Düşünceyi açıklama özgürlüğü ve kitle iletişim özgürlüğü nedir?

Düşünceyi açıklama özgürlüğü ve kitle iletişim özgürlüğü

Düşünce Özgürlüğü-Bilgi Edinme Özgürlüğü İlişkisi

Ana Britannica’da (1984, c7, s577) düşünce özgürlüğü, “kişinin serbestçe düşünce edinebilme, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanmama, bunları açıklama ve yayma hakkının dokunulmazlığı” biçiminde tanımlanmaktadır Günümüzün klasik özgürlüklerinin en önemli esin kaynağı olan 1789 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nin 1 maddesinde “İnsanlar hak yöninden özgür ve eşit doğarlar ve özgür ve eşit kalmaya devam ederler” denmektedir Bildirgenin 2 maddesi ise özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnmeyi doğal bir hak olarak benimsemekte, 10 ve 11 maddelerinde de din, inan düşünce ve düşünceyi açıklama ve yayma hakkına yer vermektedir Bu ilkeler bazı farklılıklarla çağdaş ülkelerin anayasa metinlerine girmiş, bir bakıma evrensel olarak benimsenmiştir

Düşünce özgürlüğü ile bilgi edinme özgürlüğü arasında mutlak bir ilişki vardır Düşünce özgürlüğünün “olmazsa olmazı”ı (sine qua non) bilgi edinme özgürlüğüdür Yeterli ve doşru bilgi elde edemeyen birey ve toplumların özgür davranamadıkları konusunda yeterince örnek vardır Bilindiği gibi düşünce özgürlüğünün iki boyutu vardır:

1 Başkalarının görüşlerine özgürce erişebilme,

2 Kendi görüşlerini yayabilme (Woodward, 1990; Turfan, 1995: xiii-xiv)

Görüldüğü gibi, bilgi edinme özgürlüğü başkalarının görüşlerine, bu arada devlete ait bilgilere, erişimi konu edinmektedir Bilgi edinme özgürlüğünün sınırlandırılıp sınırlandırılmaması konusu, aynen düşünce özgürlüğünde olduğu gibi, önemli bir tartışma konusudur John Stuart Mill’in öncülüğünü yaptığı bir görüş düşünce özgürlüğünün sınırsızlığını savunurken; buna karşı çıkan görüş, toplum yararı açısından, düşüncenin sınırlanabileceğini ve hatta yasaklanabileceğini öngirmektedir (Woodward, 1990: 3) Türkiye’de de 1982 Anayasası’nin Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti başlığını taşıyan 26 maddesinde, “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı ve resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir” denilmekte, 13 maddesinde ise “temel hak ve hürriyetlerin Anayasanın özüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği” belirtilmektedir

Tartışma konusu olan özgürlüklerin kısıtlanması değil, bu kısıtlamaların kapsamı ve sınırıdır Konu ile ilgili olarak Türk Anayasa mahkemesi 1987 yılında verdiği bir kararda şu görüşlere yer vermektedir:

Hiçbir hak ve özgürlük sınırsız olmaz Hakların ve özgürlüklerin sınırlandırılması, demokrasinin kendi iç dinamiğini ve etkinliğini sağlama ve toplumsal yararlar bakımından mümkündür Ancak demokrasilerde bu sınırlamanın da mutlaka bir sınırı vardır Sınırlama hak ve özgürlüğü anlamsız ve göstermelik hale getiremez, hak ve özgürlükleri özünden zedeleyip onu ortadan kaldıracak bir ölçüye varamaz (“Polis Vazife, 1987: 21)

Tarihsel süreçteki çeşitli örnekler göztermektedir ki kutsal (dinsel) değerler, kamu güvenliği, devleti koruma, kişileri koruma, pornografi vb gerekçelerle çeşitli ülkelerde düşünce özgürlüğü ve doğal olarak bilgi edinme özgürlüğü sınırlanabilmektedir (Molz, 1990: 25) Bu kısıtlamaların bazen aşırıya kaçtığı da olmaktadır Bu konudaki en çarpıcı örnek, bundan bir-kaç yıl önce The New York Times gazetesinde de yayımlanan Terry Anderson örneğidir Ünlü Amerikalı gazeteci Anderson, ABD Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (1986) gereğince ABD’nin resmi kaynaklarında Beyrut’taki kendi esaret günleriyle ilgili ne tür bilgi ve belgeler bulunduğunu görmek istemiş, ancak Amerikan hükümeti “teroristlerin mahremiyet haklarının ihlal edilmiş olacağı” gerekçesiyle kendisine bazı belgeleri görme izni vermemiştir!

ABD’de son olarak çıkarılan Telekomünikasyon Yasasında yer alan müstehcenlikle ilgili maddenin Amerikan Anayasasına aykırı olduğu öne sürülmektedir Bu madde ile kişilerin düşündüklerini özgürce ifade etmelerinin olanaksız hale geldiği, sırf içinde yedi müstehcen sözcükten biri geçtiği için elektronik tartışma listelerinin bazılarının kapatılabileceği söylenmektedir Hatta yasanın bu maddesine aykırı düşmemek amacıyla bazı tartışma listelerine gönderilen mesajlar otomatik olarak denetlenmektedir Bu tür bir davranışın kişilerin kendilerini ifade etmelerini engellediği görüşü savunularak bunula ilgili yaşanmış ve çarpıcı bir örnek verilmektedir Amerikan Beyaz Saray Web sayfasına gönderilen bir mesajda sırf “meme” sözcüğü geçtiği için bu mesaj otomatik olarak elenmiştir Oysa, daha sonra mesajın meme kanseriyle ilgili olduğu görülmüştür! Bu maddeyi protesto etmek için Internet ortamındaki Web sayfaları bir süre karartılmış ve kamuoyunun dikkati buna çekilmek istenmiştir

Kısmen de olsa bu ve benzeri kısıtlamalar nedeniyle olsa gerek, ABD’de her yıl 16 Mart günü “Bilgi Edinme Özgürlüğü Günü” olarak kutlanmaktadır

Devlet Bilgilerine Erişim ve Bilgi Edinme Özgürlüğü

Öte yandan, hükümetler, resmi bilgilere erişimin kısıtlanması, ulusal savunma, kamu düzeni, gizli bilgileri açıklama yasağı gibi düzenlemelerle doğrudan ya da dolaylı olarak bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlayabilmektedirler (Gboyega, 1995: 136) Örneğin, ülkemizde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan “Gizli Bilgileri Açıklama yasağı” kapsamında, devlet memurları kamu görevleri ile ilgili olarak kitle haberleşme araçlarına bilgi ya da demeç veremezler (Gözübüyük, 1995: 172) Bu maddenin halkın haber alma özgürlüğünü büyük ölçüde engellediği açıktır Oysa, bütçelerinin tamamını veya bir kısmını kamu kaynaklarından sağlayan kuruluşlar (üniversiteler, bakanlıklar, kamu kuruluşları vs) yönetim kurulu toplantılarını da kamuya açık olarak gerçekleştirmek durumundadırlar Örneğin, Amerikan vatandaşları Açık Toplantı Yasasına göre, kendi vergileriyle ayakta duran kuruluşların (personelle ilgili konular dışında) yaptıkları toplantıları izleyebilirler Böyle bir yaklaşım aynı zamanda “saydam devlet” anlayışının da bir göstergesidir

Kuşkusuz, kamu kaynaklarıyla üretilen bilgilerin dağıtımı ve bu bilgilere erişim konusu da bilgi edinme özgürlüğüyle yakından ilişkilidir Vatandaşlar kendi ödedikleri vergiler kullanılarak üretilen bilgilere erişim hakkına sahip olmalı ve bu belgelere özgürce erişebilmelidirler

Devletin resmi bilgi ve belgelerine erişimde iki tür sınırlamadan söz etmek mümkündür Bazı kamu kuruluşları tarafından yayımlanan kitap ve raporlar içerik açısından sadece o kuruluş mensuplarının erişimine açıktır Dışarıdan gelen kullanıcıların ise ya izin almaları gerekmekte, ya da söz konusu belgelere erişimleri kısıtlanmaktadır

Öte yandan, gizli olmadığı halde bazı kaynaklara fiziksel açıdan erişim, bu bilgileri üreten kuruluşların gerekli önlemleri almamaları ve kolaylık sağlamamaları nedeniyle sınırlanabilmektedir Örneğin, ülkemizde TBMM tarafından çıkarılan ve Resmi Gazete’de yayımlanan yasa ve yönetmelikler herkesin erişimine açıktır Keza, Yargıtay, Danıştay gibi kurumların aldıkları kararlar da çeşitli yollardan duyurulmaktadır Ancak bu tür kaynaklara erişim devlet tarafından daha etkin bir biçimde düzenlenebilir kanısındayız Örneğin, yasama organınca çıkarılan yasa ve yönetmeliklerin, tutanak dergilerinin Internet aracılığıyla herkesin kullanımına açılmaması için hiçbir teknik neden bulunmamaktadır Nitekim bu bilgiler özel bir şirket aracılığıyla zaten pazarlanmaktadır Nedendir bilinmez, tüm vatandaşları ilgilendiren bu tür yasa ve yönetmelikler devlet tarafından ücretsiz olarak daha geniş bir kullanıcı grubuna sunulmamaktadır Örneğin, bu araştırmayı yaparken Internet aracılığıyla Amerikan Kongre Kütüphanesine bağlanıp Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosunda “bilgi edinme özgürlüğü” konusunda neler yapıldığını saptayarak, ilgili yasanın (Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası, 1986) ve yasa tasarısının (Elektronik Bilgi Edinmeyi Geliştirme Yasası, 1995) tam metinlerini kolayca kendi bilgisayarımıza aktarabilmiştik Oysa bir başka araştırma nedeniyle gittiğimiz bir kamu kuruluşunun bilgisayar merkezinden istediğimiz içtihat kararlarından (42) sadece üç tanesini bastırabiliyorduk Görevliye elektronik ortamdaki bu kararları yanımızda götürdüğümüz bilgisayar disketine aktarıp aktaramayacağımızı sorduğumuzda aldığımız yanıt da ne yazık ki olumsuzdu

Kamu kaynaklarıyla üretilen ve hiçbir gizliliği olmayan bu tür bilgilere erişimin gereksiz yere kısıtlanmaması ve bu bilgilerin bir an önce Internet aracılığıyla kullanıma açılması gerektiği kanısındayız

Bilgi Edinme Özgürlüğü ve Gizlilik

İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve Internet aracılığıyla bilgilerin bir yerden bir başka yere kolayca aktarılabilmesi elektronik olarak gönderilen mesajların güvenliğini ve gizliliğini de gündeme getirmektedir

Bu konuda yasalarda ya hiç yaptırım yoktur, ya da yetersizdir Elektronik iletişim olanaklarını sağlayan işyerleri, çalışanların elektronik posta trafiğini istedikleri takdirde kontrol edebilmektedirler Açılan davalarda işyerleri haklı görülebilmektedir Buna gerekçe olarak da bu tür olanakların zaten iş dışı amaçlar için kullanılamayacağı gösterilmektedir

Yasal kısıtlamalardan kaynaklanan bir başka husus, bilgi edinme özgürlüğü ile özel yaşamın gizliliğinin nasıl bağdaştırılması gerektiğidir Özel yaşamın gizliliği, kişilerin özel yaşamına ve aile yaşamına müdahalede bulunulmamasını ve saygı gösterilmesini öngören temel bir hak olarak bazı ülkelerde yasal güvence altındadır Bu durum, doğal olarak ilgili kişiye yönelik bilgilere erişimi kısıtlamaktadır Ancak politikacılar ve devletin önemli katlarında görev yapanlara bu ilkenin daha esnek bir biçimde uygulanması (yani bu kişilerin toplumdan gizli-saklı hiçbir şeylerinin olmaması) batılı demokrasilerin benimsediği bir olgudur

Bilgi edinme özgürlüğü ile gizlilik arasında nazik bir denge vardır Kişilerin sağlık, eğitim ve mali durumlarıyla ilgili bilgilerin elektronik olarak kolayca edinilebilmesi ne derece bilgi edinme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir? Örneğin, yaşam sigortası hizmeti veren firmaların kişilerin sağlık bilgilerine erişebilmeleri bu firmaların verdikleri hizmetleri nasıl etkileyebilir? Bu tür firmalar onulmaz bir hastalığa yakalanma riski olan kimseleri sigorta etme konusunda nasıl davranırlar?

Bir diğer tartışma bilginin paralı olup olmaması konusunda sürmektedir Bir görüşe göre, “bilgi ticari bir meta niteliği kazanmıştır ve her metanın bir karşılığı vardır; bu yüzden bilgi de paralı olmalıdır” Karşıt görüştekiler ise bilgilenme hakkının, bu arada ücretsiz kütüphane ve bilgi hizmetlerinin evrensel bir hak olduğunu ve bilginin parasız olması gerektiğini öne sürmektedirler Bu konudaki tartışmalar giderek artmaktadır

Kütüphanelerde ve bilgi merkezlerinde bulunan kullanıcılarla ilgili özel bilgiler veya tutulan kayıtlar herkese açık mıdır? Bilim, gizlilik ve bilgi edinme özgürlüğü arasındaki ilişkiler nelerdir? Bilgi edinme özgürlüğü ile akademik özgürlük arasında ne tür ilişkiler vardır?

“Düşünsel mülkiyetin korunması” üzerine yapılan tartışmalar da kütüphanecileri ilgilendiren bir başka alandır Burada da bilgi erişim ile mülkiyet hakkı çatışabilmektedir Bazı ülkelerde bu konu ile ilgili olarak bağlayıcı düzenlemeler yapılmaktadır

Elektronik Bilgilere Erişim ve Bilgi Edinme Özgürlüğü

Eğer demokratik bir toplumda düşünceler serbestçe tartışılacaksa insanların bilgiye erişmeleri zorunludur Entellektüel özgürlük ve bilgi edinme özgürlüğü kütüphanecileri de çok yakından ilgilendirmektedir Nitekim Amerikan Kütüphane Derneği (ALA) 1982-83 yılında “Bilgiye Özgürce ve Hakça Erişim Komisyonu” kurarak konuyu ayrıntılı olarak inceletmiştir Komisyon tartışmaları sansürden daha çok bilginin yayımı ve bilgiye erişim üzerinde yoğunlaşmış ve bu bağlamda konuya Amerikan Anayasasının televizyon yayınları ve elektronik bilgi iletim sistemlerini de içine alıp almadığı, teknoloji temelli bilgi sistemlerinin vatandaşlar için fiziki, mali, eğitsel ve teknik engeller yaratıp yaratmadığı ve devlet bilgilerinin dağıtımı ve bu bilgilere erişim açılarından yaklaşılmıştır (Eaton, 1990: 112) Adı geçen Komisyonun raporu 1986 yılında yayımlanmıştır (American Library Association, 1986) Rapor devletin ürettiği bilgilere erişim konusunda güçlü yorumlar içermekte ve sürekli bir bilgi okumaz-yazmazlar alt sınıfı yaratmanın ulusal çıkarlara uygun olmadığı not edilmektedir Dahası, geleneksel ya da elektronik formattaki bilgi kaynaklarına erişimi sınırlanan kimselerin gerçek anlamda modern demokratik topluma ve serbest pazar ekonomisine tam ve etkin olarak katılım fırsatının ellerinden alındığı vurgulanmaktadır Bazı devlet bilgilerinin sadece elektronik ortamda erişilebilir olmasının, çok uzun süreden beri derleme kütüphaneleri yoluyla vatandaşların devlet bilgilerine erişimini sağlayan ve böylece toplumsal bir işlevi yerine getiren kütüphaneler için de bazı sonuçlara yol açacağı öngörülmektedir (Eaton, 1990: 117)

Elektronik bilgilere erişim konusunda Amerikan Kütüphane Derneği çalışmalarına devam etmiş ve son olarak Kütüphane Hakları Bildirgesini elektronik bilgilere, hizmetlere ve bilgi ağlarına erişim açısından yorumlamıştır (bkz Ekler) 24 Ocak 1996 tarihinde ALA Konseyi tarafından kabul edilen bu yorumda, kütüphane ve kütüphanecilerin varlık nedeninin, “düşüncenin kaydedildiği format ve teknoloji ne olursa olsun bir düşünceyi tanımlama, düzenleme, hazırlama ve erişimi sağlamakla bu hakların kullanımını kolaylaştırmak olduğu” vurgulanmaktadır Öte yandan, evrensel bir bilgi köyünde yaşadığımız halde, pek çok kişinin ekonomik koşullar, teknolojik olanaklar ve alt yapı farklılıkları yüzünden elektronik kaynaklara erişemedikleri, bunun da insanların “bilgiye sahip olanlar” ve “bilgiye sahip olmayanlar” (information “have’s” and information “have nots”) şeklinde iki sınıflı bir toplum yaratacağından endişe edilmektedir

Elektronik bilgi edinme özgürlüğü: Halen Amerikan Kongresinde Senatör Patrick Leahy’nin desteklediği “Elektronik Bilgi Edinmeyi Geliştirme Yasası” tasarısı gündemdedir Bu yasa tasarısı, ABD’de ilk kez 1966’da çıkarılan ve 1974 ve 1986’da bazı değişiklikler gören Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasasındaki maddelerin kapsamına elektronik bilgileri de sokmaktadır Örneğin, tasarıda elektronik formda yayımlanan kamuya ait bilgi ve belgelerin de dizinlenmesi ve kamunun yararına sunulması zorunlu hale getirilmektedir Elektronik bilgi edinme özgürlüğününün yasal düzenlemeye kavuşturulması konusundaki çalışmalar sürdürülmektedir

Bu kesimde elektronik bilgilere erişim ile bilgi edinme özgürlüğü üzerinde durduk Ancak konuyu daha da genelleştirecek olursak, teknolojinin, özellikle bilgisayar ağları yoluyla elektronik bilgilere erişmenin bilgi edinme özgürlüğü üzerine etkilerinin derinlemesine incelenmesi gerektiğini söylemek mümkündür Teknolojiye dayalı bilgi sistemlerinin vatandaşlar için oluşturduğu fiziksel, maddi, eğitimsel ve teknik engeller oluşturup oluşturmadığı ve varsa bunların neler olduğu araştırılmalıdır

Düşünce Özgürlüğü, Bilgi Edinme Özgürlüğü ve Kütüphaneler

Olsen (1994: 32) Cornell Üniversitesi Albert Mann Kütüphanesindeki elektronik kütüphane kurma çalışmaları bağlamında düşünce özgürlüğü ile bilgi erişim özgürlüğü arasındaki ilişkiyi şöyle açıklamaktadır:

Düşünce özgürlüğünün temeli, bilgiye erişim özgürlüğüdür Bu olmaksızın ne özgür araştırma, ne gerçeğin izlenmesi, ne de bilimin ilerlemesi gerçekleşebilir Üniversitede akademik topluluğun her üyesinin bilgi edinme özgürlüğünü ve bilgiyle ilgili tüm görüş açılarına erişimi garantileyen kurum kütüphanedir Bu erişim özgürlüğünü sağlama ve koruma kütüphaneye yol gösteren ideladir

Bu idealin izlenmesinde kütüphane şunları garanti eder:

Tüm kayıtlı bilgiler içeriğine önyargısızca yaklaşarak herkese sunulmalı;

Erişimi kısıtlanmaksızın ve ayrım yapmadan bilgi herkese eşitçe sunulmalı;

Kullanıcının kişilik hakları korunmalı, bireyler toplumca benimsenmeyen görüşleri izlemekte özgür olmalı ve ne okudukları açıklanmamalıdır;

Kullanıcıların ne yaptıklarıyla ilgili olarak bir kanaat, düşünce ileri sürülmemeli ve etkide bulunulmamalıdır

Bilgi edinme özgürlüğü ile ulusal bilgi politikaları arasındaki ilişkiler üzerinde bu zamana dek pek durulmamıştır Ancak ulusal bilgi politikalarında bilgi edinme ile ilgili konulara yer verilmesi gerekmektedir Bilgi edinme özgürlüğü veya sansürle ilgili konuların özelde profesyonel kütüphanecileri, genelde bilgi hizmetlerini hangi yönleriyle ilgilendirdiği ayrıntılı olarak irdelenmelidir (Kızılkan, 1988; Sağlamtunç, 1991) Örneğin, kütüphanelerin yayın seçme politikaları ile bilgi edinme özgürlüğü arasında ne tür bir ilişki söz konusudur? Kütüphanelerde ve bilgi merkezlerinde bulunan kullanıcılarla ilgili özel bilgiler veya tutulan kayıtlar herkese açık mıdır? Yakın geçmişte yaşanan bir olayda, Amerikan Haber Alma Ajansı CIA’nın, kütüphane kullanıcılarına ilişkin kayıtları incelemek istemesi büyük tartışmalar yaratmıştır Bilim, gizlilik ve bilgi edinme özgürlüğü arasındaki ilişkiler nelerdir? Bilgi edinme özgürlüğü ile akademik özgürlük arasında ne tür ilişkiler vardır? Hakemli dergilere gönderilen, ancak yayımlanması şu veya bu nedenle uygun bulunmamış makaleler kişilerin bilgi yayma ve dağıtım ile bilgi edinme özgürlüğünü nasıl etkilemektedir?

Bu bağlamda derleme yasaları ile bilgi edinme özgürlüğü arasındaki ilişkilere de kısaca değinmekte yarar görüyoruz Bilindiği gibi, derleme yasalarının temel amaçlarından bir tanesi de, vatandaşların, bir ülkede üretilen bilgilere ve yayımlanan kitap ve dergilere kolayca erişimine olanak sağlamaktır Belli kütüphaneler (Milli Kütüphane, Meclis Kütüphanesi, vd) tarafından toplanan derleme nüshaları kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır Böylece, dolaylı yoldan da olsa, halkın bilgi edinme özgürlüğü bir dereceye kadar sağlanabilmektedir

Ancak, ne yazık ki, derleme yasasının uygulanmasından kaynaklanan bazı sorunlar nedeniyle kütüphanelere düzenli olarak ulaşması gereken nüshalar, yerine ya hiç ulaşmamakta ya da zamanında ulaşmamaktadır Öte yandan, bazı nedenlerle derleme nüshaları yayımlanmalarından ancak üç-dört yıl geçtikten sonra duyurulabilmekte ve okuyucu önüne çıkarılabilmektedir Bu da vatandaşların, bu tür bilgilere zamanında erişememelerinden dolayı bilgi edinme özgürlüklerinin kısıtlanmasına yol açabilmektedir Derleme yoluyla derme geliştiren kütüphanelerimizin konuya bir de bu açıdan yaklaşarak bir an önce vatandaşların zamanında bilgi edinmelerine olanak veren sistemler kurmalarında büyük yarar vardır

Sonuç

Düşünce özgürlüğünün temel koşulu olan bilgi edinme özgürlüğü ile ilgili tartışmalar sürmektedir Batılı demokrasilerde bilgi edinme özgürlüğü büyük ölçüde garanti altına alınmış, bu toplumlarda kişi haklarının korunması ön plana çıkmaya başlamıştır Önemli sayıda ülkede ise bilgi edinme özgürlüğü çok yetersiz düzeyde gerçekleşebilmiştir Demokrasi ile doğrudan ilintili olan bu özgürlüğe gereken önemi vermek çağdaş devletlerin vazgeçilmez görevidir Çünkü bilgi edinme özgürlüğü düşünce özgürlüğünün, düşünce özgürlüğü de demokrasinin temel kaynağı ve güvencesidir

Kaynaklar

Bu yazıda bilgi edinme özgürlüğü konusuna belli başlı birkaç yönüyle değindik Ancak bilgi edinme özgürlüğü çok boyutlu bir konu olduğundan, bir bildiri çerçevesinde konuyu bütün yönleriyle ele almak hemen hemen olanaksız görünmektedir Bu bakımdan, bu bildiride sözünü edemediğimiz, ancak konuyla ilgilenenlerin başvurmak isteyebilecekleri kısa bir kaynakça hazırladık Bu kaynakçada yer alan çalışmalar konunun ne denli önemli olduğunu açıkça göstermektedir kanısındayız

1995 yılında yapılan XXXI Kütüphane Haftasının ana teması “Düşünce Özgürlüğünün Olmazsa Olmazı: Bilgi Edinme Özgürlüğü” idi Gerek Kütüphane Haftası için düzenlenen etkinliklere hazırlanmak, gerekse bu yayın için kullanmak amacıyla geniş bir literatür taraması gerçekleştirdik Aşağıdaki kaynaklardan da görüleceği gibi, bilgi edinme özgürlüğü oldukça “sıcak” bir konu Özellikle gelişmekte olan ülkelerde konunun hemen hemen her yönüyle (düğünce özgürlüğü, sansür, okuma özgürlüğü, özel yaşamda gizlilik, resmi kayıtların gizliliği, vd) ilgili kitap ve makaleler yayımlanmış Bizde ise bilgi edinme özgürlüğü konusundaki yayınlar yok denecek kadar az AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, AÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, İnsan Hakları Yıllığı gibi dergilerin yanı sıra birçok kaynak kitabı da gözden geöirmemize karşın konuyla doğrudam ilgili yazılara pek rastlayamadık Bulabildiğimiz konuya en yakın makalenin başlığı “Yönetimde Açıklık-Gizlilik Bilgi Alma Hakkı” idi

Aşağıdaki kaynakça kapsayıcı (exhaustive) olmayıp, son derece seçmeci davranılarak hazırlanmıştır Amaç, listelenen kaynakların çeşitliliğinden de anlaşılacağı üzere, konunun ne kadar kapsamlı olduğunu ortaya koymaktır Bilgi edinme özgürlüğü konusunda Türkçe literatürde de bu denli ayrıntılı çalışmalar yapılmasına bir nebze katkıda bulunur umuduyla bu kaynakçayı koymayı uygun gördük

Referanslar ve Kaynakça

Adler, Allan (1987) Using the Freedom of Information Act : a step by step guide Washington, DC : American Civil Liberties Union Foundation

Aliefendioğlu, Yılmaz (1991) “Temel hak ve özgürlükler açısından anayasa yarfısı”, Amme İdaresi Dergisi 24(3): 101-107

American Library Association Commission on Freedom and Equality of Access to Information (1986) Freedom and equality of access to information : a report to the American Library Association / Commission on Freedom and Equality of Access to Information; Dan M Lacy, chair Chicago : ALA

Barnes, Trevor (1980) Open up!: Britain and freedom of information in the 1980s London: Fabian Society

Bell, Robin and Helen Watchirs (1988 December) Freedom of information : the commonwealth experience Australian Journal of Public Administration 47(4)

Biggs, M (1990 Summer-Fall) “The impact of peer review on intellectual freedom,” Library Trends 39(1-2): 145-167

“Bill of Rights and Responsibilities for Electronic Learners,” (May-June 1993) EDUCOM Review 28(3): 24-27

Bloch, S et al (1994 December 5) “Can patients safely read their psychiatric records – implications of freedom of information legislation,” Medical J of Australia 161(11): 665-666

Bowron, A (1989 September 1) “Freedom to Read,” Canadian Library Journal 114(14): 221-221

Brady, Patricia [1991] The tension between Freedom of Information and Privacy Protection Acts for State Departments of Motor Vehicles Charlottesville, Va: Virginia Transportation Research Council

Braunstein, YM (1990 Summer-Fall) “Resolving conflicts between information ownership and intellectual freedom,” Library Trends 39(1-2): 126-131

Buschman, J (May 1994) “Librarians, self-censorship, and information technologies,” College and Research Libraries 55(3): 221-228

Casey, William L et al (1983) Entrepreneurship, productivity, and the Freedom of Information Act : protecting circumstantially relevant business information Lexington, Mass: Lexington Books

Cate, FH et al (1994 Winter) “The right to privacy and the publics right to know – Central purpose of the Freedom of Information Act,” Administrative Law Review 46(1): 41-74

“Düşünce özgürlüğü” (1984) Ana Britannica İstanbul: Ana Yayıncılık

Eagles, Ian et al (1992) Freedom of information in New Zealand Auckland; New York: Oxford University Press

Eaton, NL (1990 Summer-Fall) “Freedom and equality of access to information – The Lacy Commission Report,” Library Trends 39(1-2): 111-125

“Electronic Freedom of Information Improvement Act of 1995” (1995 July 28) (S 1090; 104th Congress, 1st Session, (Yasa tasarısının elektronik kopyası Kongre Kütüphanesi kataloğundan edinilebilir (telnet://locislocgov)

Emerging democracies and freedom of information (1995) Ed by Barbara Turfan et al London: The Library Association

Feinberg, LE (1989) “Managing the Freedom of Information Act and Federal information policy,” Government Information Quarterly 6(4): 345-363

Freedom of information and expression in Australia: a commentary by Article 19 on the report submitted to the United Nations Human Rights Committee by the government of Australia (1988) [London] : Article 19 Research Information Centre on Censorship

Freedom of information and expression in Ecuador : a commentary on the report submitted to the Human Rights Committee by the government of Ecuador (1989) [London] : Article 19 Research and Information Centre on Censorship

Freedom of information and expression in Guinea (1989) [London, UK] : Article 19 Research & Information Centre on Censorship

Freedom of information and expression in Hong Kong : a commentary by Article 19 on the report submitted to the Human Rights Committee by the government of the United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland (1988) [London] : Article 19

Freedom of information and expression in Iraq : a commentary by Article 19 on the report submitted to the United Nations Human Rights Committee by the Government of the Republic of Iraq London : Article 19 Research and Information Centre on Censorship,

Freedom of information and expression in Japan: a commentary on the report submitted to the Human Rights Committee by the Government of Japan (1989) [London, UK] : Article 19

Freedom of information and expression in the Central African Republic: a commentary by Article 19 on the report submitted to the United Nations Human Rights Committee by the government of the Central African Republic (1989) [London] : Article 19 Research & Information Centre on Censorship

Freedom of information and youth (1986) Jana Varlejs, editor Jefferson, NC : McFarland

Freedom of information trends in the information age (1986) Edited by Tom Riley and Harold C Relyea London, England ; Totowa, NJ : F Cass, 1983The information needs of a democratic society : proceedings of the Twelfth Annual Colloquium on Intellectual Freedom Los Angeles: University of California, Los Angeles, Graduate School of Library and Information Science

Gboyega, Banjo (1995) “Freedom of information in Nigeria”, in (Emerging, 1995: 135-143)

Gözübüyük, Şeref (1995) Yönetim hukuku 8 bası Ankara: Turhan Kitabevi

Grade, M (1994 May-June) “The state of the nation (Freedom of information and the freedom of secrecy in Britain,” Index on Censorship 23(1-2): 207-213

Hazell, R (1989 Summer) “Freedom of information in Australia, Canada and New-Zealand,” Public Administration 6(2): 189-210

Information, freedom of access and perestroika [teleconference videocassette] (1990) Riverside, Calif : UC Riverside Media Resources

Intellectual freedom manual (1989) Compiled by Office for Intellectual Freedom of the American Library Association Chicago: ALA

Kaboğlu, İbrahim (1993) “Düşünce özgürlüğü (Avrupa ölçütleri ve Türkiye) İnsan Hakları Yıllığı 45-53

Kavra, Erol (1989) “Montesquieu ve de Tocqueville’e göre demokrasi ve temel güvenceleri”, Amme İdaresi Dergisi 22(3): 75-83

Kızılkan, Zafer (1988) “Düşünce özgürlüğü ve kütüphanecilik”, Türk Kütüphaneciliği 2(4): 159-165

Mankekar, D R (1981) “Whose freedom? Whose order?: a plea for a new international information order by Third World Delhi : Clarion

Milevski, SN (1990 Summer-Fall) “Federal policy-making and national security controls on information,” Library Trends 39(1-2): 132-144

Molz, R Kathleen (1990) “Censorship: current issues in American libraries; Library Trends 39(1-2): 18-35

“Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu Kanuna bazı maddelerin eklenmesi hakkında 3233 sayılı Kanun!un iptali istemine ilişkin kararı” (Anayasa Mahkemesi Kararı) Resmi Gazete 14 Ağustos 1987 (No 19544)

“Political barriers to infirmation access,” (Special issue) (1983) Special Libraries 74(4)

Olsen, Jan (1994) “Introduction”, Library Hi Tech 12(3): 32-37

Protecting works of fact : copyright, freedom of expression, and information law (1991) Editors and contributors, Egbert J Dommering [et al] Deventer; Boston: Kluwer Law and Taxation Publishers

Riley, TB and D Goldberg (1993) “First Freedom of Informatiom Conference – Hungary,” Government Information Quarterly 10(3): 365-368

Sağlamtunç, Tülin (1991) “Kütüphanecilik açısından düşünce özgürlüğü ve sansür”, Türk Kütüphaneciliği 5(3): 93-99

Sarkaria, R S (Ranjit Singh) (1991) Freedom of information and official secrecy Bhopal : Makhanlal Chaturvedi Rashtriya Patrakarita Vishwavidyalaya

Threats to freedom of information (1985) Washington, DC : Media Institute

Tilson, JL (1993 May) “Freedom of information acts – invaluable resources,” Trial 29(5): 43-46

Timberlake, L (1989 July-August) “Freedom of information on the environment,” Index on Censorship 18(6-7): 6-7

Turfan, B (1995) “Introduction” in (Emerging, 1995: xiii-xiv)

Wilson, Des (1984) The Secrets file: the case for freedom of information in Britain today Foreword by David Steel London; Portsmouth, NH: Heinemann Educational

Woodward, Diana (1990) “A framework deciding issues in ethics” Library Trends 39(1-2): 8-17

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.