SUYUN ÖZELLİKLERİ

SUYUN ÖZELLİKLERİ : BÜTÜNLEŞTİRİLMİŞ BİR YAKLAŞIM

1 Gerekçe

Fen eğitim programlarına dünya çapında yapılan bir eleştiri, fenin bir bağlam içinde öğretilmediği şeklindedir. Kanunlar, ilkeler ve formüller, bunların günlük olaylarla ilişkisi kurulmadan öğretilmektedir. Bunun sonucunda, öğrenciler fen öğrenmenin önemini anlamamaktadır. Fen öğrenmeye karşı ilgilerini kaybetmektedirler çünkü fenin günlük hayatlarını nasıl etkilediğini anlamamaktadırlar.

İlkokul düzeyinde fen düşünüldüğünde bağlam dışındaki (decontextualized) fen öğretimi daha da önemlidir. Bağlam dışına çıkmak feni soyutlaştırır ve soyut fikirler ilkokul çocuklarının kavrama sınırları içinde değildir.

Daha yaşlı öğrenciler bile bağlam dışına çıkmaktan kaynaklanan soyutlama ile uğraşmak durumunda kalırlar. Bu bir trajedidir çünkü feni bir bağlama oturtmak onun öğrenilmesini hem kolaylaştırır hem de onu bütün öğrenciler için ilginç hale getirir.

Feni anlamlı bir bağlama oturtmanın yollarından biri, çevresinde çeşitli etkinliklerin düzenlenebileceği bir konu, bir kavram ya da bilimsel bir tema kullanan üniteler yaratmaktır. Bu etkinlikler, fen bilimleri tarihi, fenin kişisel kullanımı ve toplum üzerindeki etkileri gibi ihmal edilmiş alanlardan gelmektedir. Ayrıca, edebiyat, çeşitli sanat dalları, matematik ve sosyal bilgiler gibi ilkokulda öğretilen içerik alanlarından da gelmektedir.

Fen bu yolla öğretildiğinde, öğrenciler, fenin yaşamlarının her yönüne değindiğini ve fen öğrenmenin yaşamlarında bir fark yarattığını anlarlar. Pek çok öğretmen şunu diyeceklerdir: Feni bu şekilde öğretmek için yeterince zaman yoktur, su gibi bir konuyu bir çok deneylerle araştırmak ya da suyu merkezi düzenleyici tema olarak kullanan sosyal bilgiler, sanat dalları ve edebiyattaki derslerle fen derslerini ilişkilendirmek için işlenecek çok şey vardır. Bu tür bir düşünme seçkin bilim adamları topluluklarınca desteklenmemektedir. Aslında, A.B.D.’deki Ulusal Bilimler Akademisi (National Academy of Science) gibi en saygın topluluklar daha az sayıda fikri öğretip konuyu daha derinliğine ele almayı önermektedirler. Bu topluluklar ayrıca, kimya, biyoloji, fizik ve jeoloji arasındaki çizgileri daha belirsiz hale getirmeyi ve feni tarihsel, sosyal ve kişisel perspektiften öğretmeyi önermektedirler.

2 Gerekli bilgiler

Bu ünite su ile ilişkili bir çok bilim kavramını ele almaktadır. Yoğunluk, gözeneklilik
ve geçirgenlik, adezyon ve kohezyon, buharlaşma, yayılma, yerini aşma ve su üstünde durma bu kavramlardan en önemlileridir ve deneylerle doğrudan gösterilir.

Yoğunluk Yoğunluk bir maddenin birim hacminin kütlesidir. Yoğunluk önemli bir kavramdır çünkü cisimleri suyun üstünde tutan ya da batıran odur. Sudan daha az yoğun olan cisimler suyun üstünde yüzer daha yoğun olanlar ise batar! Suyun 1 santimetre küpünün kütlesi 1 gramdır. Suyun yoğunluğu : 1 g/cm3.

Çoğu ilkokul öğrencileri için yoğunluk kavranması güç bir fikirdir çünkü kütle ile ağırlık aynı şeyler değildir. Üzerindeki çekim gücü değişirse, bir cismin ağırlığı değişir. Bu nedenledir ki bir astronotun ağırlığı dünyadakinden daha azdır. Fakat astronotların kütlesi değişmez çünkü kütle bir cismi harekete geçirmek ya da durdurmak için ona uygulanan kuvvetin miktarı olarak hesaplanır. Bir trenin kütlesi bir otomobilinkinden daha büyüktür çünkü onu harekete geçirmek ve harekette iken durdurmak için daha çok kuvvet gerekir. Kütlenin ölçülmesi ölçülecek cisim bir kefeye standart kütleler öbür kefeye konarak genellikle kollu terazi ile yapılır. Kütlenin tanımı ve kütlenin ölçülmesi geleceğin öğretmenlerinin anlaması için önemli fikirlerdir fakat onların öğretim yapacağı küçük öğrenciler için değildir. İlkokul öğrencileri, hangi cisimlerin yüzeceği hangilerinin batacağını kestirme yoluyla kütle ve hacim ve dolayısıyla yoğunluğun arasındaki ilişkinin sezgisel bir kavramını elde etmeye başlamışlardır.

Gözeneklilik ve geçirgenlik Toprağın gözenekliliği içinde suyla doldurulabilecek küçük gözeneklerin sayısına bağlıdır. Toprak sıkıştırılmışsa gözenekler küçülür. Bu da onun su tutma kapasitesini azaltır. Genellikle, bir toprağın gözenekliliği düşükse geçirgenliği de düşüktür. Geçirgenlik, topraktan geçen suyun miktarıdır. Yüksek gözeneklilik her zaman yüksek geçirgenlik demek değildir, çünkü gözeneklerin büyüklüğü ve yüzeylerin moleküler çekimi de geçirgenliği etkiler. Kil ve çok miktarda kil içeren toprakların gözenekliliği yüksektir fakat geçirgenliği düşüktür çünkü gözenekler çok küçüktür. Kum ve kumlu topraklar büyük gözeneklere sahiptir ve oldukça geçirgendir. Su, kum ve kumlu topraklardan kolaylıkla geçer. Çakılın gözenekleri çok büyüktür ve çok miktarda su çakıldan geçebilir. Çok miktarda çürümüş bitki artıkları içeren topraklarda çok sayıda gözenek vardır fakat geçirgenlik orta derecededir.

Bu iki kavram ilkokul öğrencileri ve öğretmenlerinin anlaması açısından kolay kavramlardır çünkü toprağın sıkışıklılığı ve kompozisyonu gözlemlenebilir. Geleceğin öğretmenleri ve daha büyük ilkokul öğrencileri için de bilimsel terminoloji uygundur fakat daha küçük çocuklardan araştırdıkları materyallerin su tutma özelliklerini betimlemek için kendi terminolojilerini icat etmelerini isteyebilirsiniz.

Adezyon ve kohezyon Su yüksek kohezyona sahiptir. Kohezyon bir damla suyu bir arada tutar ve onun akmasını sağladığı kadar ona yuvarlak bir şekil verir. Su yüksek adezyona da sahiptir. Yani su molekülleri, diğer maddelerin molekülleri tarafından çekilir. Su molekülleri ile cam molekülleri arasındaki adezyon özellikle çok güçlüdür. Bunun sonucunda, bir bardağa su doldurduğunuzda, su bardağın kenarlarında hafifçe yükselir. Bu suyun yüzeyine bir u şekli verir ve sıvının doğru olarak ölçülmesinde güçlük çıkarır. Bu olay ince borularda daha önemli olur. Suyun bu iki hareketli özelliği ve bunlarla ilgili olgular ünitedeki etkinliklerde tekrar tekrar görülecektir ve bu nedenle gerekli özen gösterilmelidir.

Buharlaşma Dünya üzerindeki suyun miktarı zamanla çok az değişir. Su buharlaşmayla biçim değiştirir. Buharlaşma sıvının gaza dönüştüğü bir süreçtir. Sıvı halindeki suyun moleküllerini su buharı moleküllerine dönüştürmek için ısı enerjisi gereklidir. Bu enerji suyun çevresinden gelir. Bu nedenle, meyveleri kuruturken süreç sıcak güneşli günlerde soğuk bulutlu günlerden daha hızlıdır. Geleceğin öğretmenleri ile çalışırken, buharlaşma ile yoğunlaşma süreçleri arasında farkı belirtmek de yararlı olabilir, çünkü bu iki fikir sık sık birbiriyle karıştırılır. Pek çok insan kaynayan sudan çıkan buharın, yoğunlaşmadan çok buharlaşmanın sonucu olduğu yanlış anlayışına sahiptir. Tekrarlarsak, bu kavramlar bu üniteyi öğretmek için geleceğin öğretmeninin anlaması için gereklidir. Fakat, bunlar ilkokul öğrencilerinin anlayamıyacağı kadar soyuttur çünkü buharlaşma süreci görülemez. Görülebilenler zamanla meyvede olan değişiklik ve meyvede ölçülebilen su kaybıdır. Bu iki gözlem, ilkokul çocuğunun, kendi bilişsel gelişme düzeyine uygun olmayan hal değişmeleri ve enerji ile karıştırmaksızın, sezgisel buharlaşma anlamı geliştirmesine yardım edecektir.

Yayılma Yayılma bir maddenin, diğerinin içinde hareket etmesidir. Farklı yoğunluktaki sıvılar dikkatli olarak suyun içine konulduğunda, hemen suyla karışmazlar. Böylece, daha yoğun sıvıları renklendirerek onların su içindeki hareketlerini ya da yayılmalarını görmek mümkündür. Yayılma, moleküllerin yüksek yoğunluktaki alanlardan düşük yoğunluktaki alanlara doğru hareket etmesi süreci olduğundan, sonuçta, tuzlu su gibi yüksek yoğunluktaki herhangi bir sıvı tatlı suya konulduğunda, onunla karışır. Yayılma hızı, işe karışan iki sıvının yoğunlukları ve ısı dereceleri dahil çeşitli şeylere bağlıdır. Sıvıların yayılma nedeni burada verilen türdeki deneylerle kolayca somut hale getirilebilir. Geleceğin öğretmenleri ve ilkokul öğrencileri tuzun yoğunluklarını değiştirip daha sonra bu çözeltilerin saf sudaki hareketlerini gözlemleyebildiklerinde, ya da en yoğundan en az yoğuna doğru yoğunlukları katmanlar haline getirebildiklerinde olgular için kolayca elde edilebilir kanıtlara sahip olurlar.

Yer değiştirme Sıvılarda yer değiştirme üzerinde çalıştığımız zaman, suyun içine batırılan bir cisim tarafında bir yana itilen su ile ilgileniriz. Yer değiştirme genellikle kabın içinde yükselen suyun miktarı ile ölçülür. Suyun yer değiştirmesini üzerinde çalışırken, insanlar genellikle küçük ve ağır bir cismin mi yoksa büyük ve hafif bir cismin mi dah çok ya da daha az suyun yerini değiştireceğini kestiremezler. Ağırlığın mı yoksa büyüklüğün mü kritik değişken olduğuna karar vermede zorluk çekerler.

Piaget’ nin klasik bir deneyi çocuklara bunun aynısı bir problemi sunmaktadır. Onun sonuçlarına göre, Piaget küçük çocukların bu iki cisimden hangisinin daha çok suyu yükselteceğini kestirmede büyük güçlük çektiği sonucuna varmıştır. Hatta bazı yetişkinlerin bile yer değiştirmeyi bütünüyle anlamakta güçlükleri vardır. Onun için geleceğin öğretmenlerinden bazılarının anlamada güçlüğü olursa sürpriz olmaz. Sonuç olarak, yer değiştirme ile ilgili ders, bu kavramı araştırmaları ve yer değiştirme ile ilgili sezgisel bir kavram geliştirmeleri için ilkokul öğrencilerine pek çok olanak sağlamak amacıyla tasarımlanmıştır.

Suyun üstünde durma Suyun üstünde durma bazen arşimet ilkesi olarak adlandırılır. Bu ilkeye göre suyun kaldırma kuvveti içine konan cismin su içindeki kısmının hacmine eşit hacimdeki suyun (yer değiştiren suyun)ağırlığına eşittir. Başka bir şekilde söylersek, yüzen cismin aşağıya doğru uyguladığı kuvvet suyun yukarıya doğru olan kaldırma kuvvetine eşittir.

Suyun kaldırma kuvveti vardır çünkü suyun derinliği arttıkça sudaki basınç artar. Bunun sonucu olarak, suyun içine bir cisim koyduğunuzda cismin tabanındaki basınç yüzeyindeki basınçtan daha fazla olacaktır. Suya konulan bir cisim batarsa, bu cismin ağırlığı bu cisme uygulanan kaldırma kuvvetinden büyüktür.

Bir küçük tahta parçası bir leğen suyun dibine batırılıp bırakıldığında suyun yüzeyine doğru hareket eder. Odun parçası, kaldırma gücü ağaç parçasının ağırlığına eşit oluncaya kadar yukarıya çıkmaya devam eder. Sonra odun parçası suyun üstündedir ya da statik dengededir.

Açıkça görülüyor ki geleceğin öğretmenleri için suyun üstünde durmanın ilkelerini anlamak önemlidir, fakat bu düşünceler ilkokul öğrencileri için çok soyuttur. Bir tahta parçasını yukarı kaldıran, görünmeyen güç fikri onlar için bir anlam taşımaz. Diğer yönden, farklı biçim, büyüklük ve ağırlıkta batan ya da yüzen çeşitli cisimlerle tekrarlanan deneyler ilkokul çocuğunda kaldırmayla ilgili sezgisel bir anlayış geliştirilebilir.

ETKİNLİK 13.1 SU DAMLALARI

İçerik

Bu etkinlik, su damlacığının, mumlu kağıt üzerinde konduğunda aldığı şekil nedeniyle oluşan büyütme özelliği kadar adezyon ve kohezyon özelliklerini de vurgulamaktadır. Müzik yapmak dahil, suyun pekçok amaca hizmet ettiği fikrini ortaya koyarak bütünleştirme sürecine de başlamaktadır.

Bu etkinlik nasıl öğretilmeli?

Bu etkinliğin amacı su temasını tanıtmak ve suyun özelliklerinden bazılarını bulmaya çalışmaktır. Etkinlik ikili ya da küçük gruplar halinde çalışmaya uygundur. Madeni para ve fincanla yapılan etkinlikler suyun taşması nedeniyle dökülmelere neden olabilir. Bu döküntüleri silecek materyalleri yakında bulundurun.

Bütünleştirme etkinliğini atlamayın. Bu yapılmazsa ünitenin tüm amacı engellenmiş olur. Müziksel etkinliği yaptıktan sonra, suyun özellikleri üzerindeki çalışmaları diğer içerik alanlarına doğru nasıl genişleteceklerini tartışmalarını aday öğretmenlerden isteyebilir ve bütünleştirilmiş yaklaşımın gerekçesini sunabilirsiniz.

Sorular

1 Suyun en belirgin özelliği nedir?
2 Suyun birikme davranışını nasıl açıklarsınız?
3 Hangisi daha hızlı hareket ediyor? Büyük damlalar mı küçük damlalar mı?
4 Damlalar birbirlerine yaklaştırıldığında niçin birleşiyorlar?
5 İlaç damlalığı suyun üzerinde hareket ettirildiğinde, suyun davranışını nasıl açıklıyorsunuz?
6 Niçin bulduğunuz sonuçlar ile kestirdikleriniz arasında bu kadar bir fark oluştuğunu düşünüyorsunuz?
7 Farklı kaplardaki su aynı şekilde mi davranıyor?
8 Madeni paranın su tutma kapasitesini etkileyen ne olabilir?
9 Farklı türdeki sularda ne gibi farklılıklar not ettiniz?

Değerlendirmeler

İkili ya da küçük gruplar halindeki çalışmanın gözlemleri.
Özelliklerin açıklamalarıyla birlikte suyun özelliklerinin yazılı betimlemesi.
Sınıf tartışmaları.
Şişelerle başarılı bir şekilde yapılan terazi.
Suyla ilgili temayla bütünleştirmeyi teşvik eden ilgili fen alanları ve diğer içerik alanlarındaki etkinliklerin yazılı bir listesi.

ETKİNLİK 13.2 SUYUN YER DEĞİŞTİRMESİ

İçerik

Bu etkinlik suyun yer değiştirmesini ve yoğunluğu vurgulamaktadır. Aday öğretmenlerin kütle, büyüklük ve yer değiştiren su ve kütle ve hacmin yoğunlukla olan ilişkisini görmelerine yardımcı olmaya çalışmaktadır.

Bu etkinlik nasıl öğretilmeli?

Hernekadar bu etkinlik aday öğretmenlerden bazı matematiksel hesaplamalar yapmalarını istemekteyse de, onların yer değiştirme olgusu ile ilgili sezgisel bir duyu oluşturmaları daha önemlidir. Sezgisel düzeyde olgunun anlaşıldığını gördüğünüzde, yoğunluğun hesaplanmasına devam edip, bulunan ilişkileri grafik haline getirebilirsiniz. Bunlar ilkokul öğrencilerinin kavraması için zor olan ilişkiler grubu olduğundan, geleceğin öğretmenlerinin ilkokul öğrencilerinin bilişsel gelişme düzeylerini ve bunun bu dersin öğretiminde getireceği sonuçları tartışmalarından emin olmalısınız. Özellikle, küçük ve daha büyük ilkokul öğrencilerine uygun değişikliklerin nasıl yapılabileceğini tartışabilirsiniz.

Bütünleştirme etkinliği, geleceğin öğretmenlerine Gılgamış Destanı ile ilgili sorular sorarak başlatılabilir. Daha sonra destan tekrar okunup tartışılmalıdır. Tartışma bu öykünün bütünleştirici bir etkinlik olarak nasıl kullanılabileceği ve başka hangi öykü, efsane ya da şiirleri kullanabilecekleri üzerinde yoğunlaşmalıdır. Türk tarihi ile olan ilişkisini ve suyun bu tarihteki önemini vurgulayınız.

Sorular

1 Kütle ve boyut sabit tutulduğunda taşan suyla ilgili olarak not ettiğiniz şeyler nelerdir? Kütle ve boyut gerçekten de sabit mi?
2 Taşan sudaki artışla hacimdeki artış arasında bir oran var mı? Ya taşan suyla kütle arasında?
3 Grafikleriniz size ne öneriyor?
4 Deneysel hatayı hesaba nasıl katarsınız?
5 Öz kütle nedir? Öz kütleyi, verilerinizi kullanarak anlatın.

Değerlendirmeler

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

İkili ya da küçük gruplar halindeki çalışmanın gözlemleri.
Büyüklük ve kütlenin suyun yer değiştirmesiyle olan ilişkisinin yazılı betimlemesi ya da yoğunluğun tanımı.
Sınıf tartışmaları.
Veri formlarının doğruluk ve bütünlük açısından kontrol edilmesi.
Su temasını içeren öykü, efsane ve şiirlerin yazılı listesi.

ETKİNLİK 13.3 SU ÜSTÜNDE YÜZME

İçerik

Bu etkinlik yoğunluk kavramını pekiştirmek kadar su üzerinde durma kavramını tanıtmak için tasarımlanmıştır. Cisimlerin niçin battığı ya da yüzdüğü her zaman açık değildir. Örneğin, okyanuslarda seyreden büyük gemiler suyun üstünde durmakta ve bir metal kaşık küçük bir su leğeninde batmaktadır. Suyun üzerinde durma kavramının geliştirilmesinde batanlarla yüzenleri sınıflandırma önemlidir.

Bu etkinlik nasıl öğretilmeli?

Yüzebilirlik bağlamı, birçok araştırma sağlamaktadır. Etkinliğe, nesneleri basit bir şekilde karşılaştırma denemesiyle başlayabiliriz. Birçok nesnenin yüzüp yüzmediğini test etme, bu teste dayanan bir sınıflandırma sistemi doğurur. Hem katı nesneler hem de sıvı nesneler, çok geniş aralıkta araştırmaların tasarlanabileceği birçok değişken sunar. Hacim ve yoğunlukla ilgili kavramalar, farklı düşünce seviyelerindeki deneyler için olasılıkları arttırır. Yüzebilirlik, küçük çocukların kavrayabileceği kolaylıkta bir kavram değildir. Bu yüzden pekçok deney, anlam oluşturmaya yardım eder.

Geleceğin öğretmenleri bu etkinliği tamamladıktan sonra, kaldırma kuvveti ile ilgili bir tartışma yapmak isteyebilirsiniz. Tartışma, daha sonra bu soyut fikrin ilkokul öğrencileri için niçin uygun olmadığına, fakat hangi cisimlerin battığı hangilerinin yüzdüğünün ise uygun olacağına yönlenmelidir. Matematiksel hesapların daha büyük ilkokul çocukları için uygun olacağını, fakat hesaplamaların deneylerden daha çok vurgulanmasının soyutluk düzeyini artıracağını vurgulamalısınız. Gerçek amaç ilkokul öğrencilerinin sezgisel bir anlayış geliştirmesine yardımcı olmaktır.

Bütünleştirme etkinliği ev ödevi olarak verilebilir. Geleceğin öğretmenleri çölde yaşayan bir grup insanın yaşam tarzlarını inceleyip sınıfa rapor edebilirler. Çeşitli raporlardan alınan veriler yaşam tarzlarındaki ortak yönler grafik şeklinde temsil edilebilir. Çöldeki yaşamı gösteren resimler, duvar resimleri ve diğer sanat yapıtları bu bütünleştirmeyi güçlendirebilir.

Sorular

1 Yaptığınız kestirmeleri gerçek sonuçlarla nasıl karşılaştırırsınız?
2 Kabuğu soyulmamış ve soyulmuş portakalların ortalaması nedir?
3 Ölçümlerinizi hangi etkenler etkiliyor?
4 Sonuçları nasıl açıklarsınız?
5 Beklenmeyen sonuçların olabileceği diğer olasılıkları söyleyin.

Değerlendirmeler

ikili ya da küçük gruplar halindeki çalışmanın gözlemleri.
Batanların ve yüzenlerin ve bunların batma ve yüzme nedenlerinin yazılı betimlemeleri.
Sınıf tartışmaları.
Veri formlarının doğruluk ve bütünlük açısından kontrol edilmesi.
İnsanların çöl yaşamına nasıl uyum sağladıklarına ilişkin yazılı rapor.
Çöldeki yaşamı temsil eden grafik yada orijinal resim.

ETKİNLİK 13.4 YAYILMA

İçerik

Bu etkinlik çeşitli derişiklik sıvıların saf suda yayılmalarının özelliklerini araştırmak için tasarımlanmıştır. Ayrıca, çeşitli derişimlerin ve ısı derecelerinin yayılma hızı üzerindeki etkilerini de incelemektedir. Tekrar söylersek, yoğunluk fikrinin ek olarak pekiştirilmesini sağlamaktadır.

Bu etkinlik nasıl öğretilmeli?

Bu etkinlik, yeterince temizleme materyali sağlanmamışsa, karşıklığa ve kirlenmeye yol açan bir başka etkinliktir. Etkinlik tamamlandıktan sonra, derişikliği yüksek olan alanlardan düşük olan alanlara doğru moleküllerin hareketi olgusu üzerindeki tartışmaya az zaman ayrılmalı ve zamanın çoğu bu etkinliğin ilkokul öğrencilerine neler öğretilebilceği konusundaki tartışmaya ayrılmalıdır. Tartışma, ilkokul sınıflarında bu etkinliğin nasıl yönetilebileceği ve büyük ve küçük çocuklar için nasıl değiştirilebileceği konuları üzerinde yoğunlaşmalıdır.

Bütünleştirme, bir sonraki derste sunulacak bir izleme raporuyla birlikte ev ödevi olarak verilebilir. Aday öğretmenler raporlarını ikişer ikişer ya da gruplar halinde hazırlayabilirler ya da grup sudan kaynaklanan belli bir hastalıktan sorumlu tutulabilir.

Sorular

1 Sıvının yoğunluğu, bir maddenin yayılımında nasıl bir etken olmaktadır?
2 Hangi kaptaki suyun yoğunluğu en fazladır?
3 Pipetin içinde bulunan farklı renkteki sıvılar hangi sıradadır?
4 Yoğunluğu nasıl açıklarsınız?
5 Hacim, bir sıvının yoğunluğunda nasıl bir etken olmaktadır?

Değerlendirmeler

Sınıftaki çalışmaların gözlemleri.
Sıvıların, ayrı kalmalarına izin veren sıranın yazılı betimlemesi.
Sınıf tartışmaları.
Yayılma kalıplarının bilgi formları.
Sudan kaynaklanan bir hastalığın keşfi ve kontrolu ile ilgili yazılı rapor.

ETKİNLİK 13.5 YİYECEKLERİN İÇİNDEKİ SU

İçerik

Bu etkinlik, aday öğretmenlere yiyeceklerin su içerdiği fikrini, buharlaşma ve buharlaşma hızları kavramlarını tanıtmaktadır.
Elmanın % 84’ü sudur. Kurumaya maruz kalan yüzeyin miktarı, havanın görece neminin elma suyunun buharlaşma hızı üzerindeki etkisini belirler. Bu yüzden en fazla su kaybının parçalara ayrılmış elmada, en az su kaybının bütün ve dilimlenmemiş elmada olması beklenir.

Bütünleştirme, kurutma yoluyla yiyeceklerin muhafazasını tanıtarak bu fikri genişletmektedir.

Bu etkinlik nasıl öğretilmeli?

Bu etkinlik yapılması birkaç gün sürer, bu nedenle etkinlikler, birbirini izleyen beş gün uygun olduğu zaman yapılmalıdır. İlk gün elma örneklerinin hazırlanması ve tartılması içindir. Sonraki dört gün elma örneklerinin her gün tartılması ve gözlemlenmesi için programlanmalıdır. Bu öğretmen adaylarının, bütün, soyulmuş, dilimlenmiş ve parçalanmış elmalarda oluşan değişiklikleri görmelerine ve hangi örneklerde değişikliklerin hızlı hangilerinde yavaş oluştuğunu not etmelerine izin verir. Örnekler dıştan etkilenmeyecek, böcekleri çekmeyecek ya da hayvanlar tarafından yenmeyecek bir alana konulmalıdır. Bu etkinlik gruplar halinde yapılacağından, bu iş için ayrılan alanın en azından yirmi örneği alacak kadar büyük olması gerekir.

En çok suyu en kısa zamanda kaybeden örnek tanımlandığında, bu süreci bir adım daha öteye götürmek için bütünleştirme kullanılabilir. Geleneksel şekilde güneşi kullanarak yapılacak kurutma ya da elektrikli kurutucuyu kullanan çağdaş yol için çeşitli meyveler hazırlanabilir.

Sorular

1 Dört gün sonra elmaların kütlesi nasıl değişti?
2 Çeşitli örneklerde ne ölçüde bir şekil vardır?
3 Bu örnekleri, kaybettikleri su miktarına göre nasıl sıralarsınız?
4 Kestirmeleriniz sonuçlarla nasıl bir uyum sağladır?
5 Benzer sonuçlar verebilen diğer meyveler hangileridir?
6 Nemin önemi nedir?

Değerlendirmeler

Sınıftaki çalışmaların gözlemleri.
En çok nemi kaybeden örneği ve bunun nedenini açıklayan yazılı betimleme.
Sınıf tartışmaları.
Her elma örneğinin beş gün süreyle ağırlığını belirten bilgi formları.
Güneşte kurutulmuş ya da makinede kurutulmuş meyve örneği.

ETKİNLİK 13.6 TOPRAĞIN GÖZENEKLİLİĞİ

İçerik

Bu etkinlik aday öğretmenlere, toprağın sıkışıklılığı kadar gözenekliliği ve geçirgenliğini tanıtmaktadır. Bunlar toprağın tutabileceği suyun miktarını tayin eden birbiriyle ilişkili kavramlardır. Buradaki terminoloji, toprağı oluşturan materyallerin arasındaki mekanın büyüklüğü ve sayısına bağlı olarak toprakların değişik su tutma kapasitelerine sahip olduğu fikrinden daha az önemlidir. Bu, bahçe için uygun bölge seçmek gibi pratik görevlere doğrudan uygulanabilecek önemli bir kavramdır. Ayrıca bunlar, anlaşılması göreceli olarak kolay kavramlardır, çünkü bunları örneklemek için kullanılan etkinlikler oldukça somuttur.
Su kirlenmesi gözeneklilik ve geçirgenlik ile ilişkilidir. Su toprak tarafından emilmeyip gübre ve böcek öldürücüleri de alarak topraktan akar giderse, kirlenmeye neden olarak genellikle göl, akarsu ve diğer su yollarında sonlanır. Bunun tersine, uzun bir mesafede su çakıl gibi geçirgen maddelerden geçerek temizlenebilir. Bunun sonucunda, su kirlenmesi üzerinde yapılacak bir çalışma su ve toprak üzerindeki çalışmayı izleyen bir konu olabilir. Su kirlenmesi üzerinde yapılacak çalışma su ile ilgili çalışmayı bitirmek için iyi bir yol olabilir, çünkü insan yaşamının pek çok yönü temiz suya bağlıdır ve insan etkinliklerinin pek çoğu sularımızı kirletmektedir.

Bu etkinlik nasıl öğretilmeli?

Bu etkinlik toprak örneklerinin alınabileceği dışarıda bir yerde öğretilebilir ya da eklerde betimlendiği gibi sınıfta simüle edilebilir ya da her ikisi de kullanılabilir. Yerinde örnek toplama tercih edilir, çünkü bu yöntem aday öğretmenlerin topraktaki gerçek farklılıkları ve yöresine göre toprakların değişebileceğini görmesini sağlar. Su ve toprağın oluşturduğu çamur yüzünden bu çok kirletici bir etkinlik olabilir fakat bu dersi bir gösteri olarak yapma isteğine karşı koymalısınız. Gözeneklilik ve geçirgenliğin anlaşılması için, örnekleri toplama ve bunların içinden tekrar tekrar su geçirme en iyi yoldur. Bütünleştirme etkinliğini tanıttığınızda, öğrencilerinizin bu ünitedeki fen ve bütünleştirme etkinlikleri ve su kirlenmesi sorunu arasındaki ilişkiyi görmelerine yardım etmeniz gerekir. Örneğin, geleceğin öğretmenleri sudan kaynaklanan hastalıkların bir çeşit su kirlenmesi olduğu ile insan ve hayvan dışkı ve çöplerinin kirlettiği suyun sonucu olduğu bağlantısını yapabilmelidir.

Sorular

1 Suyun, her örnekte toprağın içine süzülmesindeki farklılıkları nasıl açıklarsınız?
2 Toprakları nasıl sıralarsınız?
3 Suyun miktarı ne ölçüde bir etkendir?
4 Hangi nedenlerden dolayı topraklar arasında yoğunluk farkı oluşmaktadır?
5 Suyun içine geçeceği derinliği nasıl arttırabilirsiniz?

Değerlendirmeler

Sınıftaki çalışmaların gözlemleri.
Toprak özellikleriyle tutulan suyun ya da toprak örneğinden geçen suyun miktarının yazılı betimlemesi.
Sınıf tartışmaları.
Bilgi formları.
Türkiye’de su kirlenmesi ile ilgili bir rapor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Ödev Ödev