Osmanlıda Devletin Yönetim Kademesinde Görev Yapanlar

Osmanlıda Devletin Yönetim Kademesinde Görev Yapanlar

Padişah
• Kuruluş dönemi boyunca divanın tabi başkanı idi.
• Fatih’ten itibaren divan başkalığını sadrazama bırakmış ve toplantıları perde arkasında izlemeye başlamıştır.
Sadrazam (Vezir-i azam)
• Padişahın yardımcısı ve mutlak vekili olup padişahın mührünü taşırdı.
• Padişahın katılmadığı zamanlarda “serdar-ı ek-rem” ünvanı ile orduya komutanlık etmiştir.
• Fatih’ten itibaren divan başkanlığı görevini üstlenmiş ve önemi daha da artmıştır.
• Sadrazam olabilmenin şartı Türkçe bilmek ve Müslüman olmaktı.
• Kuruluş yıllarında daha çok Türk kökenli kişiler bu makama gelirken Fatih devrinden itibaren devşirme kökenli kişiler sadrazam olmaya başlamışlardır.
• Sadrazam konaklarına “Paşa kapısı” veya “Babıali” adı verilir.
• Bazen ikinci derecedeki devlet meseleleri bizzat sadrazamın konağında görüşülürdü. Bu görüşmenin yapıldığı divana ise ikindi divanı adı verilirdi.
Kubbealtı Vezirleri
• Devlet yönetiminde sadrazama yardımcı olurlardı.
• Vezir sayısı önceleri sadece bir iken Kanuni devrinde bu sayı yediye kadar çıkmıştır.
• Bir kişinin vezir olabilmesi için beylerbeyi, sancakbeyi gibi görevlerde bulunması gerekiyordu.
Kazasker
• Askeri sınıfa ait şer’i ve örfi davalara bakardı. Önceleri bir tane iken sonraları Anadolu ve Rumeli kazaskeri olmak üzere sayıları ikiye çıkmıştır.
• İlk kazaskerlik makamı I. Murat devrinde kurulmuştur (1362).
• Kazaskerlik için Türk soyundan olma şartı aranıyordu.
• Kazaskerler kadı ve müderrislerin atama ve görevden alma işine de bakıyorlardı.
Defterdar
• Devletin her türlü mali işlerinden sorumlu olan kişidir.
• Defterdar bütçeyi hazırlayıp padişaha sunardı.
• Anadolu ve Rumeli defterdarı olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Rumeli kıdem bakımından üstündü.
Nişancı
• Padişahın yazmış olduğu ferman ve beratlara tuğrasını çekerdi.
• Fethedilen arazileri yazar, gelirlerine göre ayırır ve dağıtımını yapardı (Tapu, kadastro işleri)
• Reisülküttap, nişancıya bağlı olarak çalışan katiplerdendi ve 17. yüzyıldan itibaren dışişlerinden sorumlu olmuştur.
Kaptan-ı Derya
• Donanmanın başkomutanı idi.
• 16. yüzyıldan itibaren önemi artmış ve vezir rütbesi almışlardı.
• Vezir rütbesi aldıktan sonra İstanbul’da divan toplantılarına katılmıştır.
Şeyhülislam (Müftü)
• Divanın daimi üyesi değildi. Görüşü alınmak üzere divan toplantılarına katılırdı.
• Divanda alınan kararların İslam dinine uygun olup olmadığına karar verirdi.
Şeyhülislamın verdiği kararlara fetva denir. Şeyhülislamlık makamının etkili olması Osmanlı Devleti’nin teokratik bir yapıya sahip olduğunu gösterir.
• İlk Osmanlı Şeyhülislamı II. Murat döneminde yaşayan ve Fatih Sultan Mehmet’in de hocası olan Molla Fenari’dir.
• Şeyhülislamlar Kanuni devrinde sadrazamla eşit duruma gelmiştir.
Yeniçeri Ağası
• Divanın tabii üyesi olmayıp, divanda alınan kararları yeniçerilere bildirirdi.
• Divanda yeniçeriler ile ilgili bir karar alınacağı zaman görüşüne başvurmak üzere toplantıya çağrılırdı. Reis-ül Küttab
• Onaltıncı yüzyılda Divanın tabii üyesi olmuştur. Yazışmaları yapardı.
• 17. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin yabancı devletlerle ilişkileri artınca Reis’ül Küttab dışişleri görevine getirilmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ödev Ödev