HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER

Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir.

Anayasa Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargilama güçlerinin nasil kullanilacagini gösteren, yurttaslarin kamu haklarini bildiren temel yasa, kanunuesasi

Hukuk toplumun genel menfaatini veya fertlerin ve toplumun ortak iyiliğini sağlamak maksadıyla konulan ve kamu gücüyle desteklenen kaide, hak ve kanunların bütünüdür. Daha yaygın bir tanımıyla hukuk, adaleteyönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.

Devlet Ülke adı verilen belirli bir toprak üzerinde yaşayan insan topluluklarının bir egemenlik anlayışı ve hukuku içinde bir siyasi iktidar altında örgütlenmesidir.

Dünyada doğuştan kazanılan birçok hak bulunmaktadır. Bu haklar insan hakları diye nitelendirilir ve yasalarla güvence altına alınır. Hakların amacı ise, insanların güvenli ve rahat bir yaşam sürmesini sağlamaktır. İnsan hakları bir bütün olarak ele alınır ve alt dalları bulunmaktadır. Çocuk hakları da, şüphesiz ki bu alt dalların en önemlilerinden bir tanesini oluşturmaktadır. Çünkü çocuklar, korumasız ve istismara açıktır. UNİCEF de, bu amaçla kurulmuş bir kurumdur.
İngilizce açılımı United Nations Children’s Fund olan UNİCEF, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 1954 yılında kurulmuş bir kurumdur.

Kurumun Kurulmasındaki Temel Amaçlar
*Bütün dünyada çocuk haklarını korumak e bu hakların savunuculuğunu yapmak.
*Çocuk haklarını dünyaya tanıtarak, dünya milletlerinde bu konuda bir bilinç oluşturmak.
*Çocukların temel gereksinim ihtiyaçlarını karşılamak ve yardımcı olmak.
*Çocukların potansiyellerini ortaya çıkarmak, bu potansiyeli gerçekleştirmek ve çocuklara çeşitli fırsatlar yaratmak.
sanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,

İnsan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu, insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunmasının önemli olduğunu,

Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmenin önemli olduğunu,

Birleşmiş Milletler halklarının, Birleşmiş Milletler Kuruluş Belgesinde, temel insan haklarına, kişinin onuruna ve değerine, erkekler ile kadınların hak eşitliğine olan inançlarını teyit ettiklerini ve daha geniş özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyini sağlamaya kararlı olduklarını,

Üye Devletlerin, Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görmesi ve gözetilmesini sağlamayı taahhüt ettiklerini,

Bu hak ve özgürlüklerde ortak bir anlayışa sahip olmanın, bu taahhüdün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını göz önüne alarak,

Genel Kurul,
Bütün halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu insan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder; öyle ki,

Her birey ve toplumun her organı bu Bildirgeyi daima gözönünde bulundurarak, bu hak ve özgürlüklere saygının yerleşmesini amaçlayan eğitim ve öğretim yoluyla; ve hem üye Devletlerin halklarında hem de egemenlikleri altındaki halklarda bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin olarak tanınmasını ve gözetilmeİNSAN HAKLARI
Birleşmiş Milletlerin en büyük başarılarından biri, bütün uluslarca kabul edebilecek ve tüm insanlarca arzu edilen ve uluslararası ölçekte korunan evrensel bir yasa niteliğinde kapsamlı bir insan hakları hukuku çatısı kurmasıdır. Birleşmiş Milletler uluslararası ölçekte kabul edilen geniş kapsamlı bir ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ve siyasi ve medeni haklar dizisi tanımlamıştır. Aynı zamanda bu hakları teşvik edecek ve koruyacak mekanizmalar kurmuş ve hükümetlere insan haklarının korunması hususundaki sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olmuştur.
Söz konusu yasal çatının temelleri BM Genel Kurulunca sırasıyla 1945 ve 1948’de kabul edilmiş olan Birleşmiş Milletler Antlaşması ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesidir. O zamandan bu yana BM; kadınlar, çocuklar, engelliler, azınlıklar, göçmen işçiler ve benzeri savunmasız grupları da kapsamına alan onlara özgü standartları kapsayacak şekilde kademeli olarak insan hakları hukukunu genişletmiştir. Böylelikle bu gruplar yaşadıkları toplumlarda uzun yıllardır sürmekte olan ayrımcı uygulamalardan korunacak haklara sahip olmuşlardır.
İnsan hakları, Genel Kurul’un çığır açan kararları sayesinde genişletilerek evrenselliğin, bölünmezliğin ve kalkınma ve demokrasi kavramlarının ilişkisi sağlanmıştır. BM’nin eğitim programları ve teknik desteği aracılığıyla sayısız ulusal hukuki ve cezai sistem güçlendirilirken, eğitim kampanyaları aracılığıyla dünya kamuoyu ellerinden alınamayacak hakları konusunda bilgilendirilmiştir. Devletlerin insan hakları anlaşmalarına riayetini denetleyici BM mekanizması üye devletler arasında dikkate değer tutarlılık ve ağırlık kazanmıştır.
haklarveozgurlukler