Zamirler ve zarflar, konu anlatımı, cevap anahtarlı örnek testler

Zamirler ve zarflar, konu anlatımı, cevap anahtarlı örnek testler

ZARF (Belirteç)

Eylem ve eylemsilerin anlamlarını durum, zaman, yer-yön, nicelik ve soru kavramlarıyla etkileyen ya da sınırlayan ad soylu sözcüklere zarf(belirteç) denir.

iyi (düşün-), yarın (gel-), yukarı (çık-), çok (konuşan-), nasıl (çalış-)

Bu örneklerde “iyi”, “yarın”, “yukarı”, “çok”, “nasıl” sözcükleri sıfattır.

Kimi zarflar, eylem ve eylemsilerin dışında sıfat ve zarfların da anlamlarını etkiler:

Çok iyi insandı; ama çok iyi yaşayamadı.
zarf sıfat zarf zarf

Zarflar, sıfatlara çok benzerler; görevleri ikinci bir sözcüğün varlığına bağlıdır. Zarfların sıfatlarla ortak yönlerinden biri de ad çekim eklerini almayışlarıdır; çünkü bu ekleri aldıklarında zarf olmaktan çıkıp ad olurlar.

ZARF ÇEŞİTLERİ

1- Durum Zarfları
2- Zaman Zarfları
3- Nicelik(ölçü) Zarfları
4- Yer-Yön Zarfları
5- Soru Zarfları
6- Gösterme Zarfları

1- DURUM ZARFLARI

Bir eylem ya da eylemsinin yapılış biçimine açıklık getiren sözcüklerdir. Durum zarfları eylemlerin anlamını belirtiş özelliklerine göre çeşitlenir.

a) Niteleme Zarfları

Eylem ve eylemsileri niteleyen zarflardır. Niteleme zarfları eylem ya da eylemsilere yöneltilen “Nasıl?”sorusuna yanıt olurlar.

İyi düşünmeli, güzel konuşmalı.
Nasıl düşünmeli? (iyi)
Nasıl konuşmalı? (güzel)

UYARI: Niteleme zarfları, niteleme sıfatı göreviyle de kullanılabilen görece sözcüklerdir:

İyi düşünceleri vardı. (sıfat)
Güzel görüşleri vardı. (sıfat)

Özellikleri:

1. Genellikle soyut ve görece kavramlar olup nitelik anlamı taşırlar.

2. Kimi niteleme zarfları, anlamı pekiştirilmiş ya da kısılmış sözcüklerdir.

Adam upuzun yatıyordu.
Çarşafları tertemiz yıkadı.
Kapıyı hızlıca yıkadı.

Not: “ce” eki kimi zaman cümleye “benzerlik, yaraşırlık, özgülük” gibi anlamlar katar.

Arabayı delice kullanıyorsun. (gibilik)
Bana insanca davranıyor. (yaraşırlık)
Çocukça düşünüyorsun. (özgülük)

3. Kimi niteleme zarfları ikilieme veya edat öbeği biçimindedir.

Yine deli dolu konuşuyorsun.
Bugün hasta gibi görünüyorsun.

Not: Niteleme zarflarının anlamları nicelik (ölçü) zarflarıyla (çok, biraz, birazcık, oldukça…) pekiştirilir ya da kısılır.

Toplantıda çok güzel konuştunuz.
Biraz fazla çalışmamız gerekiyor.
Kapıyı birazcık hızlı kapayınız.
Benimle oldukça kibar konuşuyordu.

b) Kesinlik Zarfları

Eylemlerin yapılışına kesinlik anlamı katan zarflardır. Anlamlarını etkiledikleri eylemin, olumluluk ve olumsuzluğuna göre ikiye ayrılırlar.

a) Olumlu eylemleri etkileyenler: elbet, elbette, mutlaka, kuşkusuz…
b) Olumsuz eylemleri etkileyenler: asla, hiç, hiç mi hiç…

Kimi kesinlik zarfları olumlu ve olumsuz eylemlerle kullanılır: kesinlikle ne olursa olsun…

Kesinlikle haklısın. / Kesinlikle haksızsın.
Ne olursa olsun gitmeliydin / Ne olursa olsun gitmemeliydin.

UYARI:Kesinlik zarfları cümle başında kullanılabilir ve “Nasıl?”sorusuna yanıt olamaz.

Elbet, sen de seversin bir gün.

c) Olasılık Zarfları

Eylemlerin anlamlarına olasılık katan sözcük ve söz öbekleridir: belki, galiba bakarsın, olsa olsa, olaki, tut ki, say ki…

Bakarsın, gelmekten vazgeçerler.
Önümüzdeki hafta belki gelirler.

UYARILAR:

1. Kimi olasılık zarfları zaman anlamlı sözcüklere olasılık anlamı katar.

Olsa olsa yarın gelirler.

2. Yeterlik eylemlerinde “olasılık” anlamı olduğu için bu eylemleri olasılık zarflarıyla kullanmak dil yanlışı sayılır.

Belki seninle yine dost olabiliriz. (yanlış kullanım)

ç) Yaklaşıklık Zarfları

Eylemlerin anlamlarını etkileyen, ayrıca ölçü ve zaman zarflarına yaklaşıklık anlamı veren sözcüklerdir. Bu sözcükler ve öbekler anlatıma “tam değil ,ona yakın, biraz fazla ” gibi anlamlar katar: aşağı yukarı, şöyle böyle,hemen hemen…

Aşağı yukarı bir haftadır görüşmüyoruz.

UYARI: Bu zarfların geötiği sözcüklerde “tam” sözcüğünü kullanmak dil yanlışıdır.

Hemen hemen tam bir yıldır tanıışıyoruz. (yanlış kullanım)

d) Yineleme Zarfları

Daha önce gerçekleşen bir eylemin yinelenişini belirten zarflardır: yine, tekrar, ikide bir, bir daha, arada bir, ara sıra, bazen, bazı bazı…

Başım yine çok ağrıyor.
Sizi tekrar arayacağız.
İkide bir arayıp durma.
UYARI: “de” bağlacının kimi kullanımlarında yineleme anlamı görülür.

Seneye de sınava gireceğim.

e) Üleştirme Zarfları

Üleştirmeli sayı sözcüklerinin genellikle ikileme biçimlerinin eyleme yönelik kullanımlarıdır.

Teker teker konuşunuz.
Öğrenciler sıralara üçer üçer oturdu.

Not: Bunlar eyleme yöneltilecek “Nasıl?” sorusuna yanıt olabilecekleri için niteleme zarflarına benzerler.

f) Sınırlama Zarfları

Eyelem zaman ve ölçü bakımından sınır getiren sözcüklerdir: ancak, yalnız, artık, en az, en çok, en erken, en geç…

Bu zarfların kullanıldığı olumlu cümlelerin eşanlamlısı olumsuz olabilir.

Ankara’ya ancak saat onda gireriz. (Daha önce giremeyiz)
Yol en fazla üç saat sürer. (Daha fazla sürmez.)

UYARILAR:

1. “Ancak” ve “yalnız” sözcükleri iki yargıyı bağlarsa koşul bağlacı olur.

Size gelirim; ancak ders çalışacağız.
Arkadaşına gidebilirsin; yalnız erken döneceksin

2. “Artık” sözcüğü eylemin anlamını “bundan sonra” anlamıyla sınırlarsa zarftır.

Artık sevmeyeceğim.
Artık kimeseye inanmayacağım.

Bunlardan “yalnız” ve “artık” sözcükleri, ad ve sıfat göreviyle de kullanılabilir.

Ekmek artıklarını çöpe atmayınız. (ad)
Artık kumaşlardan paspas yapmış. (sıfat)
Yalnızın halinden yalnız anlar. (ad)

“Yalnız” niteleme zarfı da olur.

Koca evde yalnız oturuyor.

2. ZAMAN ZARFLARI

Eylem ve eylemsilerin yapılış zamanını belirten sözcüklerdir.

Dün geldi, bugün gitti, yarın gelecek.

Zaman zarfları eylemlerin anlamlarını geçmişe geleceğe ve içinde bulunduğumuz zamana bağlar.

Örneğin:

“Onunla görüştüm.” cümlesinde geçmiş zaman anlamı vardır; ama geçmiş zamanın sınırı belli değildir. Bu cümleye katacağımız”geçen yıl, geçen hafta, dün…” gibi sözler eylemin yapılış zamanını belirler.

Bu açıdan bakınca zaman zarflarını üç başlıkta toplayabiliriz.

a) Geçmişe İlişkin Zaman Zarfları

Geçmiş zaman eklerini almış eylemlerle kullanılan zaman adlarıdır: on gün önce, geçen hafta, dün… Bu sözcükler eylemin anlamını, zaman açısından sınırlar.

Ben de biraz önce girdim içeri.
Liseden yirmiyedi yıl önce mezun oldum.

b) Geleceğe İlişkin Zaman Zarfları

Bu zarflarkonuşma anının biraz sonrasından başlayarak belirsiz bir geleceğe kadar eyleme sınır getirirler: biraz sonra, yarın, gelecek hafta…

Hemen işe başlayalım.
İleride yine görüşürüz.

c) Şimdiye İlişkin Zaman Zarfları

Şimdiki zaman eki almış eylemlerle kullanılan zaman sözcükleridir. Eylemin konuşma anında sürdüğünü belirtirler: şimdi, şu anda, bugün, henüz…

Bugün çalışmıyorum.
Şimdi daha iyi anlıyorum.
Henüz hazır değilim.

UYARILAR:

1. Zaman zarfları, yükleme sorulan “Ne zaman?” sorusuna yanıt verirler.

Yanıt gelecek. (Ne zaman gelecek?)

2. Görevli sözcükler arasında kendi adıyla öğe olabilen sözcükler yalnızca zarflardır.

Dün görüştük. (Zarf Tümleci)
zarf yüklem

3.Zaman zarfı görevinden kullanılan sözcükler, sözcük türü açısından addır. Bu sözcükler yükleme yönelik kullanılırsa “zaman zarfı” görevi üstlenmiş olur. Yükleme yöneltilen “Ne zaman?” sorusuna yanıt olamayan ad sözcükleri ad görevini sürdürüyor demektir.

Yarın yine görüşürüz. (zaman zarfı)
Yarın, sizin çocuklar. (zaman adı)

4. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi zaman zarfları genellikle cümle başlarında bulunur.

5.Söz öbekleri (tamlamalar, ikilemeler, deyimler) zaman zarfı oluşturabilir.

Okullar gelecek hafta kapanıyor. (sıfat tamlaması)
Mayısın yirmisinde kutlarız. (ad tamlaması)
Gece gündüz yazarım. (ikileme)
Eli kulağında, gelir. (deyim)

6.Yükleme yöneltilen “Ne zaman?” sorusuna yanıt olan edat öbekleri, zaman zarfı tümleci olur.

Akşama doğru geldim.
Sabaha karşı uyandım
Sen, benden önce girdin.

3. NİCELİK ÖLÇÜ ZARFLARI

Azlık çokluk zarfları diye de adlandırılan bu zarflar, eylemlerin ve eylemsilerin anlamlarını ölçü açısından belirtirler. Bu zarfların bir diğer özelliği de sıfatların ve zarfların anlamlarını etkilemesidir.

Nicelik zarflarının başlıcaları şunlardır:

az, çok, çok az, pek az, pek çok, fazla, çok fazla pek fazla…

Bu zarflar, etkilediği sözcüğe yöneltilen “Ne kadar?” sorusuna yanıt olur. Nicelik zarfları eylemlerin, eylemsilerin, zarfların anlamlarını; eşitlik, üstünlük, en üstünlük ve aşırılık katkısıyla etkiler ve ölçümler:

1. Eşitlik Zarfları

“Kadar ve “denli edatlarıyla oluşan öbeklerdir.:

Benim kadar koşamazsın
Bu denli çalışmamıştım.

a) “Kadar sözcüğü ile oluşan öbekler, doğrudan bir ada yönelik olursa niteleme sıfatı görevi üstlenir:

Dağ kadar çamaşırı hemen yıkadı.
Bacak kadar çocuğun sözü dinlenir mi?

b) Bu, şu, o sözcükleriyle öbekleşen “kadar” edatı aşırılık anlamı kazanır.

O kadar sevindi ki…
Bu kadar konuşulmaz ki…

2. Üstünlük Zarfı

“Daha sözcüğüdür.

a) Sıfatlara üstünlük anlamı kazandırır:
Daha iyi bir dostluğumuz olsun isterim.

b) Zarflara üstünlük anlamı katar:
Senden daha hızlı okuyanı görmedim.

c) Eylemlere fazlalık anlamı katar.
Bu az, daha getir.

“Daha” sözcüğü;

1.”Henüz” anlamıyla zaman zarfıdır.
Babam daha uyanmadı.

2.”Bir” sözcüğüyle öbekleşince yineleme zarfı olur.
Bir daha deneyeceğim.

3. En Üstünlük Zarfı

“En” sözcüğüdür. Zarfların anlamına en üstünlük kurarak, söz konusu eylemden daha üstün bir eylem olmadığını belirtir.

En güzel konuşan sendin.

4. Aşırılık Zarfları

Eylemlerin anlamlarına doğrudan ya da zarflar aracılığıyla aşırılık katan sözcüklerdir. Bu sözcükler, ayrıca niteleme sıfatlarının anlamlarına da aşırılık katarlar.

Başlıcaları:

çok, çokça, pek, gayet, epey, epeyce, fazla, fazlaca, az, azıcık, biraz, birazcık, oldukça…

a) Eylemin anlamına aşırılık katarlar:
Niye böyle çok düşünüyorsunuz?

b) Zarfın anlamına aşırılık katarlar.
Siz fazla acımasız davranıyorusunuz?

UYARILAR:

1.”pek çok,daha çok,en çok, çok az, daha az, en az,” sözcükleri, pekiştirilmiş ölçü zarfları olup biçimce zarf öbekleridir.

2.”Alabildiğine,olabildiğince, olağanüstü, fevkalade, harikulade” sözcükleri de aşırılık bildirirler ve zarf görevi üstlenirler:

Şöför, otobüsü olabildiğince hızlı sürüyordu.

4. YER VE YÖN ZARFLARI

Eylem ve eylemsilerin gerçekleşme yerini ve yönünü belirten sözcüklerdir:

İçeri/dışarı, ileri/geri, aşağı/yukarı, öte/beri

Öğretmen içeri girdi.
Birazdan dışarı çıkacağım.
Doğru bildiğin yoldan geri dönmeyeceksin.

Yer ve yön zarflarının;
1.Sayıları sınırlıdır.
2.Karşıtları vardır.

UYARILAR:

1. Yer-yön zarfları, cümlede öğe açısıncan “zarf tümleci” adını alır. Bu sözcüklere zarf diyebilmemiz için bunların; eylemin yerini, yönünü göstermesi ve ad durum eklerini almamış olması gerekir:

a) “-ı” durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından belirtili nesne olur:
İçeriyi beğenmedim.

b) “-e” durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından yönelme dolaylı tümleci olur:
İçeriye girmeyeceğim.

c) “-de” durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından bulunma dolaylı tümleci olur:
İçeride çok gürültü var.

ç) “-den” durumuna girmiş biçimleri görev açısından ad, öğe açısından ayrılma dolaylı tümleci olur:
Yukarıdan sesler geliyor.

d)Bu sözcüklerin kimileri yalın biçimleriyle, yer-yön zarfı dışında, sıfat olarak da kullanılır:
Aşağı kat sessiz.

2.Bu sözcüklerin “-i” iyelik eki almış biçimleri, ya gerçek özne, ya da sözde özne göreviyle kullanılan adlardır:

a) Gerçek Özne:
İçerisi çok kalabalık.

b) Sözde Özne:
İçerisi beğenilmedi.

3.Bu sözcüklerin karşıtlarıyla kurulan ikilemeler, yer-yön zarfı olamaz:

Aşağı yukarı biliyorum. (yaklaşıklık zarfı)
İleri geri konuştu. (niteleme zafı)

5. SORU ZARFLARI

Eylem ve eylemsileri soru yoluyla belirten sözcüklerdir:
ne, nasıl, niçin, ne diye, ne zaman, ne kadar…

Bana ne bakıyorsun?
Bu kitabı nasıl buldun?
Niçin bu kadar geciktin?
Ne diye sana güvendim?
Ne zaman çalışacağız?
Ne kadar konuşacak?

Kullanılışları:

1. Genellikle eylem ve eylemsilere yönelik kullanılırlar. (Yukarıdaki örneklere bakınız.)

2. Kimi zaman öbekleşmiş biçimleriyle zarflara ve sıfatlara yönelik olurlar:

Ne kadar hızlı koşabilirsin?
Ne kadar geniş bir ev arıyorsunuz?

3. “Nasıl, ne zaman, ne kadar?” sorularının yanıtları da zarftır:

-Adresimizi nasıl buldun?
-Sora sora…

-Ne zaman görüşeceğiz?
-Yarın öğleden sonra…

-Ne kadar çalıştınız?
-Çok az…

4. “Niçin, ne diye?” soruları soru zarfıdır; ama yanıtları, “neden” ilgisi kuran “için” edatının oluşturduğu öbeklerdir:

-Niçin aramadınız?
-İşim çok olduğu için.

5. “Ne, ne diye, ne biçim?” soruları, eylemlerin, anlamlarını olumluyken olumsuz, olumsuzken olumsuzken olumlu yapar. Bu durumda cümle soru cümlesi olmaktan uzaklaşır:

Ne diye beklemedin? (beklemeliydin)
Ne bakıp duruyorsun? (bakma)
Ne diye gülüyorsun? (gülme)
Ne biçim oturuyorsun? (böyle oturulmaz)

6.GÖSTERME ZARFI

Eylem ve eylemsilere yönelik “işte” sözcüğüdür:

Sorduğunuz kişi işte geliyor!
İşte şimdi güzel olmuş!

UYARI:

Bu sözcük sıfat görevinde de kullanılır:

İşte şu adamdı, bana bağıran!

ZARFLARDA PEKİŞTİRME

Zarflarda pekiştirme iki yolla yapılır.

1.İkileme Yöntemi

İkilemeler, bir eylem ya da eylemsinin anlamını pekiştirmeli bir biçimde etkiler:

Her şeyi uzun uzun düşünmemiz gerekir.
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenleri.

UYARI:

İkilemeler bir ada yönelik olursa pekiştirilmiş sıfat görevi üstlenir:

Uzun uzun kalaslardan köprü yaptık.

2. “m,p,r,s” Yöntemi

Sıfatlarda olduğu gibi zarf görevi üstlenen sözcüğün ilk hecesi yukarıdaki ünsüzlerden uygun biriyle kapatılır ve önek biçiminde kullanılır:

Hırsızı kıskıvrak yakaladılar.
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde.
Gömleklerimi tertemiz yıkamıştı.
YAPILARINA GÖRE ZARFLAR

Zarflar, yapıları açısından dörde ayrılır.

1.Basit (kök) Zarflar

Zarf göreviyle kullanılan kök sözcüklerdir. Bunlar yapım ve çekim eki almamış zarflardır:
az, çok, pek, en, yarın, dün, daha, henüz, gece…

2.Türemiş Zarflar

Yapım ekleriyle biçimlenmiş zarf göreviyle kullanılan sözcüklerdir:
candan, dostça, soğuk… (davranıyor)

3.Bileşik Zarflar

Birden çok sözcüğün birleşip kaynaşmasıyla oluşmuş zarflardır. Bu zarflar bitişik yazılır:
bugün, niçin (ne için), nasıl (ne asıl), biraz, ilkönce…

4.Öbekleşmiş Zarflar

Değişik yollarla yanyana gelen ve zarf göreviyle kullanılan söz öbekleridir:
gece gündüz, hemen hemen, hemen şimdi, ikide bir, ara sıra…

Not: Sıfat olabilecek adların çoğu zarf göreviyle de kullanılabileceğinden, burada ayrıntıya inilmemiştir.

ZARFLARIN CÜMLEDEKİ GÖREVİ

1. Görevli sözcükler arasında yalnızca zarflar kendi adlarıyla öğe olur. Zarflara öğe açısından ” zarf tümleci” adı verilir.

a) Durum Belirten Zarf Tümleci

Durum zarflarından “nitelik” bildirenler “Nasıl?” sorusuna yanıt verir, diğerleri vermez:

Konuları inceden inceye gözden geçirdik. (Nasıl?)

b) Zaman Bildiren Zarf Tümleci

Seninle yarın akşam konuşuruz. (Ne zaman?)

c) Nicelik Bildiren Zarf Tümleci

Bu konuyu az çok biliyorum. (Ne kadar?)

ç) Yer-yön Bildiren Zarf Tümleci

Birazdan yukarı çıkacağım (Nereye?)

UYARI:

Yer-yön bildiren zarf tümleci, “Nereye?” sorusuna yanıt olur; ama bu srounun yanıtı, “-e” eki almamalıdır:

Nereye girdi? İçeri girdi.

2. Kimi edat öbekleri cümlede zarf tümleci olur:

Arabayı deli gibi sürüyordu. (Nasıl?)
Bana, özlem ile (özlemle) sarıldı. (Nasıl?)

ZAMİR (ADIL)

Adın yerini tutan sözcüklere ve eklere zamir (adıl) denir.

-Ali nerede?
-O, bugün işe gelmedi.

“O” sözcüğü Ali’nin yerini tuttuğuna göre zamirdir.

ZAMİRLERİN ÖZELLİKLERİ

1. Zamirler tek başına görev üstelenbilir.
2. Tür açısından ada bağlıdır.
3. Özel görevli sözcüklerdir.
4. Adın şu özelliklerini taşır:
a) Çoğul biçimleri vardır.
b) Durum eklerini alır.
c) İyelik eklerini alır.
ç) Tamlama eklerini alır.
5.Anlamından çok görev yönü ağır basar:
“Ben”; konuşan kişinin yerini tutar.
6.Kimi ekler zamir görevi üstlenip Sözcük değeri kazanır.
kalem-im = benim kalemim.
7.Cümlede her tür öğe olabilir.

A) ZAMİR BİÇİM VE TÜRLERİ

Sözcük Zamirler
Kişi Zamirleri
İşaret Zamirleri
Belgisiz Zamirler
Soru Zamirleri
Ek Zamirler
İyelik Zamirleri
İlgi Zamiri

SÖZCÜK ZAMİRLER

1.Kişi Zamirleri

İnsan adları yerine kullanılan zamirlerdir:
ben : sözü söyleyen kişi
sen : söz söylenen kişi
o : sözü edilen kişi
biz : bir topluluk adına söz söyleyen kişi
siz : söz söylenen kişiler
onlar: sözü edilen kişiler
Kişi Zamirlerinin Özellikleri

1. BEN:

a) Çoğulu “biz”‘dir. “-ler” çoğul ekini almaz.
b) Adın “-e” durumuna girince kökünde ses değişimi olur:
ben-e = bana
c) Tamlayan ve tamlanan eki “-im”‘dir:
benim canım, canım benim

2. SEN:

a) Çoğulu “siz”‘dir.”-ler” çoğul ekini almaz.
b) Adın “-e” durumuna girince kökünde ses değişimi olur:
sen-e = sana
c)Kimi zaman saygı, incelik nedeniyle “sen” yerine “siz” kullanılır.
Sizden bir ricam olacak. (saygı)

3. O:

a) Çoğulu “o-n-lar”‘dır. Araya yardımcı ses “n” girer.
b) İnsanda başka varlıklarda işaret nedeniyle kullanılır:
O, bana telefon etsin. (kişi zamiri)
O, hemen postaneye verilsin. (işaret zamiri)

4. BİZ:

a) Ayrıca çoğullanırsa abartma, övünme anlamı kazanır:
Bizleri hiç hesaba katmıyor musunuz?
b) Böbürlemek amacıyla “ben” yerine kullanılabilir

5. SİZ:

a) Saygı,incelik amacıyla yaygın biçimde “sen” yerine kullanılır.
b) Saygı nedeniyle “-ler” ekiyle bir daha çoğullanabilir:
Sizleri unutur muyuz hiç?

6. ONLAR:

a) İnsandan başka varlıklar için kullanılırsa çoğul biçimde işaret zamiri olur:
Onlar buraya gelsin! (kişi zamiri-çoğul)
Onlar çöpe atılsın! (işaret zamiri-çoğul)

UYARI:

Adların çoğul anlamıyla kişi zamirlerinin çoğul anlamı arasında önemli bir ayrılık vardır:

ağaç-lar: tek tek ağaçların toplamını anlatır.
siz: tek tek “sen”ler toplamını değil, içinde “sen”in de bulunduğu bir topluluğu anlatır.

“KENDİ” Sözcüğü:

a) Bu sözcük adlar gibi çekimlenir:

“-m,-n,-(s);,-imiz,-iniz,-leri” iyelik eklerini alarak; “ben – sen – o/ biz – siz – onlar” kişi zamirlerinin yerine kullanılır.

b) Kişi zamirleriyle aynı özellikleri taşır. Anlamca onlardan farkı yoktur.

Kendim yaptım. = Ben yaptım.

c) Bu zamire, eylemin etkisini öznenin üzerine çekebildiği için, dönüşlülük zamiri de denir:

Kendim yıkandım.

ç) Yerini tuttuğu kişi zamiriyle birlikte kullanılırsa özneyi pekiştirir ve cümleye fazladan anlam katar:

Bu elbiseyi ben diktim.
Bu elbiseyi ben kendim diktim.
(pekiştirilmiş özne)

İkinci cümlenin birinci cümleden anlamca farkı; “öznenin, işi kimsenin katkısı olmaksızın gerçekleştirdiğini” pekiştirmektedir.

Bu nedenle ” kendi ” sözcüğünün, yerini tuttuğu kişi zamiriyle birlikte kullanılması bir dil yanlışı değildir; ancak cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında az bir daralma olur.

d) 3.tekil ve çoğul biçimleriyle tamlanan olur.

Çocuğun kendisi söyledi.
Onların kendileri görüşecek.

e) Tamlayan ekini almaz.

Kendi evim daha güzel.
f) Bir soruya yanıt olursa, tamlanan genelde düşeceği için tamlayan ekini alır:

-Eviniz kira mı?
-Kendimizin. (evi)

Kişi Zamirlerinin Çekimi

TEKİL ÇOĞUL
1.kişi 2.kişi 3.kişi 1.kişi 2.kişi 3.kişi
Yalın ben sen o biz siz onlar
-i beni seni onu bizi sizi onları
-e bana sana ona bize size onlara
-de bende sende onda bizde sizde onlarda
-den benden senden ondan bizden sizden onlardan

Kişi zamirlerinde görev değişikliği olmaz. Kişi zamirleri her zaman kendi görevleriyle kullanılır.

2.İşaret (Gösterme) Zamirleri

Varlıkları yalnızca göstererek onların adlarını yerini tutan sözcüklerdir:
bu – şu – o / bunlar – şunlar – onlar
bura – şura – ora / buralar – şuralar – oralar

İşaret Zamirlerinin Özellikleri

a) Çoğulları vardır.

b) Tamlamada tamlayan olurlar.
bunun başı

c) Adın durumlarına girerler.
bu – n – u / bu – n – a / bu – n – da / bu – n – dan

“Öteki,beriki” sözcükleri de gösterme zamiri olarak kullanılabilir:

Bu kitap senin, öteki benim.

ç) Bu: Yakındaki varlığı gösterir.
Şu: Biraz uzaktaki varlığı gösterir.
O : Daha uzaktaki ya da görünmeyen varlıklar için kullanılır.
Öteki: Uzaktaki varlık.
Beriki: Yakındaki varlık.

UYARILAR:

1. “O” ve “onlar” hem işaret hem kişi zamiri olarak kullanılır.

Bunların anlam-görev ayrılıkları cümleden çıkarılır:

O, bizi değil onları çağırdı.(kişi zamiri)
O, onların arasına değil, şunların arasına konulacak.(işaret zamiri)

2. İşaret zamirleri, işaret sıfatlarıyla karıştırılmamalıdır:

Bu, bizim evimizdir. (Zamir)
Bu ev bizimdir. (Sıfat)

NOT: İşaret zamirlerinin yalın ve tekil biçimleri işaret sıfatı göreviyle de kullanılabilir. En önemli ayrım, işaret sıfatlarının eksik biçimde kurduğu tamlamalarda tamlayan durumunda olmasıdır.

O, genç adama yaklaştı. (Zamir)
O genç, adama yaklaştı. (Sıfat)

3.”Bura, şura, ora” işaret zamirleri, bir yeri işaret etme amacıyla kullanılan sözcüklerdir.

Burayı çok sevdim.

4. “Böyle,şöyle, öyle” sözcükleri, sıfat ya da zarf göreviyle kullanılabilen biçim, nitelik anlamlı sözcüklerdir:

Böyle adam görmedim. (Sıfat)
Bu rüzgar hep böyle esecek. (Zarf)

Bu sözcüklerin, “böylesi, şöylesi, öylesi” işaret zamiri sayılmaktadır:

Böylesini hiç düşünmemiştim.
Öyleleri ne anlar dostluktan.

5 “-ki” ilgi ekiyle türemiş (öteki,beriki) işaret zamirleri bir adla tamlama kurarsa işaret sıfatı görevi üstlenir:

Öteki araba benim. (Sıfat)
Öteki benim. (Zamir)

6. “Diğeri” zamiri yalın biçimiyle tamlama kurarsa işaret sıfatı olur.

Diğer çanta kimin? (Sıfat)
Diğeri kimin? (Zamir)

Asıl İşaret Zamirlerinin Çekimi

TEKİL ÇOĞUL
Yakın Uzak En Uzak Yakın Uzak En Uzak
Yalın bu şu o bunlar şunlar onlar
-i bunu şunu onu -ı -ı -ı
-e buna şuna ona -a -a -a
-de bunda şunda onun -da -da -da
-den bundan şundan ondan -dan -dan -dan

3. Belgisiz Zamirler

Hangi adların yerini tuttukları açıkça belli olmayan zamirlerdir.

Bazıları bu konuyu yanlış anlamış.
Birçoğumuz ona inanmıyoruz.

Yukarıdaki altı çizili sözcüklerin, hangi adların ve ne kadar varlığın yerine kullanıldığı belli değildir.

Belgisiz zamirlerin başlıcaları:

bazısı / bazıları, kimi / kimileri / kimisi
biri / birileri / birisi, başkası / başkaları
birçoğu / birçokları
birkaçı, hiçbiri, herkes, çoğu, hepsi
birazı, birtakımı, her biri, herhangi biri

Belgisiz Zamirlerin Özellikleri

1. Yukarıdaki zamirlere dikkat ettiğimizde “herkes” dışındakiler iyelik eki “-i” almıştır.

2.Belgisiz zamirlerin kimileri çoğullanabilirken kimilerinin yalnızca tekil biçimleri vardır.

UYARILAR:

1. “Kişi” anlamındayken ad olan “kimse” sözcüğü, “hiç kimse” anlamında kullanılırsa zamir olur:

İçeride oturan kimse neyin oluyor? (Ad)
İçeride oturan kimseleri gönder. (Ad)
Beni kimse anlamıyor. (Zamir)
Kapımı kimseler açmadı. (Zamir)

2. “O bu” ve “şu bu” ikilemeleri,varlıkların adlarının yerini belirsiz biçimde tuttuğu için belgisiz zamir sayılır.

Ona buna inanma!
Şuna buna aldırma!

3.”Öteki,beriki” ikilemesi de işaret anlamını yitirdiği için belgisiz zamir sayılır.

Öteki berikinin oyununa gelme.

4. Belgisiz zamirler tamlanan olursa tamlayan “-ın” eki yerine “-den” eki kullanılabilir:

Çocukların biri / Çocuklardan biri

5.Belgisiz zamirlerin yalın biçimi tamlayan olursa ortaya sıfat tamlaması çıkacağından belgisiz sözcük, “belgisiz sıfat” görevi üstlenir.

İnsanların bazısı nedense savaş istiyor. (Zamir)
Bazı insanlar nedense savaş istiyor. (Sıfat)

4.Soru Zamirleri

Adların yerini tutan anlamlı sözcüklerdir.

Kimi arıyorsunuz?
Neyi daha çok seversiniz?

Soru zamirlerinin başlıcaları:

kim / kimler,ne / neler,nere
kaçı / kaçımız / kaçınız
hangisi / hangileri / hangimiz / hanginiz
nereyi / nereye / nerede / nereden

Soru Zamirlerinin Özellikleri

1. Yukarıdaki soru zamirleri, ad çekim ekleri almış biçimleriyle de soru zamiri olarak kullanılabilirler.

kim / kimi / kime / kimde / kimden / kimin / kimler…

2. Soru zamirlerinin kimleri çoğullanılırken kimileri çoğullanamaz.

NOT: “hangimiz”, “hanginiz”, “kaçınız”, “kaçımız” soru zamirleri biçimce çoğul görünse de anlamca tekildirler.

3. Her soru sözcüğü soru zamiri değildir. Soru sözcükleri; soru zamiri, soru sıfatı, soru zarfı göreviyle kullanılır.

Niçin benden kaçıyorsun? (Zarf)
Nasıl bir ev arıyorsunuz? (Sıfat)
Size beni kim önerdi? (Zamir)

4. Soru zamirlerinin yanıtı ya addır, ya da yine zamirdir.

-Beni kim arıyor?
-Ahmet bey… (ad)
-Siz kimi arıyorsunuz?
-Sizi…(zamir)

UYARILAR:

1.”Kim” soru sözcüğü her biçimiyle soru zamiridir. Bu zamir, yalnızca tamlayan olarak kullanılır:

Kimin yazısı güzel?

2. “Kaçı” sorusu tamlayanı düşmüş tamlanan niteliğinde bir soru zamiridir:

Kalemlerin kaçı benim, kaçı senin?

Tamlayan öğe olarak da kullanılabilir.

(Kalemlerin) Kaçının ucu kırık?

3.” Kaçımız”, tamlayanı birinci çoğul çoğul kişi zamiri olan belirtili ad tamlamasının tamlananıdır.

Burada kaçımız kalacak? (bizim kaçımız)

Ayrıca tamlayan öğe olabilir:

Kaçımızın sözünü dinlediler ki?

4.”Kaçınız” tamlayanı ikinci çoğul kişi zamiri olan belirtili ad tamlamasının tamlananıdır.

(sizin) Kaçınız bu konuyu bilebilir?

“Kaçınız” sözcüğü, tamlayan göreviyle de kullanılabilir:

Kaçınızın arabası var?

5.”Hangisi” sözcüğü tamlanan durumunda bir zamirdir. Ayrıca tamlayan olabilir. “Hangi” sorusu, ancak soru sıfatı olarak kullanılır. “Hangisi” soru zamiriyle karıştırılmamalıdır:

(kitapların) Hangisi sizin? (soru zamiri – tamlayanı düşmüş)
Çiçeklerin hangisi daha güzel? (soru zamiri tamlanan)
Hangisinin tadı daha iyi? (soru zamiri – tamlayan)
Hangi ev sizin? (soru sıfatı)

6.”Hangimiz, “hanginiz”, “hangileri”, soru zamirleri; tamlayanı birinci, ikinci, üçüncü çoğul kişi olan tamlamalarda tamlanan olur:

Sizin hanginiz gideceksiniz?

Ancak bu soru zamirleri genellikle kişi zamiri olmaksızın kullanılır:

Hanginiz gideceksiniz?

Bu sözcükler tamlayan olarak da kullanılır:

Hanginizin evi daha yakın?

7. “Ne” soru zamiri, kişiler dışında kalan canlı, cansız varlıkların adlarını öğrenmek için kullanılır.

a) Çoğullanabilir: “Neler?”
b) Tamlayan ya da tamlanan oluşu iki biçimlidir:
Hasan’ın ne(y)i? / Hasan’ın ne(s)i?
NOT: “Niçin anlamına gelen “ne”, “neden” soruları zamir değil, zarftır. “Ne” sorusu bir adı belirtirse soru sıfatı olur:

Çarşıdan ne alacaksın? (zamir)
Ne bakıyorsun öyle? (zarf)
Ne gün geleceksiniz? (sıfat)

8. “Nere” sözcüğünün ad durum eki almış biçimleri zamir göreviyle kullanılır:

Nereyi daha çok seversiniz? (zamir)
Bu saate kadar nerdeydiniz? (zamir)

EK BİÇİMİNDEKİ ZAMİRLER

1.İYELİK ZAMİRLERİ

Eklendiği adı, kişi kavramına bağlayan; onun, kiminle ve neyle ilgili olduğunu belirten eklere iyelik zamirleri denir.

meleğim (benim meleğim)
Tanrım (benim Tanrım)

İyelik zamirleri şunlardır.

a) 1. tekil kişi için : -(i)m : kalem-(i)m
b) 2. tekil kişi için : -(i)n : kalem-(i)n
c) 3. tekil kişi için : -(s)i : silgi-(s)i
ç) 1. çoğul kişi için : -(i)miz : ev-(i)miz
d) 2. çoğul kişi için : -(i)niz : kent-(i)niz
e) 3. çoğul kişi için : -leri : okul-ları

Özellikleri:

1. İyelik zamirleri aslında tamlayanı kişi zamiri olan bir tamlamanın tamlanan ekidir. Tamlayan sözcük kullanılmayınca, iyelik zamiri ekleri kişi zamirinin yerini tuttuğu için, zamir görevi üstlenmiştir.

2. Üçüncü tekil kişi iyelik zamiri eki, ünlü ile biten bir ada eklendiği zaman araya “-s-” kaynaştırma ünsüzü girer:

Para-s-ı kalmamış.

UYARI:

3. Tekil kişi ve 3. çoğul kişi iyelik eklerinin sonundak “i”ler, adın “-i” durumu ile karıştırılmamalıdır; “-i” durumuna girmiş adlar belirtili nesen olurken, iyelik eki almış sözcükler özne olur:

Evi (evleri)yıktılar. (nesne)
Evi (evleri) çok güzel. (özne)

3. Birinci ve ikinci tekil – çoğul kişilerin iyelik zamirleri, ünsüzle biten bir ada eklendiğinde araya yardımcı ünlü girer.

2.”-Kİ” İLGİ ZAMİRİ

Adların yerini tutan “-ki” ekine ilgi zamiri denir.Bu ek hem bir adın yerini tutar, hem de yerini tuttuğu varlığın, kiminle ilgili olduğunu belirtir:

Benim-ki yazmıyor. (Bana ait olan kalem yazmıyor.)

Bunun nedeni, tamlananı düşmüş bir tamlama görüntüsü veriyor olmasıdır.

arkadaşım-ın kalem-i (arkadaşımınki)

UYARILAR:

1.”-ki” ilgi zamiri ünlü uyumlarına aykırıdır.

2.”-ki” ilgi zamiri, sıfat tamlaması kuran “-ki” ekiyle karıştırılmamalıdır:

Sende-ki mantık kimsede yok. (sıfat)
Senin-ki yanlış çıktı. (zamir)

3.”-ki” ilgi zamiri çoğul ekini üç değişik şekilde alır:

a) evin camları = evinkiler
b) çantaların sapı = çantalarınki
c) çocukların ayakkabılar = çocuklarınkiler

B) YAPILARINA GÖRE ZAMİRLER

Zamirler biçim yönünden dörde ayrılır.

1.Basit zamirler
2.Bileşik zamirler
3.Öbekleşmiş zamirler
4.Ek biçiminde zamirler

1.BASİT (YALINÇ) ZAMİRLER

Asıl basit zamirler, “ben, sen, o, bu, şu, o, ne…” gibi, genellikle tek heceli sözcüklerdir.

“Birisi, hangisi, kaçı, hepsi, başkası…” gibi ek alan zamirler de basit zamir sayılır. Çünkü aldıkları ekler, ad çekim eki olan ve tamlanan eki görevini üstlenen iyelik ekidir. İyelik ekleri sözcüğün kök özelliğini ortadan kaldırmaz. Bu zamirleri türemiş zamir saymak soğru değildir.

2.BİLEŞİK ZAMİRLER

Birden çok sözcüğün birleşmesiyle oluşan zamirlerdir.

birçoğu, birkaçı, birtakımı, hiçbiri

3.ÖBEKLEŞMİŞ ZAMİRLER

İkileme ya da başka yolla oluşmuş ve genellikle belgisizlik anlamı taşıyan zamirlerdir:

öteki beriki, şurdan burdan, herhangi biri, ne kadar, falan filan…

UYARI:

Bileşik zamirler bitişik yazılır, öbek zamirler ayrı yazılır ve öbeğin arasında virgül kullanılmaz.

4. EK BİÇİMLİ ZAMİRLER

İlgi zamiri “-ki” ve iyelik ekleri adların yerini tutarak görevli sözcük değeri kazanmış zamirlerdir. Bu durum, zamir dışındaki sözcüklerde görülmez.

C) ZAMİRLERİN ÖĞE OLUŞU

Zamirler adın yerini tutan sözcüklerdir. Bu nedenle, adlar hangi öğe durumlarına girebiliyorsa zamirler de genellikle o öğe durumuna girebilir.

Zamirler;

1.Özne olabilir:
Şiiri ben okudum.

2.Sözde özne olabilir:
Ben bekletildim.

3.Belirli nesne olabilir:
Müdür beni çağırmış.
Uyarı:Zamirler, addan farklı olarak, genellikle belirtisiz nesne olamaz.

4.Dolaylı tümleç olabilir:
O-n-a seslendiler. (yönelme d.t.)
O-n-da para kalmamış. (bulunma d.t.)
O-n-dan ödünç aldım. (çıkma d.t.)

5.Yüklem olabilir:
En değer verdiğim kişi sensin.

UYARILAR:

1.Zamirler edatlarla birleşerek edat öbeği kurar:

Seninle tartışamam. (edat tümleci)

2.Zamirler, genellikle belirtili ad tamlamaları ve zincirleme ad tamlamalarının içinde yer alırlar:

Kapının burası iyi boyanmamış.
Arkadaşlarından hangisinin yazısı daha güzel?

3.Zamirler, tamlanan durumunda bulunurlar:

İriyarı biri sizi arıyor.

Ders : Edebiyat

Konu : Zamirler ve zarflar, konu anlatımı, cevap anahtarlı örnek testler.
Kaynakça : Çeşitli Öss’ya hazırlık, konu anlatımlı test kitapları.
Tarih : Nisan 2002

Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Ödev Ödev