Kanser Nedir?

Kanser Nedir?

Kanser 21.yüzyılın en önemli sağlık sorunudur. Görülme sıklığı bir çok ülkede kalp hastalıklarını yakalamış hatta geçmiş durumdadır. Kanser, sıkı kontrol mekanizmaları ile yönetilen vücudumuzdaki ahenkli halin günün birinde bazı organ veya doku hücrelerinin kontrolden çıkıp düzensizliğe yönelerek bozulmasıyla oluşan hastalığın adıdır. Günümüzde kanser, bugün her üç kişiden birinin ömrü boyunca yakalanabileceği yaygın bir hastalık haline gelmiştir. Kansere yakalan hasta sayısı tüm dünyada giderek artmaktadır. Araştırmalara göre 2020 yılında dünyadaki kanser hastalarına 20 milyon kişinin daha ekleneceği öngörülmektedir.

Türkiye’de ise her yıl on binlerce yeni kanser teşhisi konuluyor. Kadınlarda en sık meme ve rahim, erkeklerde ise prostat ve akciğer kanseri görüyoruz. Her iki cinstede deri kanseri sıktır. Diğer sık rastlanan kanserler; akciğer, kalın barsak kanseri (kolon), lenfoma, lösemi, kadınlarda rahim ağzı (cervix) ve gırtlak kanserleri olarak sıralanabilir. Rakamlar korkutucu da olsa, erken tanı ve koruyucu tedbirler sayesinde birçok kanser türü % 90-95 oranında önlenebilmekte veya iyileştirilebilmektedir.

Bunun için yapılması gereken; kansere yakalanmadan koruyucu tedbirleri almak, düzenli aralıklarla kanser taraması yaptırmak ve en kötü ihtimalle, bu taramalarla tümörü erken evrede yakalayarak henüz ilerlemeden yok etmektir.
kanser

Sonuç olarak kanser, önlenebilir ve erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı, dolayısıyla kanser sizi bulmadan, siz onu bulmalısınız. Kanser gelişimi oldukça kompleks bir dizi mekanizma sonrasında ortaya çıkmaktadır. Günümüzde kanserin genetik bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Bunun anlamı normal bir hücrenin genetik yapısında değişiklikler ortaya çıkmadan kanserin gelişmesinin mümkün olmadığıdır. Kanserin gelişmesi birbirini takip eden kanserojen etkilerin sonucunda olmaktadır. Kanser gelişiminde gözlenen bozuklukların her biri değişik savunma mekanizmaları ile düzeltilmektedir, ayrıca bağışıklık sistemimiz de bu tür bozuklukların tanınması ve yok edilmesi işlevinde etkin rol oynamaktadır. Ancak yine de bunlara rağmen kanser gelişebilmektedir. Bunun başlıca nedenleri arasında savunma mekanizmalarının işlemez hale gelmesi ve bağışıklık sisteminde meydana gelen yetersizliklerdir. Sonuçta kanser niteliği kazanmış olan hücreler aşırı miktarlarda çoğalma olanağı bulmakta ve kanser olarak bildiğimiz hastalık tablolarının çıkmasına neden olmaktadır.

Bilimsel çalışmalar aşağıdaki gibi faktörlerin kişide kanser oluşma riskini artırdığını göstermektedir.

Dış Etkenler (% 85) : Sigara, alkol, kimyasal maddeler, radyasyon, bazı enfeksiyonlar, sağlıksız beslenme, hava kirliliği, hareket azlığı ve fazla kilolu olmak

İç Etkenler (% 15) : Kalıtsal nedenler, değişimler, bağışıklık yetersizlikleri, hormonal ve metabolik bozukluklar.

Bu faktörler birlikte veya ardışık olarak etki ederek kanser oluşumunu başlatabilirler.
Kansere Yakalanma Riski Nedir?

Kanser herkeste oluşabilir. Ancak kanser riski yaş ile artar. Tüm kanserlerin % 77′ si 55 yaş ve üzerindeki kişilerde karşımıza çıkmaktadır. İki tür kanser riski tanımlanmaktadır:

1 ) Hayat Boyu Risk: Örneğin bir bayanın tüm yaşamı boyunca meme kanseri olma riski 1’e 8’dir. (Yani her 8 bayandan biri meme kanseri olmaktadır.) Meme kanserinden ölme oranı ise 1’e 35’tir. (Yani her 35 bayandan biri meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir.) Ancak tüm bu kötü verilere rağmen meme kanserine bağlı ölümlerin belirgin olarak azaldığını görmekteyiz. Bunun nedeni kesinlikle kanserin erken safhada saptanması ve ilerlemiş tedavi metotlarıdır. kanser

2 ) Göreceli Risk: Kansere neden olan faktörlerden biri ile belirli bir kanser türü arasındaki ilişkiyi tanımlar; yani bir kanser oluşturduğu bilinen faktöre maruz kalmış kişi ile maruz kalmamış arasındaki risk farkını ortaya koyar. Örneğin, sigara içen erkeklerin akciğeri kanseri olma riski, içmeyenlere göre 23 kat fazladır.

Bu oran diğer faktörlerde bu kadar yüksek değildir. Mesela birinci derece yakınlarında meme kanseri olan bayanlarda meme kanseri riski, ailesinde kanser hikayesi olmayanlara göre 2 kat fazladır.

Tüm kanserler hücre büyümesini ve bölünmesini kontrol eden genlerin işlevsel bozukluğu ile ilgili olsalar da, kanserlerin tümünün % 5–10′ u kalıtsaldır.
Metastaz Nedir?

Kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ya da lenf dolaşımı aracılığıyla vücudun farklı bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde de tümör kitleleri oluşturarak büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun uzak bölgelerine yayılması olayına metastaz denir.
Onkoloji Nedir?

Tümörleri inceleyen tıp dalına Onkoloji denir. Oncos (şişlik) ve logos (bilim) Latince kelimelerinin bir araya gelmesi ile oluşturulmuş bir deyimdir.

Onkoloji ile Uğraşan Disiplinler

Bunlar cerrahi onkoloji, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisidir. Ortak çalışma ile hastaların tedavisi ve takibini daha yakından izlenebilmektedir. Cerrahi onkoloji hastalığın tanısının konmasında ve hastadaki mevcut tümörün çıkarılmasında oldukça etkilidir. Pek çok cerrahi disiplin bu grup içerisindedir. Genel Cerrahi , Kulak-Burun-Boğaz, Beyin Cerrahisi, Göğüs Cerrahisi, Ortopedi, vb. Bu grubun içerisinde bulunmaktadır. Tanı konan hastalara cerrahi tedavi sonrasında veya ameliyat olamayacak kadar yayılmış hastalığı olanlarda tedaviye kanser ilaçları ve radyoterapi ile devam edilir. Kanser hastalıklarının ilaçla tedavisi Tıbbi Onkoloji (çocukluk çağında Pediatrik Onkoloji) tarafından, radyoterapi ile tedavisi ise Radyasyon Onkolojisi tarafından yapılmaktadır. Tüm bu süreçlerden de anlaşılacağı gibi kanser birden fazla tıp disiplininin birlikte çalışmasını gerektirmektedir.

kanser çeşitleri?
Meme Kanseri

Uyarıcı Belirtiler: Memede herhangi bir sertlik veya kitle, veya meme uçlarından gelen akıntı veya kan.
Kanser Riski Faktörleri: Meme kanseri genellikle elli yaşın üzerinde olan kadınlarda; hiç çocuğu olmamış kadınlarda, ilk çocuklarını otuz yaşından sonra doğuran kadınlarda, hiç emzirmemiş olan kadınlarda, ideal ağırlıklarının yüzde 40 üzerinde olan kadınlar ile cinsel olgunluğa gecikmiş olarak gelen veya gecikmiş menapozu olan kadınlarda ve ailesinde (anne veya kızkardeşlerde) menapoz öncesi meme kanseri olayı olan kadınlarda ortaya çıkar.
Check-up Kuralları: Her kadın ayda bir defa göğüslerini dikkatlice muayene etmelidir.
Buna ek olarak yirmi ile kırk yaş arasında olan kadınların her üç yılda bir göğüslerini bir hekime muayene ettirmesi gerekir. Kırk yaşın üzerinde olan kadınların bu muayeneyi her yıl yaptırması gerekir. Eğer kırk yaşın altındaysa-nız, ailenin geçmişinde göğüs kanseri yoksa yüksek risk gruplarından birine girmiyorsunuz demektir ve mamografinin alınmasına gerek duyulmayabilir. Eğer kırk ile kırkdokuz yaşlan arasında iseniz, herhangi bir belirti veya kitle yoksa ve ailenizde göğüs kanseri geçiren biri yoksa yalnızca basit bir mammogram yaptırın. Elli yaşından sonra mammogramı her yıl yaptırın. Eğer ailenizde göğüs kanseri varsa, yaşınıza aldırmaksızın her yıl bir mammogram yaptırın.

Testis Kanseri

Uyarıcı Belirtilen Teslislerde herhangi bir kitle veya boyutlarında değişiklik.
Kanser Riski Faktörleri: Yaşlı erkeklerden daha çok genç erkeklerde ortaya çıkar (kırk yaşından sonra fazla görülmez); normal yerine inmemiş testisler.
Check-up Kuralları: ilk gençlik yıllarının son dönemlerinden başlayarak tüm yaştaki erkekler her ay teslislerini muayene etmelidirler.

Kolorektal (Kalın Bağırsak ve Rektum) Kanser

Uyarıcı Belirtileri: Herhangi bir rektal (makattan gelen) kanama veya dışkılama alışkanlıklarında uzun dönemli değişiklik.
Kanser Riski Faktörleri: Aile üyelerinden birinde geçmişte kolorektal polip (iyi huylu tü-moral oluşum) veya kolorektal kanser veya kronik ülserleşmiş kolit olması.
Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan kadın ve erkeklerin her yıl dijital (parmakla) rektal muayeneden geçmesi gerekir. Bundan öte elli yaşın üzerinde olan erkek ve kadınların en azından iki yılda bir sigmoidoskopik muayeneden geçmesi (sigmoidoskop ile kolon içinin muayenesi) ve her yıl kan bulunup, bulunmadığının kontrolü için feces (dışkı) testini yaptırması gerekir.

Akciğer Kanseri
Uyarıcı işaretleri: Rahatsız eden bir öksürük, öksürürken kan gelmesi ve akciğer iltihabı veya bronşit nöbetleri; göğüste ağrı.
Kanser Riski Faktörleri: Çok sigara içmek ve özellikle astbest olmak üzere çevre kirletici maddelere maruz kalmak.
Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan herkesin bir göğüs röntgeni çektirmesi gerekir. Bunu takip eden göğüs röntgenleri doktorunuzun kişisel kararına göre yapılacaktır.
Servikal (Rahim Boynu) Kanser
Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama.
Kanser Riski Faktörleri: Genital (Cinsel) bölgelerde kabarcıklar oluşturan deri iltihaplan veya genital siğil enfeksiyonları-, ergenlik çağına geldikten kısa bir süre sonra cinsel ilişkiye girme veya çok fazla cinsel ilişki partnerinin olması.
Check-up Kuralları: Onsekiz yaşına gelen kadınların veya sxexsüel olarak aktif olanların her yıl Pap testi yaptırması ve pelvik muayeneden geçmesi gerekir. Birbirini takip eden üç veya daha fazla normal sonuç veren yıllık muayenenin ardından doktorunuz Pap testinin daha az aralıklarla yapılmasına karar verebilir.
Endometrium (Rahim iç zarı) Kanseri
Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama.
Kanser Riski Faktörleri: Geçmişte kısırlık olması veya yumurtlama olmaması; menapozun geç başlaması veya uzun süreli östrojen tedavisi, vücutta aşırı yağlanma; çok fazla sigara içmek.
Check-up Kuralları: Menapoza geldikten sonra geçmişinde kısırlık, aşırı şişmanlık, yfmurtlayamama, anormal rahim kanaması veya östrojen tedavisi olan kadınların endo-metriyal biyopsi yaptırmaları gerekir.
İdrar Yolu ve Mesane Kanser
Uyarıcı işaretler: idrarda kan; sırt ağrısı; kilo ve iştah kaybı, sürekli ateş; anemi (kansızlık).
Kanser Riski faktörleri: Elli yaşın üzerinde olan erkeklerde-, çok fazla sigara içenlerde, geçmişte kronik idrar yolu enfeksiyonlarından rahatsız olanlarda daha fazla görülür.
Check-up Kuralları: Komple fiziki muayeneniz sırasında yapılan rutin idrar tahlilleri idrarınızda kan olup olmadığını (hemıtüri) gösterecektir. Eğer hematüri bulunursa, doktorunuz anormal bir doku da bulursa, biyopsi de dahil olmak üzere sistoskopik bir muayene yapabilir. Doktorunuz bir böbrek filmi de isteyebilir.
Ağız Kanseri
Uyarıcı işaretler: Ağzınızın renginde herhangi bir değişiklik veya ağzınızda iyileşmeyen herhangi bir yara.
Kanser Riski Faktörleri: Genellikle kırkbeş yaşın üstünde erkeklerde, çok fazla sigara içenlerde ve özellikle çok fazla alkol kullanımı ile birlikte dumansız tütün kullananlarda (tütün çiğneyenlerde) daha fazla görülür.
Check-up Kuralları: Eğer iyileşmeyen bir yara varsa doktorunuza veya diş hekiminize başvurun.
Gırtlak Kanseri
Uyarıcı Belirtiler: Boğuk seslilik.
Kanser Riski Faktörleri: Çok fazla sigara içmek, eğer fazla miktarda alkol kullanımı ile birlikte oluyorsa.
Check-up Kuralları: Konuşma özelliğinizde herhangi bir değişiklik olması durumunda bir boğaz uzmanı tarafından yapılan muayene veya eğer çok fazla sigara içiyorsanız yıllık muayene.
Prostat Kanseri
Uyarıcı Belirtileri: idrara çıkmada zorluk; sırtın alt kısmında sürekli bir ağrı, pelvis veya kasıkların üst kısmında sürekli ağri; idrarda kan.
Kanser Riski Faktörleri-. Yetmiş yaşın üzerinde olan erkeklerde daha fazla görülür.
Check-up Kuralları: Eğer kırk yaşın üzerinde iseniz, periyodik tıbbi muayeneniz sırasında bir dijital (parmakla) rektal muayeneden de geçmeniz gerekir.
Cilt Kanseri
Uyarıcı Belirtileri: Düzensiz sınırları olan küçük bir lezyon (yara, bere) ve vücutta veya kol ve bacaklarda kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah lekeler; cildin herhangi bir yerinde rengi inci beyazından siyaha kadar değişen yumru veya lezyonlar; avuç içi, ayak tabanı, el ve ayak parmaklarının uç kısımlarında koyu renkli lezyonlar; güneşe maruz kalmış cilt üzerinde daha koyu renkli beneklerle birlikte geniş kah-verengimsi lekeler; cildin herhangi bir yerinde kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi no-düller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru veya şişler-, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; yüz, kulaklar, boyun, eller veya kollarda pullu veya kabukla kaplı yüzeyi olan düz lezyon veya kırmızı nodul; herhangi bir bende görülen değişiklik veya iyileşmeyen bir yara.
Kanser Riski Faktörleri: Kadın ve erkeklerde kızıl saç, açık cilt rengi veya gözlerin mavi olması; çocuklukta ciddi güneş yanığı olması; ailenin geçmişinde doğum lekeleri veya benler (displastik nevüs doğumda mevcut ben oluşumu sendromu.)
Check-up Kuralları: Eğer yukarıda sıralanan uyarıcı belirtilere sahip herhangi bir cilt lezyo-nunuz varsa doktorunuza danışınız.
Kansere yol açn faktörler?
Kansere Yol Açan Sebepler:Kanserin kesin sebebi ya da sebepleri bilinmiyor.Kişiyi bazı kanser türlerine yatkın hale getiren genler , kanser oluşumuna yol açan virüsler , radyasyona maruz kalma , çeşitli kimyasal maddeler ,kanser sebepleri arasında sayılıyor.Bağışıklık sistemindeki bozulmalar , çeşitli çevresel faktörler ya da beslenme tarzımız da kanser oluşumunda rol oynuyor.Kanserleşen hücrelerdeki temel bozukluğun genlerdeki farklılaşmayla başladığı düşünülüyor.Genlerdeki bozukluklar doğuştan olabileceği gibi, sonradan meydana gelen bir etkiyle de olabiliyor.Genlerde,mutasyon denilen bozulmalar hücrenin normal kontrol mekanizmalarını bozup kontrolsüz çoğalmasına yol açıyor.Beyin,meme,prostat ve böbrek gibi organların kanserlerinde p53 genindeki mutasyonun rol oynadığı kanıtlanmış bulunuyor.Moleküler biyoloji alanında böyle yeni bilgiler ve kavramlar, kanser araştırmalarını çok ilginç bir evreye sokuyor.Genlerdeki değişmeler ve hücreler arasındaki normal uyumun bozulmasıyla ilgili mekanizmaları öğrendikçe kanserin tedavisine de değişik biçimde bakmaya başlayacağız.
Kalıtsal faktörler:Kanserlerin yaklaşık %20 sinin kalıtımsal nedenlere bağlı olduğu düşünülüyor.Tüm meme kanserlerinin %5 – 10’u ailevi geçişe bağlı.Kalıtımın önemli olduğu diğer bir kanser türü de bağırsak kanseri.Ebeveynlerde bağırsak polipi ya da kanseri olan kişilerin bağırsak kanserine yakalanma riski diğer insanlara göre daha fazla.Babasında prostat kanseri olan erkeklerinde prostat kanserine yakalanma riski yüksek.Bu nedenle bu kişilerin 40 yaşından sonra sende en az 1 kere üroloğa gitmeleri gerekir.
Radyasyon:Radyasyon önemli bir kanser nedeni.DNA zincirinde kırılmalara böylece kromozom yapısında bozulmalara yol açıyor.Radyasyona maruz kalan hücrelerde , anormal kromozom yapıları görülüyor.Kromozom parçaları yer değiştirip birbiri üzerine binebiliyor.Bunun sonucunda hücrelerde anormal proteinler oluşmaya başlıyor ve hücrelerin normal kontrol mekanizmaları devre dışı kalıyor.Radyasyonun bu etkisi uzun zaman dilimi içerisinde oluşuyor.Radyasyona maruz kalan hücreler belirl bir süre sonra kanserleşiyor.Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atıldıktan yıllar sonra birçok kanser vakası görüldü.En önemli radyasyon kaynaklarından biri de,morötesi ışınlar yayn Güneş.Tüm cilt kanserlerinin %90 ‘ından fazlasına,Güneş’in bu zararlı ışını yol açıyor.Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmaktan korunmak ya da koruyucu kremler kullanmak gerekiyor.Doğada bulunan ve insanların yaşadığı tüm ortamlara rahatlıkla sızan radon gazı da belirli bir miktarın üzerine çıkınca akciğer kanserine yol açıyor.
Virüsler:1911’de Başlayan araştırmalarda önce tavukta bulunan kanser daha sonra başka araştırmacılar tarafından hayvanlarda tümör yapan birçok virüs bulundu.Bu çalışmalar sonucunda Rous’a 1966 yılında ,55 yıl sonra Nobel ödülü verildi.Virüsler (hem DNA hem de RNA virüsleri) hayvanlarda çeşitli kanserlere yol açabilirler.Bazı virüsler kapsüllerinin içerisinde DNA taşıyor;hücre içerisine girdikten sonra kendi DNA’larını hücrenin DNA’sına entegre ediyorve kendilerini kopyalıyor.Bu entegrasyon hücrenin DNA yapısını etkilediği için normal hücre çoğalmasını da etkiliyor.Bu gerçek anlaşıldıktan sonra , insan tümörlerinde de virüslerin rolü üzerinde çok araştırma yapıldı, fakat bugüne kadar herhangi bir virüsün herhangi bir insan kanserine yol açtığı neden olduğu kanıtlanmış değildir.İnsan kanserlerinde virüslerin rolünü araştırmak kolay değildir.Kanser yaptığı sanılan bir virüsü insana verip kanser yapmasını mı bekleyeceğiz?Böyle bir şeyi yapsak bile tümörün ortaya çıkmasını yıllarca beklemek gerekir. Kimyasal Maddeler:Çeşitli kimyasal maddelerin kanser oluşumundaki rolünü belirlemek için yoğun çalışmalar yapılıyor.Bazı kimyasal maddeler tek bir temastan sonra kanser oluşumunu başlatıyor.Böyle maddelere ‘initiator’ yani başlatıcı deniyor.Bu maddelere maruz kaldıktan sonra kanser oluşumu için genellikle ‘promoter’ denilen ve kanser oluşumunu hızlandıran diğer bir ajanın varlığı gerekiyor.Sigaranın içerisinde hem kanser sürecini başlatan hem de hızlandıran maddeler bulunuyor.Sigara , alkol ve hatta bulunulan ortamın havası bile kansere yol açabiliyor.Sigara her üç kanser ölümünü birinden sorumlu.Akciğer kanserlerinin ise neredeyse tamamından sorumluKanserlerin üçte birinde sigaranın önemli rolü vardır.Sigara dumanındaki başlıca zararlı maddeler nikotin,karbon monoksit ve katrandır.Sigarada kanser yapan madde katrandır.Bu madde akciğerleri tahriş ederek kanserden başka akciğer hastalıklarında da önemli rol oynar.Alkol kansere doğrudan neden olmayabilir.Çünkü sigara dumanındaki birçok kimyasal gibi kimyasal kanserojen değildir.Alkol neoplastik hücreyi harekete geçirmez ama bunun yerine hücre gelişimini kolaylaştırır.Böylece alkol yeni oluşmuş neoplastik hücre gelişimini ve kanser hücrelerini teşvik ederek onların hızla büyüyen metastatik kanserlere dönüşmesini sağlar.
Kanserden korunmanın 10 altın kuralı
Memorial Ataşehir Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir, “1-7 Nisan Kanser Haftası” öncesinde kanserden korunmak için önerilerde bulundu. İşte 10 altın kural…Kanser, dünyada ve ülkemizde en sık görülen ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır.
Türkiye’de her yıl 175 bin yeni kanser teşhisi konulmakta ve yüzlerce insan çeşitli kanser türleri nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
Oldukça düşündürücü olan bu rakamlara karşın, kanser yüzde 30-40 oranında önlenebilmektedir.
1-Sigara içmemek. Kanserden ölümlerin yüzde 30′ undan, akciğer kanseri vakalarının % 87’sinden sigara sorumludur. Ayrıca sigara; ağız, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, pankreas, mide, böbrek, idrar kesesi kanserine de yol açmaktadır. İçinde 100’e yakın kansere yol açan madde içeren bu sigaradan uzak durmak kanserden koruyucu önlemler arasındadır.
2-Alkol almamak ya da miktarını sınırlamak. Alkol ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin bilinen sebeplerindendir. Özellikle sigara ile beraber alkol almak kanser riskini oldukça artırmaktadır.
3-Radyasyondan uzak durmak. Güneş ışığına yani ultraviyole B ışınlarına uzun süre maruz kalmak deri kanserine yol açmaktadır. Uzun süre solaryuma girmek de kanser riskini artırmaktadır. Yaz aylarında 11.00- 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığından uzak kalınmalı ve koruyucu kremler kullanılmalıdır.
4-Enfeksiyonlardan korunmak. Dünyada tüm kanserlerin 1/5’i kronik enfeksiyonlara bağlıdır. Human Papilloma virüsü rahim ağzı kanserine, Hepatit B virüsü karaciğer kanserine neden olmaktadır. Ayrıca AIDS hastalığı olanlarda birçok kanser daha fazla görülmektedir. Güvenli bir cinsel yaşam ve aşılanma ile bu enfeksiyonlardan ve kanserden korunulabilir.
5-Sağlıklı beslenmek. Kanser riskini artıran gıdalardan uzak durmak, kısa zamanda yüksek ateşte pişirme gibi yöntemlerden kaçınmak önemlidir. Kanserle savaşan besin ögeleri içeren gıdalar tüketilmeli, günde en az 2-2.5 litre su içilmelidir. Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durulmalıdır. Günde 2-3 gramdan fazla tuz tüketmemek gerekir. Fazla kırmızı et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini artırdığı için haftada en fazla yarım kilo kırmızı et tüketilmeli, bunun yerine; balık, tavuk, hindi gibi beyaz etler tercih edilmelidir. Bakla, kuru fasulye, nohut, börülce, mercimek gibi bitkisel proteinler sofralardan eksik olmamalıdır. Şeker ve yağ tüketimine de dikkat edilmelidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yenilmelidir. Ispanak, kara lahana, brokoli, pazı, marul gibi koyu yeşil; domates, pancar, nar gibi koyu kırmızı; havuç, bal kabağı, kayısı gibi koyu sarı-turuncu; kırmızı lahana, patlıcan gibi mavi-mor; sarımsak, soğan gibi beyaz sebzeler meyveler ile beslenilmeli yani sofralar renkli olmalıdır. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine tam buğday, tam çavdar, tam yulaf tercih edilmeli yani kanserden koruyucu besinleri almak için “tam” beslenilmelidir.
6-Egzersiz yapmak. Her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapanlarda; meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az görülmektedir.

7-Kilo dengesini korumak. Aşırı kilolar başta meme kanseri olmak üzere; kalın bağırsak, rahim, yemek borusu, böbrek, pankreas, prostat ve yumurtalık kanseri ile çok yakın ilişkilidir. Kilo vermek ile kanser riski belirgin olarak azalmaktadır.
8-Kanserin erken belirti ve bulgularını bilmek. Açıklanmayan kilo kaybı, ateş, halsizlik, ağrı, deri değişiklikleri, bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki değişiklikler, beklenmedik ve anormal kanamalar ile akıntılar, iyileşmeyen yaralar, vücutta ele gelen kitleler, şişlikler, yutma güçlükleri, hazımsızlık ve ses kısıklığı kanserin belirtileri olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde en kısa zamanda doktora başvurulmalıdır.
9-Kanser riskini bilmek ve kanser tarama programlarına girmek. Kişide herhangi bir şikayet olmasa bile, belli yaşlarda yapılan tarama testleri ile kanser erken evrede saptanabilmektedir.
10-Stresle başa çıkmak. Stres, dolaylı olarak kanseri tetikleyebilmektedir. Egzersiz, meditasyon, danışmanlık ve konuşma tedavileri, grup terapileri, sosyal destek, depresyon ve anksiyete giderici ilaçların kullanımı gibi yaklaşımlar stresle başa çıkmak için önemli yöntemlerdir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ödev Ödev