Görgülü olmak ile ilgili güzel ayet hadis ve hikaye nedir?

Görgülü olmak ile ilgili güzel ayet hadis ve hikaye nedir?,Görgülü olmak ile ilgili güzel ayet hadis ve hikaye hakkında bilgi

GÖRGÜLÜ OLMAK İLE İLGİLİ GÜZEL AYET HADİS VE HİKAYE NEDİR?

“Ey İman edenler, Ev sahibinden izin almadıkça ve onlara selam verip yakınlık kurmadıkça birinin evine girmeyin”

“Bir selam ile selamlandığınız zaman sizde ondan daha güzeli ile selamlayın.yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını arayandır”.

Misafire ikram, ona karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmaktır Yemek için külfete girmemeli, hazırda ne varsa, onu ikram etmeli Peygamber efendimiz, Misafir için külfete girmeyin, misafir bundan rahatsız olur Misafirini üzen Allahü teâlâyı üzmüş olur buyurdu.

görgülü olmak ile ilgili hadis

1. Misafire ikram, ona karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmaktır Yemek için külfete girmemeli, hazırda ne varsa, onu ikram etmeli Peygamber efendimiz, (Misafir için külfete girmeyin, misafir bundan rahatsız olur Misafirini üzen allahhu teâlâyı üzmüş olur) buyurdu

Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturmalı, ona itiraz etmemelidir Peygamber efendimiz,
(Bir arkadaşın yanına gidince, oradan ayrılana kadar, o arkadaş senin emiri
2. ndir) buyurmaktadır

görgülü olmak ile ilgili hikaye
Osmanlı’da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, yabancı elçilerin de şaşkın şehadetleriyle, sadece ihtiyacı kadarını alırmış. Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş. Binitine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş.
Eskiden “Kapıyı kapat!” denilmezmiş. Allah (c.c.) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. “Kapıyı ört, ya da sırla” denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.
“Lambayı söndür” demezlermiş. Allah (c.c.) kimsenin ışığını söndürmesin, “Lambayı dinlerdir” derlermiş. Lamba yakılmaz, uyandırılırmış. Uyuyan birisi uyandırılmak için sarsılmaz veya adı ile çağırilmazmış. “Agah ol erenler” derlermiş. Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan… Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.