ban-dan hesabına para geçirir ancak düşündüğü gibi bu parayı tekrar yerine koyamaz.Birkaç yıl ceza ile cezalandırılır.Şevket gittikten sonra Ferhunde de evden ayrılır.Bunu bir notla bildirir.Bu olaya en çok Ali Rıza Bey sevinir.Leyla’nın kısmetleri çıkar,bunlardan birini kabul eder ama abisi hapiste olduğu için karşı taraf vazgeçer.Daha sonra Leyla Suriyeli biriyle evlenmeye karar verir.Ancak aksilik olur ve kavga ederler.Adam Leyla yerine Necla’yı ister.Necla ablasını kıskandığından hemen kabul eder.Zengin biriyle evlenmek onun için bir kurtuluştur.Bu olay üzerine Leyla hasta düşer,bu nedenle üstüne fazla düşmezler.O da bunun üzerine sık sık dışarıya çıkıp gezmelere başlar.Necla’nın durumunun hiç de sanıldığı gibi olmadığı da anlaşılır.Evde huzur kalmaz.Ali Rıza Bey’i yıkan bir başka olay daha olur.Leyla metres hayatı yaşamaktadır.Evi terk etmeye karar verir.Fikret’in yanında kalmayı düşünür ancak orda da beklediği ilgiyi bulamaz.Ali Rıza Bey bu olanlara dayanamayarak yarı felç geçirir.Hayriye hanım onu kızının metreslik yaptığı avukatın dairesine getirir.Bundan sonra Ali Rıza Bey için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır,çaresiz içine düştüğü duruma katlanmak zorundadır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.