Claude Monet Kimdir? Dünyaca ünlü Fransız bir ressamdır. 14 Kasım 1840 yılında Paris’te doğmuş 5 Aralık 1926 tarihinde Fransa Giverny’de 86 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur. Oscar-Claude Monet veya Claude Oscar Monet olarak da bilinmektedir. Empresyonizm (İzlenimcilik) akımının kurucularındandır.Resim öğreniminden sonra bir süre geleneklere uygun resimler yaptı. 1874′te arkadaşları ile birlikte bir sergi açtı. Resmi sergilerden kovulan eserleri halkın karşısına çıkardılar. Monet’nin meşhur «Impression, Soleil Levant» (İzlenim, Doğan Güneş) adlı tablosu da bu aradaydı. Resimde mavi sisler arasında turuncu bir güneş lekesiyle onun sudaki hafif yansımasından başka hemen hemen hiçbir şey yoktu. Halk bu resimleri alaya aldı bu arada komedyen Leroy bu resimden «impressioniste» (empresyonist) diye bahsetti. Bu da genç ressamlara ad olup kaldı. Bundan sonra Claude Monet sadece manzara resimleri yaptı. Durgun, sessiz bir ömür sürdü. İçinden geldikçe çalıştı. Rouen Kilisesi’ne dair seri halindeki eserleri buna örnektir. Yaşlılığında eserlerinin para getirdiğini müzelerce kapışıldığını da gördü. Son günlerinde gözleri iyice görmez olmuştu. Monet’nin eserleri New York Metropolitan Museum, Modern Art Museum, British Museum, National Gallery, Louvre müzesi gibi dünyanın belli başlı müzelerinin en değerli hazineleri arasındadır. Saydam renklere, derin bir gökyüzüne, günün saatlerine göre değişen zamana önem vermiştir. Aşağıda Paris’de yer alan “Musée Marmottan Monet” müzesinde ki meşhur “İzlenim : Gün Doğumu” tablosu yer almaktadır. Tablo Claude Monet tarafından 1872 yılında yapılmıştır.

Çocukluğu ve gençliği
Adolphe ve Louise-Justine Monet’nin çocuğu olarak Paris’te dünyaya geldi. 1845’te, yani Monet beş yaşındayken, aile Normandiya’daki La Havre’a taşındı. Monet, Notre-Dame-de-Lorette kilisesinde Oscar-Claude olarak vaftiz edildi. Babası onun aile mesleği olan bakkallığa devam etmesini istiyordu, fakat annesi şarkıcı olan Claude sanatçı olmak istiyordu.
1851 nisanında, Monet Le Havre’da ortaokula başladı. Önceleri 10–12 Fransız frangı’na sattığı karakalem karikatürleriyle çevresinde tanındı. İlk çizgi derslerini, Jacques-Louis David’in öğrencisi olan Jacques-Francois Ochard’dan aldı. Bu dönemde, Eugène Boudin’le tanıştı. Boudin, Monet’ye yağlı boya kullanmayı ve açık ortamlarda resim tekniğini öğretti.
28 Ocak 1857’de annesi öldüğünde 16 yaşındaydı, okuldan ayrıldı ve dul teyzesinin yanına yerleşti.
Son dönem
Monet, 1876’da Ernest and Alice Hoschedé çifti ile tanıştı. İş adamı ve koleksiyoner Ernest Hoschedé, evi için dekoratif paneller sipariş etmişti. 1877’de iflas etmesi, empresyonist sanatçılar için ama özellikle Monet için büyük bir darbeydi. Vétheuil’de bir Ernest ve Alice Hoschedé çiftinin evine yazboyu beraber kalmak üzere Monet ve hasta eşi Camille çocuklarıyla beraber yerleşti ancak orada uzun süre kaldılar. Ernest Hoschedé zamanının büyük bölümünü Paris’te geçiriyordu. 1878’de Belçika’ya kaçtı.
Claude ve Camille’in ikinci çocukları Michael, 17 Mart 1878’de doğmuştu. Doğum ile iyice zayıf düşen Madame Monet 5 Eylül 1879’da tüberküloz sebebiyle öldü. Monet, onu ölüm yatağında resmetti. Camille’in ölümünden sonra Monet, Alice ile Vétheuil’de yaşamaya devam etti. Alice, kendi altı çocuğuyla birlikte Monet’in çocukları Jean ve Michael’e bakmaktaydı. 1891’de eşi Ernest’in ölümünden sonra Monet ile evlenmeyi kabul etti. 1892 yılının Temmuz ayında evlendiler.
Camille’in ölümünden sonra yas içindeki Monet, bir daha asla yoksulluk batağına düşmeme kararını vermişti ve en güzel eserlerini yaratmak üzere çaba harcamaya başladı. 1883-1908 yılları arasında, Akdeniz’i dolaştı ve pek çok doğa resmi yaptı. Önemli bir resim serisini İtalya Venedik’te yapmıştır. Ayrıca Londra’da iki önemli serisi olan Parlamento ve Charing Cross Köprüsü resimlerini hazırladı.
Alice, ve Claude Monet çocuklarla beraber 1881’de Poissy’e, 1883’te Vernon’a taşındılar ve son olarak Mayıs 1883’te Paris’ten 80 km. mesafedeki Giverny’e yerleştiler. Monet, burada bir ev ve bahçe kiraladı. Geri kalan ömrünün büyük kısmını sonradan satın aldığı bu yerde yeşerttiği bahçeyi resmederek geçirdi. İlk önce Ot yığınları serisini yaptı. Farklı yönlerden ve günün farklı saatlerinde ot yığınlarını resmetti. Son olarak da bahçseinin resmettiği Zambaklar serisini hazırladı. İkinci eşi Alice 1911’de, oğlu Jean 1914’de ölmüştür.
Monet, 1923’te katarakt sebebiyle iki kez ameliyat olmuştur. Katarakt olduğu süreçte yaptığı resimlerin genel olarak kırmızı tonlarda olduğunu görürüz, bu katarakt hastalarının görüş biçiminin karakteristiğidir.
Ölümü
Monet, 5 Aralık 1926’da, 86 yaşındayken akciğer kanseri nedeniyle ölmüş ve Giverny kilisesi mezarlığına gömülmüştür.
Empresyonizm nedir?
Empresyonizm, sözlükte “izlenimcilik” olarak tanımlanmaktadır
19. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan ve sanat dallarını ve özellikle resmi etkileyen akımdır. Doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefler. Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı objektif bir gerçek olarak değil, kendilerinde yarattığı izlenimi resme aktarırlar.

Resimde izlenimcilik, özellikle ışık ve renkten kaynaklanan görsel izlenimleri yansıtmayı hedefler. Resmedilen nesnelere veya olaydan çok günün belirli bir zamanına özgü ışığın sanatçı üzerinde yarattığı izlenimlere önem verilir.
.

Gençlik günleri ve ilk çalışmaları

Camille Pissarro, Virgin Adaları’nın başkenti olan Charlotte Amalie’de dünyaya geldi.[3] Babası Portekiz kökenli Fransız bir seferad olan Abraham Gabriel Pissarro, annesi ise Dominik Cumhuriyeti vatandaşı Rachel Manzano-Pomié idi. On iki yaşına kadar doğduğu şehirde yaşayan Pissarro, daha sonra yatılı bir okula devam etmek üzere Paris’e geldi. Tatillerini ise Charlotte Amalie’de geçirmeye devam etti. Eğitimini tamamlayınca, babasıyla birlikte çalışmak için geri döndü fakat asıl amacı ressam olmaktı. Babası bu isteğini reddedince, 1852 yılında Danimarkalı ressam Fritz Melbye ile birlikte Venezuela’ya kaçtı ve orada iki sene geçirdi. 1855 yılında Paris’e gitti. Orada içlerinde École des Beaux-Arts ve Académie Suisse’nin de yer aldığı birçok akademik enstitüde eğitim aldı. Eğitmenleri arasında Jean-Baptiste-Camille Corot, Gustave Courbet ve Charles-François Daubigny gibi isimler vardı. Corot, Pissarro’yu sanat yaşamının ilk günlerinde en çok etkileyen isim oldu. Pissarro 1864 ve 1865 Paris Salonu kataloglarında kendisini Corot’nun öğrencileri arasında saydı.[4]
İlk dönem çalışmalarının en başarılıları (bazen bir palet bıçağının yardımıyla) genişçe boyanmış, çoğunlukla Courbet’den esinlenerek çizilmiş doğa manzaralarıydı. Gene de bu eserlerde izlenimciliğin başlangıç aşamaları fark edilebilir.
Pissarro, annesinin hizmetçilerinden biri olan Julie Vellay ile evlendi. Çiftin sekiz çocuğu oldu. Bunlardan biri doğumda, biri ise dokuz yaşındayken öldü. Diğer çocukların hepsi büyüdüklerinde resimle ilgilendiler. En büyük oğlu olan Lucien, William Morris’in takipçilerinden biri oldu.

Sondönemi ve çalışmaları

Pissarro, Fransa köy ve şehir hayatına dair pek çok tablo yaptı. Hem Pontoise çevresine ait manzara resimleri hem de Montmartre görüntüleri resmetti. Olgunluk dönemi çalışmalarınde işçilere ve köylülere olan sempatisi fark edilebilir. Bu aynı zamanda ressamın politik eğilimlerinin de kanıtıdır. Sanatçı yaşlılığında Paul Cézanne ve Paul Gauguin’e akıl hocalığı yaptı. Cézanne’ın Pissarro’nun etkisiyle donuk renkleri bırakarak izlenimcilerin tercih ettiği parlak renklere geçtiği bilinmektedir.[6] Ayrıca Kaliforniyalı izlenimci Lucy Bacon’a eserleriyle ilham kaynağı oldu.
Pissarro’nun diğer izlenimciler üzerindeki etkisi hala tam olarak belirlenememiştir. Ressam, sadece izlenimci teoriye katkıda bulunmamış aynı zamanda zor kişiliklere sahip Edgar Degas, Cézanne ve Gauguin gibi isimlerle arkadaşlığına devam edebilmiş ve onların saygılarını kazanmıştı. Açılan sekiz izlenimci sergisinde de yer alan Pissarro, her ne kadar akımın en tanınan ismi Monet olsa da izlenimcilik tekniğini geliştiren ilk isimdir.
1885-1890 yılları arasında ressam, art izlenimci fikirleri tablolarında uyguladı. Kendisinin “romantik empresyonizm” adını verdiği tarzı terk ederek noktalama tekniğine geçti. Pissarro, bu tekniğe “bilimsel empresyonizm” diyordu. Yaşamının son yıllarında saf izlenimciliğe geri döndü.
Mart 1893’te Paris’te Durand-Ruel kendi galerisinde Pissarro’nun önemli 46 eserini Antonio de La Gandara’nın 55 eseriyle birlikte sergiledi. Eleştirmenler, Gandara’nın çalışmalarını takdir ederken Pissarro’nun sanatının artık daha az heyecan verdiğini iddia ettiler.
Ressam, 13 Aralık 1903’te Paris’te vefat etti ve Père Lachaise Mezarlığı’na gömüldü.[3] Pissarro, yaşamı boyunca çok az tablosunu satabildi. 2005 yılında ise ABD’de bazı çalışmaları 2 ile 4 milyon dolar arasındaki fiyatlara alıcı buldu.

claude-monet