Bilindiği üzere taç mahal Babür imparatorluğu Şah cihan tarafından kraliçe mümtaz mahalin ölümü anısına yapılmıştır.Ölümsüz bir sevgi için inşa edilmesinden dolayı haklı olarak hindistan İran bir mimari eserleri arasında en meşhur ve en mükemmel olanlarından bir tanesidir.
Taçmahal dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilir ve mimari güzelliği hiçbir zaman Geçilememiştir.
Taç o dönemde hindistan’ı yöneten babürlerin yapmış olduğu en güzel mimari eserdir.
Bulunduğu şehrin bir çok noktasından açıkça görülebilen taç mahal Türk İslam mimarisinin en önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Taç mahal 1983’ten bu yana unesco’nun dünya kültür mirası listesinde yer almaktadır. Hindistan’daki İslami sanat eserlerin mücevheri olarak bilinir.
Taç mahal genellikle beyaz kubbeli mermer ve içindeki Anıtla bilinse de aslında 1648 yılında yapılmış entegre ve simetrik bir kompleks yapıdır. Taçmahal in ana tasarımcası üstat Ahmet Lahauri gösterilir.
Şah cihan döneminde babur imparatorluğu en iyi dönemini yaşıyordu.
Şah Cihan’ın eşi mümtaz mahale 1631 yılında 14. çocuklarını doğururken öldü. Dünyadaki aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe Şah Cihan’ın büyük bir aşkla sevdiği eşinin doğum sırasında ölümü üzerine onun anısına yaptırılmıştır.
Eşinin ölümü Şah Cihan’ın kraliyet konumu ile elde ettiği zevk ve rahatlıktan vazgeçmesine sebep olmuş.Bu sebeple şah cihan eşinin ölümünden sonra 2 yıl yas tutmuş. Artık devlet işlerine ilgisini kaybeden hükümdar teselliyi sanat ve mimari de bulmuş. Daha sonra yüzyıllar boyunca güzelliğiyle herkesi kendine hayran bıraksın diye eşinin ölümünün ertesi yılı 1632’de taç mahal’in temelini attırmış.
Şah cihan kendisine de taç mahalin ikizi olacak şekilde yamuna’nin tam karşısında ve taç’a mermer bir köprü ile bağlanacak siyah mermerden yapılmış bir mezar yapmayı düşünmüştü. Ancak bu proje hayata geçmeden Şahcihan oğlu aurangzep tarafından tahttan indirildi ve hapse atıldı. Kadere bakın ki aurangzep aynı zamanda mümtazın doğum yaparken öldü çocuktu. Şah cihan ömrünün son yıllarını loğusalık olarak Taçmahal’in tam karşısında ki kızıl kale’de geçirdi.
Türbenin mermerden dört minaresi vardır.Taç mahalin odak noktası beyaz mermer mezarın olduğu yerdir. Orası simetri bir yapı olan eyvan yani kemer şeklinde ve üzerinde büyük bir kubbe olan kare şeklindeki süpürgeliğin olduğu yerdir.
Hindistan’da yapılan arkeolojik bir anketin tespitine göre birleştirilmiş ve manasının cennetteki nehirlerden birisi olduğu söylenir.
Taç mahal bir kompleks olup nehre bakan kısmı açık olan üç tarafı mazgallı kırmızı kum taşı sularla çevrilidir.
Orada iki tane büyük Kızılkum taşı yapıları mevcuttur. Batı yakasındaki yapı bir camidir ve karşısında ki yapı ise javab’tir.
Coupe beyaz mermerden yapılmış ancak nehrin harika bir noktasına konumlandırılmış olmasından dolayı arka planda renklerin büyülü dönüşümünü ve nehirdeki renk cümbüşünün taç mahala aksettirilmesi ile ona nasıl bir güzellik kattığı görülür. Renkler günlük ve mevsimlik olarak değişir.
Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen bir çok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan taç mahal Mehtaplı geceler de bile aydan daha parlak görünür.
Günümüz insanlarına göre Şah Cihan’ın karısı için yaptırmış olduğu taç mahal hindistan ile özdeşleşmiştir. Onun kavisli ve nazik bir şekilde kabaran kubbesi ile meydana hafifçe dayanmış gibi görünmesi yüzlerce broşür ve kitaplarının tanıdık yüzü haline gelmiştir. Estetik güzelliği ve mimari mükemmelliğinden dolayı insan oğlunun yaptığı en gururlu eserlerden birisi olması Onun dünyanın en güzel harikalarından birisi olmasını kalıcı kılmıştır. Bir insanın mezarına ev sahipliği yapan dünyadaki en büyük yapı olmasından dolayı hâlâ rakipsizdir.
Babürler büyüklüğü ve tasarımından dolayı taç mahalin devlerin dizayn edip kuyumcuların yaptığını söyler.Biritanyalı bir subay olan albay Süleyman’ın karısı taç mahali şu şekilde tanımlar:
Düşündüğüm şeyi söyleyemem ve böyle bir yapıyı nasıl eleştiribileceğim bir de bilemiyorum ancak size ne hissettigimi söyleyebilirim; böyle güzel bir eserden bir tane daha yapılsa herhalde ölürüm.
Son olarak galiba en güzel sözü şair Rabinranth tagore söylemiş: Şahcihan bildiğimiz üzere bize hayat ve gençlik zenginlik ve görkemlilik gibi şeyleri hatırlatır, ancak bunların hepsi günümüzde kaybolup gitmiştir. Şah cihan gayretli bir şekilde kalbinin üzüntüsünü yaşatmaya çalışmıştır. Burak’ın elmaz inci ve Yakut’un ihtişamı kaybolsun gitsin sadece tek bir gözyaşı olarak yaşayacak olan Taçmahal her daim sonsuza kadar zamanın yanaklarında lekesiz bir şekilde parlasın.

Taç mahal