Osmanlıda Toprak Yönetimi

Osmanlıda Toprak Yönetimi

-Arazinin Dağıtılması-
Osmanlılar ele geçirdikleri ülkelerde,arazinin tescili amacıyla düzenli olarak kaydını tutarlardı.Buna tahrir denirdi.Tahrir divandaki nişancının sorumluluğundaydı.Fakat defteri tutan başka biri vardı. (muharrir) Muharrir önce adamlarıyla bölgeye giderdi.Arazi ilk defa padişahlara mahsus haslar,vezirlere ve sancak beylerine mahsus haslar,zeamet ve tımarlar,vakıflar ve mülkler olmak üzere çeşitli türlere ayrılırdı.Sonra muharrir,şehir,kasaba ve köyleri birer birer dolaşarak buralarda oturan vergi mükelleflerinin künyelerini,içlerinde vergi
ödemeyecekler varsa,hangi vergilerden ne gerekçeyle muaf olduklarını yazardı.
Bu arada topraklı ve topraksızları,evlileri,bekârları,ihtiyarları,sakatları,zanaat sahiplerini ve ilmiye sınıfından olanları ayrı ayrı tespit ederdi.Sonra her köyün merası,kışlağı,yaylası,korusu,ormanı,çayırı, cins cins gösterilmek şartıyla buğday,arpa,nohut,mısır,ceviz,üzüm,bal,sebze,meyve,pirinç vb. ürünleri yıllık miktarlarıyla verilmesi gereken vergi miktarları tespit edilirdi.Muharrir bu bilgileri toplayıp nişancının kontrolünden geçen tahrire kaydederdi.

a)Arazii emîriyye:
Bu topraklar devlete aitti;öşür ve resimlerine göre büyük,orta ve küçük parçalara bölünmüşlerdi.Bu araziyi işleten halka reâyâ denilirdi.Ayrıca fethe-
dilen yerlerdeki topraklar da bağ ve bahçeler dışında arazii emîriyyeye kaydediliyordu.
Arazi üçe ayrılırdı:

• Has: Yıllık geliri 100000 akçeden fazla olan topraktır.Birinci sınıf devlet memurlarına verilirdi.Has sahipleri gelirlerinin ilk 5000 akçası ile kendileri geçinirler,geri kalan bölümü için atlı asker(tımarlı sipahi)beslerlerdi.
• Zeamet: Yıllık geliri 20000 ile 100000 akçe arasında olan topraktır.İkin-ci sınıf devlet memurlarına verilirdi.Bu memurlar da gelirlerinin fazlasıyla atlı asker beslerlerdi.
• Tımar: Yıllık geliri 3000-20000 akçe arasındaki topraktır.

Bu araziyi işletenler öşür ve resmî olarak verecekleri ürünü veya parayı direkt hazineye değil;tımar,zeamet veya has sahiplerinden hangisine aitse ona verirlerdi.
Tımar,zeamet ve has sahiplerinin kendilerine verilen topraklardan aldıkları öşür ve resme dirlik denirdi.Bu dirliğe sahip olan has,zeamet ve tımar sahiplerine de sahibi arz denirdi.
Sahibi arz ,öşrü kendisine verilen toprakları,reâyanın görevini yapmadığında,hükümdar adına onun elinden alıp başkasına verebilme yetkisine sahipti.

b)Vakıf arazi:
Öşür ve resmi;dinî,bilimsel ve sosyal kurumlara tahsis edilmişti.Vakıf reâyâsı,arazisi hangi vakfınsa,öşür ve resmini o vakfın mütevellisine verirdi,o da
gerekli yerlere sarf ederdi.
Vakıf arazisi satılmaz veya başkasına armağan edilemezdi.Vakıflar kadılarca denetleniyordu.
c)Arazii memlûke(mülk arazi)
Hizmet karşılığı verilmekteydi.Satılması ,armağan edilmesi,parçalanması mümkündü.Toprağı işleyen reâyâ sınıf,öşür ve resmi kime ve nereye veriyorlarsa,onun veya oranın reâyâsı sayılırlardı.Arazi işlemleri tahrir defterlerinde gösterilir,böylece arazinin kimden kime geçtiği belli olurdu.
Reâya,sahibi arza karşı kendini savunabileceği gibi,sahibi arz da hakkını arayabilirdi.Böylece sahibi arz,reâyâ üzerinde haksız muamele yapamıyordu;yapsa da dirliğine el konuyordu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.