Felidae Romanının Özeti

Felidae Romanının Özeti,Felidae Romanının Konusu,Felidae Romanının Ana Fikri,Felidae Romanının Konusu,Felidae Romanı

Felidae Romanının Özeti

Akif Pirincçi
Felidae

Hazırlayan: Uğur Çağlar 1093756 Grup:41

Özet:

Felidae canlıların sınıflandırılmasında kedilere verilen genel isimdir. Bu roman bir kedinin gözünden, kedilerin arasında geçen seri cinayetlerin öyküsünü anlatıyor. Kedilerin insanlar gibi davranabilmeleri ( bilinçli düşünmeleri, konuşmaları, okumaları) bu romanı bir ölçüde fabla benzetiyor.
Romanın kahramanı Francis, sahibi Gustav ile yeni bir eve taşınır. Çevreyi tanımak için evin bahçesinde dolaşırken bir kedi ölüsüne rastlar. Ufak bir inceleme ile bu kedinin ensesinden ısırılarak öldürüldüğünü anlar.
Mahallenin diğer kedileriyle tanışarak olan biten hakkında bilgi almaya çalışır. Tanıştığı kedilerden birini izleyerek sadece kedilerin katıldığı bir ayinini gözleme olanağı bulur. Bu ayinde orada olmayan başka bir kediye peygamber muamelesi yapılmaktadır.
Araştırmaları, çevredeki birçok kedinin son senelerde kaybolduğunu ortaya çıkarır. Son aylarda ise birçok kedi öldürülmüştür.
Francis evlerinin avlanmak için girdiği bodrum katında profesör Julius’un günlüğünü bulur. Bu günlükten profesör Julius’un o binada eskiden tıbbi araştırmalar yapan bir bilim adamı olduğunu öğrenir. Ameliyatlarda oluşan kesiklerin dikişsiz yapıştırılması için bir sıvı bulmaya çalışan profesör denek olarak sokak kedilerini kullanmıştır. Claudandus adlı bir kedi dışında hiçbir denekte başarı sağlanamayınca proje iptal edilmiştir. Bu kedinin mutasyona uğradığı belirlenmiş ve aranan sıvının başarısı için kıstas kabul edilmemiştir. Francis, Claudandus adlı kediye daha önce gözetlediği ayinde tapıldığını fark eder.
Bu noktadan sonra romanın temposu iyice artıyor. Francis sonunda katilin kim olduğunu ve cinayetleri niye işlediğini bulur.

Karakter Analizi:

Romanın kahramanı Francis zeki meraklı ve cesur bir kedi. Daha çok polisiye dizilerdeki detektiflere benziyor. Sahibi Gustav ise silik kişilikli ve kedisini çok seven yalnız bir insan. Gustav romanda çok az yer kaplıyor. Bunun dışında romanda birçok yan karakter var. (mavi sakal purple pascal… gibi kediler) Ayrıca profesör Julius’u Francis’in bulduğu günlükten tanıyoruz. Profesör uzun yıllar geliştirdiği tezinin çürümesine katlanamayan bir bilim adamı. Projesi başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Yazar:

Akif Pirincçi Almanya’da yaşayan almanca yazan ikinci nesil bir Türk yazarıdır. Felidae ile Almanya’da 1989 en iyi polisiye ödülünü kazanmıştır. Bu roman sadece Almanya’da 2 milyon satmış, ve dünyanın en çok satanlar listesine girmiştir.

Düşünceler:

Adını çok duyduğum bu yazarın Felidae adlı romanını kedileri çok sevdiğim için okudum. Yazarın klasik olabilecek bir polisiye hikayesini kedilerin gözünden bu zenginlikle anlatabilmesi beni şaşırttı. Romandaki basit konuya karşın olayların akışındaki zenginlik (tarikatlar, genetik deneyler…), kitabın kazandığı ödülü açıklıyor. Bu zenginlik içinde tek tek duyulsa saçma gelecek olan kedilerin okumaları kendi aralarında konuşmaları gibi olaylar romanın içindeki mantık zeminine oturuyor.

Sonuç olarak romandan ırkçılık karşıtı bir mesaj çıkıyor. Kedileri ırkları dolayısıyla öldüren katil, Hitler’i anımsatıyor. Almanya’da günümüzde yükselen ve başta Türkler olmak üzere bir çok yabancıyı tehtid eden Neo Nazi akımlar derinden eleştiriliyor. Bu mesajı kitabın içeriğiyle tam uyum içerisinde.

Başından sonuna kadar süren gerilim ve heyecan içinde insan kitabı bir kerede okumak istiyor. Okuru günlük hayattan alıp bir nevi masal alemine sokan bir roman.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir