KÜBİZM (CUBİSME) NEDİR?

KÜBİZM (CUBİSME) NEDİR?

KÜBİZM (CUBİSME)

XX. yüzyılın köklü sanatsal olayı Kübizm, resim dalında volümü yeni yollar arayarak yeni ve gerçeğe uygun şekilde ifade ve değerlendirme iradesinden doğmuştur.
Empresiyonizm ,fovizm gibi , kübizm de kelime ve kavram olarak alaylı bir benzetmenin ürünüdür. Kübizm denemeleri yapan Georges Braque’ın Estaque ‘da Evler tablosunu gören Henri Matisse küçük küblerden söz etmiştir, daha sonra , eleştirmen Vauxelle kübizm deyimini , istemeyerek ,sanat hareketine mal etmiştir.
1907-1924 yııları arasında değişmelerle gelişen bu önemli sanat hareketi değişik biçimlerde birçok sanat hareketlerinin de özüne girmiş, dekoratif sanatları ve mimarlığı geniş ölçüde etkilemiştir.
Rönesans itibaren tablolarda volüm algısı clair-obscur ile verilmek istenmiştir. Perspektif uygulamaları da (trompe-l’oeili, raccourci) volümün değerlendirmesine yardımcı olmuştur.XX. yüzyılın ikinci yarısı sanatçıları Clair-obscur uygulamasının renkleri bozduğunu , kirlettiğini ileri sürmüşlerdir. Empresiyonistler
renge öncelik ve üstünlük tanıyarak bu sakıncayı gidermek istemilersede, renk titreşimleriyle formları formları zedelemişlerdir. Paul Gauguin renk planlarıyla (a-plat) objelerin konturlarını sınırlandırmış, fakat volümü tümüyle deforme etmiştir.
Pablo Picasso(1881-1973) volümün plastik ve zihinsel değerlemdirilmesi sorunuda değişiklik ve temelli çözüm getirmek istemiştir. Picasso’nun kübizme temel çözüm getirmek istemiştir. Picasso’nun kübizm temel olan sanatsal buluşlarının zenci sanatı ilkelerinden ve örneklerinden kaynaklandığı düşünülmüştür. Sanatçının Matisse,Vlaminck ve Derain ile birlikte zenci sanatını anlamaya çalıştığı;bir çok heykelcikler satın almak suretiyle bu sanatlara karşı ilgi duyduğunu gösterdiği bir gerçektir. Ancak ;ilgilenmede çok değişik bulma duygusu egemen olmuş görünmektedir. Picasso zenci sanatında batı estetiği dışında gelişmiş, bu estetetiğe tümüyle yabancı yaratıcı bir güç bulunduğuna inanmıştır. Primitif sanatlar, arkaik sanatlar ,roman sanatları ,ortaklaşa ,yeni volüm araştırmalarına olanak sağlamıştır.
1907 yılında Pariste Salon d’Automne’da Cezanne’ın başlıca eserlerinden oluşan retrospektif bir sergi açılmıştır. Sanatçının yapıtlarını daha iyi değerlendirmek ve anlamlandırmak için bir gazettede Cezanne’ın Doğuda herşey silindir, küre ve koni ile kurulmuştur, bu basit figürlerle resim yapmak öğrenilmelidir,sonra istenilen herşey istenildiği gibi yapılabilir, önerileri anımsatılmış, bu seri ve öneriler genç sanatçılara yakından ilgilendirmiştir.
Kübizmin ilk aşaması da Cezanne aşaması olmuştur. Ancak ;Pablo Picasso’nun yeni bir sanat devri açan Les Demoiselles d’Avignon tablosu bu sergi açıldığında hemen hemen bitirilmiştir. Parisdeki karmaşık ve gürültülü sanat atmosferi tablonun yeterince olumlu yada olumsuz etki yapmasına uygun düşmemiştir.
Kübizm doğmasını büyük ölçüde Cezanne hazırlanmış, hiç değilse temel verileri sağlamıştır. Bu sanatçının yapıtlarında güçlü bir yapısal kuruluş vardır. Kübist denilen bütün sanatçıların ilk sanat denemelerinde bir Cezanne aşaması olmuştur
kübizm üç stil aşaması geçirmiştir :
1- başlangıç aşaması ; Cezanne esprisinde çalışma 1907-1909
2- Analitik Kübizm Aşaması 1910-1912
3- Sentetik Kübizm Aşaması 1913-1914

1-Başlangıç aşamasının en önemli yapıtı Picasso’nun modern sanata gerçekten bir devir açan Les Demoiselles d’Avignon (Avignon’lu kızlar) konulu büyük boyutlardaki tablosudur. Barcelona şehrinde Avignon caddesindeki bir kapalı evin dört çıplak kadını tasvir eden bu tabloda Cezanne resmi ile zenci maskelerinin etkileri özgün bir kompozisyonla birleştirilmiştir. Cezanne formları geometrik kalıplara indirgeme yolunu göstermiştir. Birçok yapıtları, bu arada yıkanan kadınlar tuvali Picasso’ya yol göstermiş olmalıdır. Demoiselles d’Avignon ayrıca bir başka tablosunda kadınların bedenini geometrik plandadır. Yüzlerdeki biçimlendirme, o tarihte Fransız sanatçılarınca merakla izlenen zenci maskelerine benzemektedir. Düz plandaki yüzlerde burunların üç boyut verecek şekilde, tarama çizgilerle gösterilmiş olması bu ilgilenmenin belirgin sonucudur. Kapalı bir kompozisyonla figürler arasında ilişki kurulmuştur. Volümler sert açılarla kesişen renk planları halindedir. Pembe, mavi ve kırmızı renkler bir tür lokal renkler olarak kullanılmıştır.
Picasso ile Braque’ın sanat anlayışıyla birleşmesi ve arkadaşlıkları bu tablonun bitişi sırasında başlamıştır. Braque’ın Çıplak Kadın (nü) tablosu Les Demoiselles d’Avignon tuvalinden esinlenerek yapılmıştır. Bu; sanatçının ilk kübik eseridir. Çıplak kadın vücudu çizgilerle taranmış planlar ve plancıklarla modle edilmiştir.
Picasso’nun 1908 yılında İspanyada Horta de San Juan’da Braque’ın Estaqıe’da yaptıkları peyzajlaryeni sanat hareketinin programı sayılmıştır.
Picasso- Braque ikilisine 1908 yılında Robert Delaunay, Fernand Leger , 1909 yılında Albert Gleizes, Andre Lhote, Jean Metzinger , heykeltıraş Alexandre Archipenko katılmıştır. Bir süre sonra Roger de la Fresnay, Jaques Villon ve iki kardeşi ,Louis Marcoussi , Juan Gris de grubun içinde yer almıştır.
Halkın kübizme karşı olumsuz tepkileri kuvvetli olmuştur. Fakat , galeri sahibi ve eleştirmen Kahnmerler, ozan Apollinaire ,Max Jacob gibi tanınmış kişiler bu yeni sanat akımını desteklemişleridir, halka benimsetmeye çalışmışlardır. Resim sanatçıları Metzinger ve Gleizes kübizmin sentetik aşamasına teorisiyenleri oluşmuşlardır.
İki sanatçının ortaklaşa yazdıkları Du Cuwbisme, Apollinaire’in Peintres Cubistes adlı eserleri kübizmi yayma çabalarının ürünleridir.
2- Analitik Kübizm değişik ve birçok açılardan görülen objelerin düz ve iki boyutlu bir yüzeyde tasvirini amaçlar. Objeler bütün yüzeyleri görülecek şekilde açılmış, küçük parçalara bölünmüştür. Bu parçalar bakış açılarına göre değişik yönleriyle, karşıdan, profilden yada bir başka yönden alınarak kompoze edilmiştir. Sanatçı, böylece üç boyutuyla mekanda yer tutan bir heykelin etrafında dolanıyormuş gibi hareket etmektedir. Bu, bir bakıma , zaman faktörünü dördüncü boyut olarak kullanma, zaman-mekan (spacetime) verisi sanatta geçerli hale getirmektir. Picasso’nun galeri sahibi ambroise Vollard portresi bu nitelikte bir analitik kübizm örneğidir.
Tablolarındaki konuların kolaylıkla okunamadığını anlayan Picasso ve Braque 1911 yılından itibaren tasvir edilen konulara şematize edilmiş figüratif öğeler, örneğin nbir müzik aleti parçası ekleyerek bu sakıncayı gidermeye yönelmiştir.
Okunaklılığı daha etkin ölçüde sağlama gereğine inanan iki sanatçı tuvallerine renkli kağıt, gazete ve kumaş parçaları , kitap sahifeleri, nota potreleri yapıştırmak suretiyle (papiers colles)bu amacı gerçekleştirmeyi denemişlerdir. Bu uygulama, collage olarak zamanla ,sürrealistler ,dadaistler, pop’art sanatçılarınca yapıtlara her türlü malzeme ve artıklar yapıştırma, ekleme niteliğiyle bir başka tür önem kazanmıştır.
Picasso’nun Gazete Okuyan Adam ; Braqque’ın Mandora ; Juan Gris’nin Lavabo adlı yapıtları analitik kübizm örnekleridir. Gazete Okuyan Adam tablosunda gazete parçasının yalnız ; umal bölümü papier colle olarak kullanılmıştırç Braque Sinek Aslı kompozisyonu tablosunda da bir oyun kağıdı papier colle olmuştur. Mandora tuvalinde okunaklılığı artırmak için mandolinin telleri gösterilmiştirç Lavabo tuvalinde okunaklılığı artırmak için mandolinin telleri gösterilmiştir.Lavabo tablosunda ,üst bölümde renkli bir örtü tasviri anlamlandırmaktadır.
3- Sentetik denilen kübizm aşamasında objelerin görüşlerinin en yapıcı olanı bir tür attiribut sayılarak tasvir olunmuştur. Bir başka ve daha açık deyişle ,bir bardağın ;bir müzik aletinin bu objeler algısını verebilecek görünüşleri tasvir olunmuştur.
Kübizminen katı (orthdox)temsilcileri sayılan Picasso,Braque ve Juans Gris bu aşamada daha okunaklı, daha renkli tablolar yapmışlardır.
Picasso ve Braque’ın katı buldukları kübizm uygulamalarından sıyrılmak isteyen gwenç sanatçılar 1912 yılında, Parisin Puteau bucağında (arrondissement) resim sanatçısı ve gravör Jacques Villon’un ; la Boetie Galerisinde de Guillaume Apollinaire’in öncülüklerinde, ayrı ayrı toplanarak kübizm yeni bir yön verme yolları aramaya koyulmuşlardır.
Aynı yıl ,Robert Delaunay’ın bir sergisini eleştiren Apollinaire sanatçının yeni bir akım başlattığı sonucuna varmış, bu kübizm akımına Orphismene (orfizm) adını vermiştir
Orfizm akımının amacı arı resim (peinture pure)’dir. Renk ,aynı zamanda ışık demektir. Bu tabloda temel renklerin herbiri ,karıştırılmadan, ayrı ayrı kulanılmıştdır. Renklerin konsantrik düzenlemesi sinetik (hareket) etki yapar. Sanatçının Formes Circulaires tablosu buna örnektir.Bu tablo ve sanatçının eşi Sonia Delaunat’ın eketrik Pirizmaları tuvali sentetik kübizmin soyut resme yönelik dönek örnekleridir.R. Delaunay Paris Şehri tuvalinde kübist düzenleme ve değişen renkler görülmektedir.Formlar belirgindir Plan geçişiyle ışık yansılaması yapılmak istenmiştir.

Roger de La Fresnay (1885-1925) kübistlerin natürmortları yerine açık hava konularını tasviri yeğlemiştir.Oturan adam tablosunda formlar belirgin, tuşlar hafifdir.

Juan Metziger (1883-1956) kübizm tanıtmak amaçıyla doktriner nitelikte yayınlar yapmıştır.Karşıdan Profilden Kadın tablosu ile kendisini bazı sanat sorunları yaratmıştır.Tabloda çok belirgin çizgiler görülmektedir.Aydın renkler tuvale ışık ve hava getirmektedir.

Fernad Leger (1881-1955) küpler yerine hacimli figürler kullanmıştır.Papağanlı Kompozisyon oda sanatçının Ravenna’ya yaptığı gezinin etkisi yansıtmaktadır.Anıtsal boyutlu tabloda (4,00-4,80 m.) Bizans mozaik panolarında olduğu gibi, dekorif bir görünüş vardır.Figür cepheden gösterilmiştir.
1912 yılının sonbaharında Pariste Le Boetie galerisinde bir sergi açılmıştır. Juan Gris , Metzinger, A. Lhote ,R. Delaunay ,Marcoussi, La Fresnay, Marcel, Duchamp ,Jacques ,Villo sergiye katılan sanatçılar. Bu sanatçıların çoğu kübizm dış görünüş açısından bağlı kalmıştır. Resim yüzeyinin geometrik parçalanması onları ilgilendiriyordu. Bu bakımdan her biri değişik , hatta birbirine zıt özde sanat yolları tutmuşlardır. Bazıları geleneksel formlara dönmüş, bazıları da soyut akıma yönelmiştir. Dada denemelerine katılanlar olmuştur.Ancak; bu sanatçıları ritm ve proporsiyon sorunları da ortaklaşa ilgilendirmiştir. Grubunöncüsü Jacques Villon ritm ve proporsiyon bakımlarından önemli bu konuyu , Rönesansta uygulanan section d’or ilkesinmi açıklamış ve böylece kübizm sectin d’or denilen akım ,ad olarak olsun doğmuştur. Nombre d’or ilkesinden kaynaklanan section d’or yada , Rönesans deyimiyle ,tanrısal oran iki boyut ,iki büyüklük arasındaki ideal nisbet (rapport ) olarak birçok sanat şaheserlerinde bulunmaktadır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir