KAMU EKONOMİSİNDE GELİŞMELER

*Bir bireyin tüketmesi ile diğer bireyin menfaatinde azalma olmayan mal ve hizmetlere tam kamusal mallar denir. Yarı kamusal mal ise kişilere ayrıca özel fayda sağlayan mal ve hizmetlerdir.

*2009 yılında Türkiye de kamu gelirlerinin GSYH oranı %21.83 tür. Aynı yıl kamu harcamalarının oranı %27,27 dir. Toplam kamu harcamalarının toplam kamu gelirlerini aşan kısmına kamu açığı denir.

*Yeni ekonomik sınıflandırmaya göre Türkiye de bütçede en büyük pay cari transfer harcamalarına aittir.

*Kamu gelirleri dar ve geniş anlamda olmak üzere 2 ye ayrılır.

*Ödenen vergilerin toplum gelirine oranına toplam vergi yükü denir. Vergilerin ödenmesinin mükellef üzerindeki yükü 2 ye ayrılır.

*Tasarruf bonoları Türkiye de 1962 yılından sonra zorunlu borçlanmaya örnek oluşturur.

*Kamu borçlanmasından sorumlu kurum hazine müsteşarlığıdır. Kamunun toplam nakdi harcamaları ve toplam nakdi gelirleri arasındaki farka kamu kesimi borçlanma gereği denir.

*Kamu gelir gider dengesinin giderler lehine gelişmesine kamu açığı denir.

*Türkiye de kamu mali yönetimine ilişkin ilk düzenleme muhasebei umumiye kanunudur

*2006 yılından itibaren bütçeler kamu mali yönetimi ve kontrol kanununa göre yapılmaktadır.

*5018 sayılı kanun ile 3 yıllık bütçe uygulamaları zorunlu hale getirilmiştir. Yine bu kanuna göre konsolide bütçe kavramı yerine merkezi yönetim bütçesi kullanılmaya başlanmıştır.

*Genel yönetim bütçesi 3 ana başlıkta toplanır. I sayılı cetvelde genel bütçe yer alır. II Sayılı cetvelde özel bütçe, III sayılı cetvelde ise düzenleyici denetleyici kurum bütçeleri yer alır.

*KİT ler 3 e ayrılmaktadır. Sermayesinin tamamı devlete ait olup ticari esaslara göre mal ve hizmet üreten kamu iktisadi teşebbüsleri iktisadi devlet teşekkülüdür. Aynı durumda olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve imtiyazlı sayılan teşebbüs kamu iktisadi kuruluşudur. Bu teşekkül ve kuruluşların bağlı ortaklıklarının en az %15 ine en fazla %50 sine sahip olan anonim şirketlere iştirak denilir.

*Devletin ekonomiye doğrudan müdahale ettiği çeşitli iktisat politikası araçlarına regülasyon denilir.

*Devletin özel sektörün karar alanını daraltan regülasyonları azaltması yada kaldırması yönündeki faaliyetine deregülasyon denilir.

*Türkiye de uygulanan özelleştirme yöntemleri 5 e ayrılmaktadır.

*Türkiye de 1980 den sonra toplama yetkisi belediyelere bırakılan vergi emlak vergisidir. 1980 de mahalli idarelerin gelirlerinin oranı %1 iken 2010 yılında bu oran %3.55 olmuştur.